Salih Demir | Didim Özgürses

Bookmarks

Salih Demir

Bu yazının kaleme geç alınması, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Seçimlerinin gecikmesi ile ilgilidir diyebilirim.
Seçim sonuçları nerden bakarsanız bakın AKP’nin ummadığı şekilde gelişmiştir.
Türkiye’deki nüfusun %60’ının yaşadığı yerler artık belediye bağlamında CHP eliyle yönetilecektir.
AKP bunu kabul etmiyor.
Seçimlerin şaibeli olduğunu söyleyen AKP, seçimi;  Şırnak’ta, Muş’ta, Artvin Yusufeli’nde, Balıkesir’de daha bir sürü yerde nasıl aldığını halktan gizliyor.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından da vazgeçmiyor aile şirketleri, yandaş medyanın ağzına atılan kemikler, AKP borazanları, Ensar Vakfı ve benzeri vakıflar, dini kuruluşlar, tarikatlar buradan besleniyordu.
AKP İstanbul’u da Türkiye’yi de  şirket yönetiyormuş gibi yönetmeye alışkın. Bir Çete örgütü gibi hem de. Hemen bana bu işte  MHP’nin rolünü soracağınızı biliyorum. O da payını alıyor.
Türkiye böyle yönetilemezdi. Yönetilemez de!
YSK’nın, Anadolu Ajansı’nın, Yandaş medyanın durumu belli…
Yalan makineleri hala devrede.
Soygun tatlı ve vazgeçmek işlerine gelmiyor.
İstanbul’da İmamoğlu kaybedene kadar saymaya devam.
Tacizcilerden, çocuk ve kadın istismarcılarından, soygun için iktidar sıfatıyla devleti ele geçirenlerden, din simsarlarından ahlak, hayâ, utanma bekleyenler elbette ki yanılır.
Bunların karşısında dik durmaktan başka çare ve yol yoktur.
Türkiye’nin cumhuriyeti geri alması, demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü geri kazanması gerekiyor.
Halk bunlardan bıktı… Her gün soyulmaktan, sabahtan akşama kadar tehdit edilmekten ve ötekileştirmekten usandı.
Yaşadığım yer, yaşadığım ilçe olan Didim, bu kirli oyunlara pirim vermedi.
Halk yalan makinelerine, onların kiralayıp Didim’e aday olarak sahaya sürdükleri yanar dönerlere itibar etmedi.
Didim’de A.Deniz Atabay’a, yeniden seçilen belediye başkanımıza iş düşüyor.
Geçmişte kendisini çok eleştirdim, haklıydım.
O da belediyeye tebelleş olan ve olmak isteyen çete ruhlu yapılardan derhal kurtulmalı, halkın belediyeciliğini orada iktidar etmeli. Didim halkı onun yanında olmaya hazır. Top Deniz Beyde. Yaşayıp göreceğiz.
Kamacı için uzun uzun yazmaya gerek yok. Önemli şeylere zaman ayırmamız gerek çünkü.
Herkese kolay gelsin.

Salih DEMİR

 

AKP’nin bütün kanalları tuttuğu, kendine bağladığı adil olmayan bir yerel seçim havasının son birkaç günü…
Yalanın bini bir para.
“Türkiye’nin en büyük ekonomiye sahip olduğu.”
“Özgürlükler ülkesi olduğu!”
“İşsizliğin, yolsuzluğun olmadığı.”
“Kanunları işlediği.”

