Ragıp Uğur Uz | Didim Özgürses

Bookmarks

Ragıp Uğur Uz

Değerli  okuyucular ;

28 mart tarihli  gazetelerde  tarım ve  orman  bakanı  Bekir Pakdemirli’nin    ,  saman , patates , buğday ithalatı  konusunda bir  beyanatı  vardı . Bekir bey “ithalat  günah mı “demiş. Haydaaa lafa  bakın , ne kadar mantıksız  bir  laf  ve bu  lafı  bir  bakan  söylüyor .

Bekir  bey  ithalat tabii ki  günah değil , zaten  ithalatın günah  olduğunu   kimse söylemiyor , ama   ithalat ekonomik  olarak  ülkeye sıkıntı  verir  , ithalatın fazla  olması  cari  açığı  yükseltir ayrıca yerli üreticiye zarar verir  , daha açık anlatmak  gerekirse  mesela ,buğday ithal ederseniz  yerli  çiftçi değil diğer  ülkelerin çiftçisi  kazanır, ayrıca ülkemizin parası  değil  diğer  ülkelerin paraları değer  kazanır , mesela doların.Bu arada   475 milyar   dolar dış  borcu  olan ve sıkıntıda olan  ülkemiz , doların  yükselmesi  ile  daha da zorlanır.

Ülkemizde zaten  petrol ,  sanayi  , teknoloji yok  gibi  bunları  ithal ediyoruz , birde  üstüne üstlük tarım  ürünlerini de  ithal edersek batarız .Dünyada kalkınan  ülkelere bakın ihracatla kalkınmışlardır. Bekir  beye tavsiyem  odur ki , iktisatçılardan  biraz bilgi  alsın.

Olaya sizin cephenizden bakacak  olursak mesela , sigara içmek de günah değildir  ama  vücuda zararı vardır , şeker de  günah değildir ama  dişleri çürütür ve vücuda zararı vardır , çocuk sahibi  olmak da günah değildir ama çok çocuğunda  yani nüfus artışı  zararları vardır, işsizlik  yaratır fakirliğe sebep olur , ehliyetsiz araba kullanmak da günah değildir ama trafikte sıkıntı yaratır,sanayi de kaynak yapmak günah değildir ama gözleri  bozar  vs.

Olaya birazda başka pencereden bakalım , tarım bakanı  Bekir  bey  eski bakanlardan  Ekrem  Pakdemirli’nin  oğludur . Ekrem  Pakdemirli , Turgut  Özal denen  adamın bakanıdır ben  Ekrem  Pakdemirli  ile  çok sert  bir  tartışma  yaptım , o kadar ki  koruma  polisi  araya girdi. Ayrıca  Bekir  beyin  ağabeysi  Prof  Mehmet  Pakdemir  şu anda fetö soruşturmasından  hapistedir

RAGIP UĞUR UZ

 

Değerli  okuyucular ;

AKP Gaziantep  milletvekili  Ahmet Uzer , kendilerine bakan  Gaziantep  halkı  için şeyin trene  baktığı  gibi  bakıyorlar demiş . Bu söz öküzün trene baktığı  gibi   sözünü  hatırlatıyor. İnşallah kastedilen  o değildir.

Ahmet Uzer  ,Gaziantep’teki   gaziray sisteminin  açılışında  kendilerine bakan  Gaziantep  halkı  için  yukarıdaki  sözleri  söylemiş . Maşallah , ne  kibarlık  ne   nezaket  ne  saygı  vallahi  maşallah .Ahmet Uzer  bu sözü  söyleyince  , Gaziantep  milletvekili  Fatma şahin  de  kahkahalarla   gülmüş . Bir maşallah da  ona .

Yahu  anlayamıyorum, hadi  insanlara saygınız yok  insanlara  değer  vermiyorsunuz, vicdanınız yok  ,  insanları düşünmüyorsunuz , yahu kardeşim  kendinizi  düşünün . Bu davranış size  zarar verir . Akıllı  adam  kendisine kötülük yapar mı ?

Bir  örnek daha var

Bakan   Bekir  Pakdemirli  de  Amasya da yaptığı  konuşmasında  muhalefet  için ,adiler sözünü  kulanmış .Siyasi nezaketi görüyor musunuz  .  Ben Bekir beyin babası  Ekrem Pakdemirli ile çok sert  bir tartışma  yaptım. E ülkemizin başkanı  ve  bunların  siyasi  amiri   Erdoğan  Meral Akşener  hanm  için “ Mahalle köşelerinde sakız çiğnemeyi  beceremeyen  , kemal in eteklisi   ZİLLİ  meral “derse milletvekilleri de  böyle  konuşur  tabiî ki.

