MUTLULUĞA 1 ADIM | Didim Özgürses
Bookmarks

“”Yaşamı tam anlamıyla kavramaya başladığımda  o an’a değin başkaları tarafından uygun görülen bir yaşamın  gel-gitli yollarında çaresiz çabalarla yönümü bulmaya çabalıyordum. Hep başkaları tarafından beğenilmek, övülmek, ödüllendirilmek üstüne kurulmuş bir yaşamla cebelleşiyordum. ( 1971 Mayıs)” Yarım kalmış bu günceyi lise ikinci sınıfa başladığımda günlük defterime böyle not düşmüşüm.

O günlerden bugüne geçen yıllar; başkalarının beklentilerinden, kendi benliğimi  kurtarmakla geçen uzun bir yolculuktu benim için. Bulunduğum yerle olmak istediğim yer arasında kat ettiğim zahmetli yolculuk, yanlış yerde bulunmaktan ötürü yaşadığım içsel huzursuzluk da yerini yeni umutlara ve sevinçlere bırakmaya başladı, bunca yılın sonunda.

‘Tanrıyla Konuşma’ adlı kitabında  D. Walsh, “”Yaşamın tamamı kim olduğunuza karar verme ve bunu yaşama sürecidir.” diyor.  Yaşamım süresince aldığım yenilgiler, uğradığım düş kırıklıkları; kendi yeteneklerimi keşfedip bunları hayata sunmak yerine, ne olursa olsun başarılı olma çabalarımdan kaynaklandığını öğretti zaman. Sevgi ve farkındalık hep iyiye güzele götürürken beni, suçluluk duygusu ve korkunun tüm mutsuzluğumun kaynağı olduğunu anladım. Kendi benliğime yaptığım yolculukta ilerledikçe yaşama olan katkılarımın daha farklı bir anlam kazandığını gördüm. Okudukça yaşam dağarcığımı zenginleştiren yeryüzü bilgelerini ortak noktada buluşturan “”Sadece kendiniz olunuz!”” önerisi ulaşılması gereken hedefi gösteriyordu. Kendim olmayı başardıkça, başkalarının benden anlamsız beklentileri değerini yitiriyordu. Kendi yeteneklerimi görmezden gelip düştüğüm yılgınlıklarda, ne yapayım, elimden gelen budur.” Yılgınlığına sığınmak içsel yolculuğumun önündeki engellerden biri olduğunu anladığımda, kendim olmanın beni gerçek anlamda huzurlu bir yaşama götürdüğünü gördüm. Çünkü kendimin en iyi halini bulmak, beklentilerimin yaşama geçmesinde önemli bir yer tutuyordu. Ya hayatın efendisi, ya da kölesi olacaktım. Seçim ve tercihlerimin belirleyicisi olduğu bu olgular,  farkındalığım arttıkça olumlu yönde gelişti.

Mutluluk da, mutsuzluk da bizim içsel dürtülerimizdir. Oysa biz huzuru da, mutsuzluğu da dışarıda ararız. Olumsuz düşünceler bizi istenmeyen durumlara, olumlu düşünceler de hedeflerimize ulaştırır.  Olaylardan çok olaylara yüklediğimiz anlamlar davranışlarımızı belirler.

 

Arşivler