Say babam say! Yalandan kim olmuş.
Sadece bu değil. AKP’nin parayla, bir takım vaatlerle kiraladığı adamlar da devredeydi… Basın, yayın vs.
Kaleciyi bağlayıp muhalefetin kalesine ha bire gol yağmuru…
Alkış alkış!
Tehditleri daha saymıyorum bile.
El kol hareketleriyle, sabahtan akşama kadar hem de.
Evet, adil olmayan, mertçe olmayan bir seçim atmosferi…
Halk bölünerek, memleket bölünerek, insanlar arasında kin ve nefret tohumları ekilerek…
Neymiş AKP’ye oy verin BEKA Sorunu varmış…
Halbuki bu ülkenin bir tek şeye ihtiyacı var…
AKP’den kurtulmak!
Dolayısıyla bu seçimler için halkın tek çaresi AKP’yi geriletebildiği kadar geriletmek…
Devlet imkanlarının sonuna kadar, halka karşı, muhalefete karşı kullanıldığı  kaos ve bulanık ortamda tek gerçek yüreği onur, insaf ve çocuklarımıza güzel gelecek tutan herkesin AKP’yi ve onun koltuk değneğini geriletmesi gerekir.
Mutfaktaki yangının, ülkedeki kötü gidişin önüne geçmek için Millet İttifakına oy vermek gerekir.
AKP’nin kirli işlerinde kullanmak üzere devşirdiği, her yola düşmüş, geçmez akçelere yüz vermemek gerekir.
Didim’de halkın çok önemli bir kısmı demokrattır, cumhuriyetçidir, laiktir…
Didim’den başlayarak ve AKP’ye her yerde gerileterek Türkiye’nin geleceğini tehlikeden kurtarabiliriz.
İlk kez AKP’ye karşı olmak bu kadar önemli hale geldi.
Aleviyim, diyen, demokratım diyen, Atatürk’ü ve Türkiye Cumhuriyetini seviyorum diyen herkes AKP karanlığına dur demek için sandığa gitmelidir.
Onun aramızdaki çürükleri bulup kiralamasına kanmamalıyız.
AKP’nin aramızda bulup satın aldığı çürükler sadece Didim adayı değil…Onun aracılığıyla etkilemeye çalıştığı  bir takım kişiler daha var.
Onlara da onurlu davranmak düşüyor.
Halkın gözü aynı zamanda onların da üstünde.
Son söz bu.
AKP’yi geriletmek…
Onurumuz için, insanlığımız için, güzel bir Didim ve yaşanası bir Türkiye için.

Salih DEMİR

 

 

Ben  şiddet karşıtıyım diyenlerin tavrını merak ediyorum.
Geçmişte sürgünden, ölümden,baskıdan gözümüzü açamadık diyenlerin tavrını merak ediyorum.
Her gün sabahtan akşama kadar halka göz dağı veren, kendisi gibi olmayanları  tehdit eden, Kürtleri, Alevileri günahı kadar sevmeyen bir anlayış karşısında vicdanlıyım diyenlerin tavrını merak ediyorum.
Aslında ülkede işsizliğin %20’leri bulduğunu bildiği halde, aslında ülkede işlerin hiç de iyiye gitmediğini bildiği halde hep güçlü takımın yanında yer alanlarda bir tutum değişikliği olup olmayacağını merak ediyorum.
Ülkede gelecek korkusu olduğunu, cumhuriyetin yavaş yavaş ilkel, tek adam ve baskıcı bir yönetim anlayışına kaydırıldığını gören insanların buna rağmen AKP’li bir adaya oy verdikten sonra aynada kendisine bakarken karşısında ne göreceğini merak ediyorum.
Aklı başında insanların ezana saygısızlık etmeyeceğini bildiği halde, toplumu germek, vatandaşı enayi yerine koymak amacıyla  ezana saygısızlık edenlere öyle bir Osmanlı tokadı vurun ki diyenlere hangi vicdanla oy verileceğini merak ediyorum.
Sandıkta bile geleceğimizi çalanlara hayır diyemiyorsak, onlara verdiğimiz oyla yeter artık diyemiyorsak bu ülkede neyin kardeşliğinden, neyin barışından, neyin komşuluğundan bahsedeceğimizi merak ediyorum.
Didim özelinde de merak ettiğim şeyler var: İkili oynayan bir takım insanlar, daha çok CHP içindeki bazı kimselerden söz ediyorum,  hiç olmasa seçimlere ramak kala kıvırtmadan, gerdan kırmadan doğru bir safta, haramiler saltanatının karşısında yer alabilecekleri bir tutum gösterebilecekler mi diye merak ediyorum.
Hiç olmasa bir 15 günlüğüne…
Çekilip atılan çürük dişin kime hayrı olur? Adam olan adam gibi kalır…sözlerini düşünerek Didim’de kaç kişinin sandık başına gideceğini merak ediyorum.
Alevilerin, Kürt kardeşlerimin, Didim’de yaşayan devrimci demokrat, yurtsever kardeşlerimin, Ben Roboskiyi, Maraşı, Sivası,Çorum’u unuttum diyerek bir tek kişinin bile gidip AKP’ye  oy verip vermeyeceğini merak ediyorum.
Yanardönerlerin, puştların, kundakçıların, sahtecilerin yanında yer alacak kimseler karşısında Didimlilerin ne yapacağını merak ediyorum.
Seçimlere ramak kala daha bir sürü şey düşünüyor ve merak ediyorum…
Bu ülke kolay kazanılmadı.
Cumhuriyet kolay elde edilmedi.
Bu seçimlerde kaç kişinin elini vicdanına koyarak oy vereceğini merak ediyorum.
 Salih DEMİR

 

Yerel seçimler yalnızca kimi seçtiğimizle ilgili seçimler değil. Neyin yanında, kimin yanında, nasıl bir anlayışın yanında durduğumuzu da ortaya koyan seçimlerdir.

Bir anlayış seçimidir ayrıca.

Örneğin cumhuriyetten yanaysanız, kaybetmek üzere olduğumuz Atatürk Türkiye’sini geri istiyorsanız kıvırmadan, yalpalamadan oyunuzu nereye kime vereceğiniz bellidir.

Yoksa siz de halkına sırtını dönen, başkanlık uğruna bütün değerlerini bırakan birinin durumuna düşersiniz .Cumhuriyet dönemi için “bana ne giderse gitsin” diyen bir tutum almış olursunuz.

Hele, Maraş ve Sivas katliamları canınızı yakmış, insanlık onurunuzu incitmişse sizin tutumunuzun, örgütlü karanlığın içine girmiş kimselerle işiniz olmaz. Olmamalı da…

Kendi adıma  CHP üyeliğinden  ihraç edilmekle bana haksızlık yapıldığını düşünmekteyim. Tersini hiç düşünmedim. Ama gün o gün değil; gün karanlığa karşı, örgütlü kötülüğe karşı durma günüdür diye düşünmekteyim.

Hem de hararetle.

Yaşadığım yerde oyumu kullanırken temel dayanağım budur.

Ne adına olursa olsun savunduğum ilkelere ters düşüp bu ülkeyi tohumsuz, samansız, soğansız ve geleceksiz bırakanlarla işbirliği yapanların yanında yer almam, yer alanlara da oyumu vermem.

Bu nedenle Didim’deki yerel seçimler adalet, eşitlik, demokrasi isteyen, özgürlüklerden yana olanlar için aynı zamanda bir duruş meselesidir.

Neyi istediğini bilmekle ilgilidir.

Koca Yunus diyor ki:

“İlim ilim bilmektir

 İlim kendin bilmektir

 Sen kendini bilmezsen

Bu nice okumaktır.”

Bu dizeler ışığında diyebilirim ki bir Alevi’nin, bir CHP’linin, demokrat ve sol değerlere sahip birinin bu seçimlerde nereye oy kullanacağı daha bir önem kazanmıştır.

Bu seçimlere özellikle bir Alevi, bir demokrat ya da sol değerlere sahip biri için kişilik testi bile diyebiliriz.

Kısaca nerde durduğumuzu bileceğiz.

Ülkenin durumu belli, ülkenin nereye götürülmek istendiği belli…

Bizim bulunduğumuz ya da  oy vereceğimiz partilere  “Zillet İttifakı” diyorlar, Bizse onlara oy verecek insanlara saygımızdan ötürü  “Çıkar ittifakı demeyi,” “Örgütlü kötülük” ya da “Şer İttifakı” demek istemiyoruz.

Bir bakıma dünyayı utanma duygusu kurtaracak diye de düşünüyoruz çünkü.

Kısaca oyumuzu verdikten sonra aynaya bakacağız, utanmıyorsak oyumuzu doğru yere vermişiz demektir.

Sahi 50-60 yaşına kadar özgürlük diyeceksin, demokrasi diyeceksin, bağımsız Türkiye diyeceksin, sonra da kalkıp güya Didim’in çıkarları için, “Uğur Mumcu, Bahriye Uçok, Türkan Saylan, Nazım Hikmet gibi hainler” diyenlerin arasına karışacak, aydınlığa karşı karanlık odaklarla işbirliğine gireceksin ve sonra da  Didimlilerden oy  isteyeceksin.

Benim cevabım şahsen şu: Tamam sen istediğin yere git. Ama Didim’de senin girdiğin ilişkilere, girdiğin çetrefili ilişkilere, bağlandığın karanlıklara bir kişiyi bile kıyamam.

Bir kerelik yaşıyor çünkü insan.

Bu ülkede neyin ne olduğu belli.

Ülkenin nereye götürülmek istendiği belli.

Neyin karşısında oraya geçtiğin belli.

Bir Alevinin, bir demokratın, sol değerlere sahip bir insanın, vicdanlı olmayı seçmiş bir kişinin öyle bir anlayışa oy vererek kendini kirletmesini kabul edemem.

Şimdi CHP zamanı.

Şimdi örgütlü kötülüğe karşı seferberlik zamanı.

Gerisini oturup konuşuruz.

Salih DEMİR

 

Mümin Kamacı AKP’nin Didim’deki Cimcimesi.
Size yalan gelir ama , “Sen bizim seçmenlerle görünme! Git senin eski çevrenden senin gibi ne kadar çürük elma varsa topla getir,” demişlerdir Kamacı’ya…
Onlara göre, bir oy bir oydur.
Kamacı’nın adının Mümin olduğuna bakmayın, ona göre başkan olmak için her yol mubahtır.
Birisi dün sokakta devrim marşları söylüyor şimdi de Rabia işaretiyle dolaşıyorsa ona oy verilmez, ondan sadece korkulur.
Başkan olmak için satamayacağı tek şey yoktur böyle birinin.
Aslında geçmişine iyi bakılırsa bir hizmeti de yoktur Didim’e…
Mesela yaptığı 3 şeyi sayın.
Sayamazsınız.
Yaptım dediklerinin altında sayıştay raporları var.Kendi daveti (!) üzerine gelen raportörler yazmış ve Atabay’a da teşekkür ediyorlar.
Neymiş Mümin sıcakmış, halka dokunuyormuş.Halka ne amaçla dokunduğu mahkeme tutanaklarında mevcut.
Kızınıza damat mı arıyorsunuz Allah aşkına.
Tabi Kamacı akıllı adamdır. CHP’de şöyle böyle de olsa, il ve  ilçe yönetiminde adamları var…
Ama ters teper.
Didimliler ikiyüzlülüğü bağışlamaz.
Hele Aleviler!
En duyarsız dediğiniz biri olsun, AKP’nin nasıl bir kötülük örgütü olduğunu bilir…Bu kötülük örgütünün Kamacıyla ne hale geleceğini vicdanlarında çoktan tartmıştırlar.
Ben her türlü çıkarını Aleviliğin, demokratlığın, ülke çıkarının üstünde gören Alevilere bir şey diyemem…Çünkü onların da kendilerine göre bir ahlakı vardır.
Bunlar 2 Temmuz gelince mağduru oynar,bir şeylerden nemalanmak için gidip AKP’nin bayrağını sallarlarsa şaşırmam.
Belediye seçimleri başka –Alevilik başka diyen ve gidip Kamacı’ya oy verenlere de bir şey diyemem…Çünkü döneklikten medet umanlara bir şey anlatmak zordur…
Dönekliğin fenomeni olmuş birinden her zaman medet uman çıkar.
Ben Didim’deki iyi  kadınlara, iyi erkeklere, iyi gençlere güveniyorum…
Hatta bırakın CHP’li olmayı ben aklı başında AKP’lilere de güveniyorum…
Çünkü Didim’deki belediye seçimleri biraz da ahlakımızı ölçecek seçimler… Alevereyle-dalavereyle işi olmayanlar gidip oyunu CHP’ye verecek..
Hem de yeni dönemde neler yapması gerektiğinin sözünü peşin peşin alarak.
Valla bana sorarsanız Kamacı’yı aday göstermekle hata etti.
Darı ambarına fareden bekçi olmayacağını kim kime öğretebilir ki?
Kamacı sadece AKP ile iş yapmıyor,  DSP’yi de finanse ediyor diyorlar…Her şey gülünç…

Daha önceki seçimde de DSP’yi kullanmış,Talat başkan rozeti taktığı günün sona ermesini beklemeden hemen eşikte çıkartmıştı.Ama AKP ,DSP değil…
“Biz zaten CHP’liyiz be yaa” kolpasına inanmaz ve öyle değneksiz  gezemez.
Sol seçmeni aptal yerine koymaya gittiği AKP karanlığında da devam ediyor.
Hadi DSP ‘yi anladık da”sahabil garez” AKP’yi ,kırdığın ampulü nasıl izah edebilirsin.?
Düşünün ki Didim’de kanun dışı iş yaptırma peşinde olanların umudu oldu Kamacı…
AKP tarihi hatasını Didim’de böyle yaptı.
CHP’nin sırtından attığı kambura AKP’nin muhtaç olması AKP’nin burada bir iddaasının olmadığını göstermiyor mu?
Dönekliğin, gözü dönmüşlüğün işe yaramayacağını göreceğiz nasıl olsa.
AKP’nin adayı değil ,AKP’nin CİMCİMESİ de görecek bu sonucu.
Ben asıl ondan sonra ne yapacağını düşünüyorum, hangi yüzle dolaşacağını AKP’nin CİMCİMESİ’nin..
Onda yüz olsaydı buralara düşer miydi dediğinizi duyar gibiyim.
Haklısınız!
Salih DEMİR

Deniz Atabay, belediye başkanlığı sırasında en çok çevresindeki kişiler nedeniyle eleştiri aldı. Yapamadığı, başaramadığı şeyler varsa ki vardır, bunlar da kendisine ayakbağı oluşturan çevresindeki lüzumsuz bu kişiler yüzündendir demek asla abartı sayılmaz.

Kimdi bunlar: Başta, CHP’den seçildiği halde hiçbir iradesi olmayan, başkana yağcılığın ötesine geçemeyen, şakşakçı, cebini doldurmaktan başka da bir iş görmeyen bazı meclis üyeleri… Bu değerlendirmeye, belediyenin kilit noktalarına  kadar getirilen bazı kişileri de eklemek lazım.

İnanıyorum ki bu kişiler Atabay’ın elini kolunu, yapıp edeceği pek çok güzel şeyi de engelledi. Deniz Atabay’ı geçtiğimiz başkanlık dönemi için, görevi birden bire kucağında bulduğu için, her işin bir acemilik süresi olduğu için hoş görebiliriz. Ama göreve  önümüzdeki dönem için de aynı yanlışlarla başlarsa başta kendisi olmak üzere, Didim’e, mensubu olduğu partiye çok yazık olur. Zira kör bile bir çukura iki kez üst üste düşmez. Umarım Atabay neleri yeniden yapmamak gerektiğini, hangi hatalara yeniden düşmemek gerektiğini, kimlerle yola çıkmaması gerektiğini bizlerden daha iyi anlamıştır.

Aksi olursa Didim’e de kendisine de yazık eder. Belediye başkanlığı yapmış bir kimse sivil hayatında da halkın arasında alnı açık, söz dinlenir biri olarak dolaşması Didim için önemlidir. Bu konuda insanın midesini bulandıran örnekleri Deniz Atabay’ın  hepimizden daha iyi görmesi lazım.

Görünen o ki Deniz Atabay’ın yeniden seçilme şansı çok fazla…Çünkü yanar dönerlere, fırıldak çevirenlere, başkanlık için girmediği kılıf, üstüne sürmediği boya bırakmayanlara, 50-60 yıldır söylediklerini reddedip şimdi de tam aksini söyleyenlere Didim halkı itibar etmez. Bundan da adım gibi eminim. Bu nedenle de Atabay’ın şansı fazla. Üstelik bir dönemlik belediye başkanlık deneyimi de az şey değil. Umarız ki Atabay, yaşananlardan olumlu dersler çıkarmış olsun.

Deniz Atabay’ın yeni döneme ilişkin sağlam, ayakları yere basan, inandırıcı, Didim halkının çıkarlarına   ve geleceğine uygun plan ve projeyle çıksın karşımıza. Ciddi bir danışman ve uzman kadro kursun kendisine. Önce asalaklardan bir kurtulsun. Bu konuda cesaretli adımlar atsın ve bizlerin de kendisinin yanında olacağını görsün. Bilmelidir ki şurada ya da burada trafik kazalarına, çatışmalarda ölen askerlere salt başsağlığı dilemekle artık Didim yönetilemez, iş yapıyormuş gibi gözükemez. Atatürk’e, Mustafa Kemal’e onun aydınlığına en çok ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde seçim çalışmaları “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” demekle de yönetilemez. Açıkçası bunları sayın başkanın bildiğini düşünmek istiyorum.

Didim “halkçı-katılımcı-demokratik-şeffaf, hesap verebilen belediyeciliğin laboratuarı olacak” gibi sözler edilmişti bir önceki seçim çalışmasında. Belki de işi buraya kaydırmak, bu söylenenleri merkeze, yani işin odağına almak gerekiyor. Kimlerden, nasıl katkı alınıp kadrolar kurulacaksa bir gün bile geç kalınmamalıdır. Bu söylediklerimin gerçekleşmesi hem mümkün, hem de mensubu olduğu partinin ilkeleriyle uyum içinde. Ayrıca önceki seçim propagandaları sırasında “Başka türlü bir Didim, Kültür ve sanat kenti Didim” gibi sözler dolaşıyordu ortalıkta. Deniz Atabay,önümüzdeki dönemde seçilmesi halinde bunları da kendisinden beklediğimizi bilmelidir.Bu ve benzeri şeyleri cesurca gerçekleştirdiği sürece çevresinde dalkavuklar değil, kendisine canı gönülden yardım edecek, destekleyecek ve sahip çıkacak kimseler olacaktır. Bu güzel ve yaşanır bir Didim demektir.

Atabay’ın etrafını saran ama ona zarar veren, hatta bu dönemde yeniden atanmaması için elinden geleni yapan, şimdilerdeyse bir takım lobi faaliyetine geçen kişilerden kurtularak işe başlaması kendisi için ve Didim için en hayırlı olanıdır. Örneğin Alevi meclis üyeleri, ne Cemevini ne de Didim’i temsil etmemişlerdir. Ayrıcalıklı okudukları okullardan öğrendiklerini, öğrendikleri bilgileri sadece kendi çıkarları için kullanmışlardır. Bu durumla sadece Atabay değil, Didim halkı da Cemevi de yüzleşmelidir. Deniz Atabay, CHP İlçe Başkanının kimlerle  ne işler çevirdiğini bilmiyorsa, fark edemiyorsa, yok canım vs diyorsa yandı keten helva. Atabay bu adamlara karşı zararın nesrinden dönerse kardır. Bunları  söylemek benim Didim’e ve çağdaş bir belediyecilik yönetimine dair duyduğum özleme karşı bir borçtur. Ayrıca bu söylediklerim, Atabay bizi yönetecek ise, bizim başkanımız olacaksa da kendisini ona karşı birleşmiş,  kendisini AKP’nin kollarına atmış birisi tarafından da kumanda edilen bu kirli ve kokuşmuş kafa takımından sıyırması lazım. Kaldı ki komutu AKP’ye yamanmaya çalışan birinden alan birtakım kafadarlarla seçim çalışmaları yapılamaz. Durum, kendine karşı açtığı savaşı “cahildim, bilmiyordum, yaşım size göre küçük vs” diyerek geçiştirmeye çalışan il yöneticiliğine kadar gelebilmiş kimselere hoş görüyle bakmaktan çok daha ciddi.

Sayın Atabay, sen doğru yap yeter ki, çetelere, ayak takımına, çıkarcılara, üçkağıtçılara karşı da bayrak aç yeter ki…Gör bak o zaman Didim halkı seninle tek vücut olacak.Herkes görsün baksın, Didim yaşanır, kalkınmış, geleceğe güvenle bakan bir yer haline gelecek.

Hayırlısı diyelim. Bekleyelim görelim.

Salih DEMİR

31 Mart Yerel Seçimleri için aday belirleme işlemleri üç aşağı beş yukarı tamamlandı. Eksikler de yakında tamamlanır. Hatta bu arada adaylar değiştirilebilir de. Çünkü önümüzdeki yerel seçimler biraz satranca benziyor.
Gap’ı kaptırmamak için kimi yerde piyonlar, atlar, filler feda edilebilir.İşin fıtratı bu.
CHP’nin Didim Belediye Başkan Adayı belli oldu…Mantıklı olan da buydu aslında. Eğri oturup doğru konuşmak gerekirse Didim’de diğer patilere fark yapacak aday Ahmet Deniz Atabay’dan başkası olamazdı.
Bu yolla bana kalırsa CHP Didim’de işi hem sağlama aldı, hem de CHP’den 2 dönem belediye başkanlığı yapan şimdilerde ise AKP’nin Didim Belediye Başkan adayı olan ve Rabia işaretleriyle sağda solda poz verip fotoğraf çektiren Mümin Kamacı’nın CHP üzerindeki gizli açık planını bozdu.
Kamacı’ı CHP Didim İlçe Başkanını ve CHP Aydın İl örgütündeki adamını Anakara’da karargâh oluşturması için görevlendirmişti.
Yanlış anlaşılmasın kendisi için değil.
Hani kendisini AKP aday göstermese, diyelim gösterdi de  seçimi kaybederse CHP’den seçilecek belediye başkanının kendi adamı olmasının hesapları vardı işin ucunda. Adayı da belliydi…Herkes de biliyor zaten.
Bu oyun bozuldu.
CHP Genel Merkezi bu oyunu bozdu.
Açık  söylemek lazımsa CHP benden bir puana yakın bir not aldı.
Ha bu arada Kamacı’nın adamları Ankara’dan döndüler mi, dönmediler mi bilmiyorum.
CHP’nin Didim Belediye Başkan adayına, hali hazırdaki belediye başkanı Deniz Atabay’a yolda gelirken telefon açıp başarı dilediler mi, onu da bilmem.
Neyse hatalarını, oyuna geldiklerini, aslında doğrusunun Deniz beyin başkanlığı olduğunu bir yol bulup anlatacaklardır Deniz beye…Tıpkı Kamacı seçilemeyince tıpış tıpış Deniz beye koşup, biz senin yanındayız deyip el etek öpmeleri, CHP’ye demediklerini bırakmadıkları halde parti içinde de birden bire nerelere, nerelere tırmandıkları gibi.Çünkü bu işlerde talimliler.
Bazıları kumda oynayacak bundan sonra.
Deniz bey de bir sürü şeyi fark etmiş, etrafındaki fırıldakları gözlemiştir elbet.
Gelelim Kamacı’nın AKP’den aday olup olamayacağına…
AKP akılsızlık yapmaz bence…Kamacı bir hayli yıprattı kendini.
Yerinde dursaydı milletvekili olacakken herkesin maskarası oldu…
Ayrıca Didim’in seçmen profili de  epeyce değişti. Kamacı’nın ciddi bir gücü yok artık, bir diğer şey de güvenilirliğini, inandırıcılığını tümden kaybetti Kamacı.
Başkan olmak için her boyaya giren bir adamı ne CHP’ler ister, ne AKP’liler…Didim’de bu böyle…
Yani  AKP, Kamacı’yı aday gösterirse büsbütün şansını kaybeder.
Didim’de ola ki AKP aday çıkarmaz da MHP’nin adayını destekleme kararı alırsa ve MHP’de Kamacı’yı aday gösterirse, ki Kamacı balıklama dalar bu işe de, yeter ki aday gösterilsin, ne derlerse yapar, ne isterlerse söyler, tamam da  böyle olunca da  MHP’de eline geçen fırsatı boşa harcamış olur. MHP’li seçmende başkan olmak için her türlü entrikaya baş vuran, her görüşü savunurum diyen böyle birine yüz vermez, gider onlar da Deniz Atabay’ı destekler.  Kamacı’nın CHP’deki beklentisi suya düştüğü gibi  AKP içindeki umudu da bugün yarın suya düşer…
Ondan sonra Didim’de nasıl gezer, kime ne anlatır…Onu ben bilmem…Umrumda da değil. Dil öğrenip yaz sezonunda turistlerle konuşması belki bulanık ruhuna merhem olabilir.
Şimdilik durum bu.
Bu arada CHP’den aday adayı Mustafa Bekar, ve Haydar Pınarbaşı için de olumsuz şeyler yazmıştım.
Aday olmasak da partimizin kazanması için çalışacağız diye demeçler verdiler. Sırf bu yüzden azcık da olsa onlara haksızlık ettiğimi   düşünüyorum…Onları Kamacı ile aynı kefeye koyup değerlendirecek değilim.
Diyeceğim şu ki Didim’de taşlar yerine oturmak üzere.
Bakalım önümüzdeki günler neler gösterecek.

Salih DEMİR

 

Bazı insanları Didim’e müdahale etmekten men etmek lazım.
Çünkü bunların Didim için hiç de iyi niyetleri yok.
Onların derdi kendileri, kendilerini bir yere taşımak, hele  illa ki bir yere baş olmak.
Nerden olursa olsun, kime yalakalaık edilecekse edilsin, yeter ki hedeflerine ulaşsınlar…
İşler böyle gelişiyor Didim’de.
Aydın’ın milletvekillerinin bir kısmı söylediğim kişilerle akçeli ilişkilere girdikleri için bu ahlaksız tutuma engel olacak durumda değiller.
Daha birkaç yıl önce CHP’nin Didim’de kaybetmesi için atını itini nallayan, elinden geleni arkasına koymayan birileri Aydın CHP’de önemli bir noktada, giderek de parlatılıyor.
Didim İlçe yönetimi demesek bile bazıları bu tezgâhın içinde.
Devrik belediye başkanı AKP’den aday adayı da olsa bu işlerin beyin takımı durumunda.
Şaşılacak bir şey yok bunda.
Fetö’nun finansörlüğünü de yaptığı iddia edilen birinin CHP’den adaylığı için uğraşan Devrik başkan, hani AKP’de bu işi kıvıramasa bir B planı için CHP İl’deki kişilere verdiği talimatla işi sağlama almaya çalışıyor. Kirli oyunlar…
Dahası CHP’deki dizayını bizzat aynı kişi yapıyor.
Bunu Eskiden Didim siyasetinde etkili olan, gerektiğinde kaset hazırlamada maharetli olan kişiler de biliyor.
Başta devrik başkan olmak üzere bunlardan bazılarına akçeli ilişkiler sonucu belediye başkan adaylığı sözü  veren  Aydın vekili- partinin kilit adamı bu işlere müdahale edemiyor… Ama meseleyi biliyor. Benzer gerekçelerle diğer vekiller de müdahale edemiyor.
Kılıçdaroğlu, yani sayın genel başkan bunlardan haberdar edilmişti ama adam ülkede olup biten böylesi olayların hangi biriyle uğraşsın!
O da bu işlere sağır olmayı seçmiş.
Zaten AKP’nin karşısında etkisiz muhalefetinin idrakında da zorlandığı için şahsen onu bu işte masum buluyorum.
Tek umut bu oyunu halkın bozması.
Didim’in hali hazırdaki belediye başkanına da bu konuda iş düşüyor.
Mevcut başkan  dese ki, CHP aleyhine çalışan birilerinin il yönetimine sızma konusunda  engel olamadım ama sizi bir münafıktan kurtardım…
Propagandasını tek başına bunun üzerine kursa  yeniden seçilmek için yeterli oyu alabilir.
Cemevinin bu kötü gidişte bağımsız kalarak katkı vereceğini bile düşünüyorum.
CHP’nin, Aydın vekillerini bir kenara koyarak Didim’i incelemeye alması gerekiyor ama bu konuda umut yok.
CHP, başka partiden aday olan birine,  kendi altını, kendi elinin altındaki adamlar aracılığıyla oyduruyor.
Bunu fark edemiyor.
Seçmenin işe karışması, Ankara’nın  ve ilin kulağını aşındırması lazım.
Hal budur ki CHP Didim’de doğru düzgün bir aday belirlemeli.
Ya mevcut aday ya başkası onu bilmem ama.
Düşük başkanın, başka partiye gidip oradan CHP’yi dizayn etmesine müsaade edilmemeli.
Kendi içindeki mantarlardan da kurtulmalı.
CHP’de kimin eli kimin cebinde görüntüsü bitirilmelidir.
AKP kötülüğünü yenmenin yolu, kendi içinde yuva yapmış ve dışarıdan kumanda ile yönetilen bu ilişkilerden temizlemek gerek…
Diyeceğim bu.

Arşivler