Gelelim  tekrar Gaziantep olayına. Sadece bu söz  bile  AKP  ye  oy vermemek  için yeterlidir. Eğer  bu  hakarete  rağmen  Gaziantepli   seçmenler  gene  bunlara  oy  verirse ,e  artık  yorum size ait

TEŞEKKÜRLER  ALBAYIM

Avcılar da düzenlenen  18 mart Çanakkale şehitleri  anma töreninde , Atatürk ün adı   anılmayınca orda bulunan  Albay Önder  Ürevül, tepki  göstermiş , duayı yapan öğretmene “Atatürk ün adını  duydun mu   hiç “demiş  ve  oturumu terk etmiş .  Önder  albayı  Atatürk  konusundaki  hassasiyetinden dolayı  tebrik ederim ve  şükranlarımı sunarım . Çok doğru bir davranış  sergilemiş .Aslında  sadece  askerler değil , bütün  insanlar , özellikle öğretmenler Atatürk  konusunda  hassas  olmalıdır.

İngiltere nin savunma bakanı, Churchill “Çanakkale’de her şeyi  hesap ettik   askerin durumunu  , cephaneyi , silahı   her şeyi  hesap ettik   sadece  Mustafa Kemal in dehasını  hesap edemedik “demiştir

RAGIP UĞUR UZ

 

Değerli  okuyucular ;

Merkantalizm bir   ekonomik terimdir. Özetle söylemek gerekir se  merkantalizm in felsefesi   şöyle  der ; bir  ülkenin kalkınması için  o  ülkede  altın ve  gümüşün  çok  olması  ve   o ülkede  ihracatın mümkün  olduğunca  çok, ithalatın da  mümkün olduğunca az  olması gerekir . Görünen  odur ki  ülkemiz  merkantalizmin tam tersini  yapıyor ;AKP’nin sayesinde. Daha  doğrusu ,AKP hükümeti  merkantalizmin tam tersini  yapıyor.

Birincisi ,  AKP hükümeti  ve  Rezza   Zarrab  sayesinde  ülkemizden tonlarca altın yurtdışına  çıkarıldı. Gazetelerden ve  google’ den edindiğim  bilgilere  göre  bu adam  yurtdışına 200 ton altın  çıkarmış , maddi değeri  eski  paramızla   18 katrilyon . Amerika’dan nefret ederim  çünkü  Amerika  ülkemizin düşmanıdır , ama  bu  konuda Amerika’dan Allah razı  olsun diyorum  . Çünkü Amerika  bu Rezza  denen adamı  tutuklamasaydı herhalde  ülkemizde gram altın kalmayacaktı.

İkincisi  , ülkemiz çok  miktarda  ithalat  ve  çok az  ihracat yapıyor , yani  merkantalizmin tam tersi ni. O kadar ki tarım  ülkesi  Türkiye yurtdışından 130 kalem tarım ve hayvancılık  ürünü  ithal ediyor 130 kalem .Sanayi  ve teknoloji ihracatı  zaten  yok  gibi  üstüne üstlük  bir de  tarım  ürünleri  ithal ediyoruz . Tarım  ülkesi  Türkiye  tarım  ürünleri  ithal ediyor   Kelimenin tam anlamı  ile   ekonomik bir  felaket.Ayrıca  tarım  ürünleri  ithalatı  kendi  çiftçimize vurulmuş bir darbedir. Malumunuz ülkemiz saman   bile  ithal ediyor ,patates  ithal ediyor .Bu arada  patates  ithal eden şirketin danışmanı tarım  bakanı  Bekir Pakdemirli .Atatürk ün dehası sayesinde 1930’lu  yıllarda  yurtdışına  ve bazı  Avrupa  ülkelerine  uçak satan  ülkemiz şimdi  saman , patates , sığır,  inek  ithal ediyor. Trajikomik bir durum.

Dünyada  dikkatle  takip ettiğim bir  ülke var ,Venezuella.Venezuella  dünyanın  en büyük petrol  üreticisi , Arabistan ,  Kuveyt  ve diğer  Ortadoğu  ülkelerinden  bile daha  çok  petrol  rezervi  var.  Ama bizim  ülkemiz  gibi , Venezuella da her  şeyi dışardan  ithal ettiği için ekonomik bakımdan  çökme durumunda , petrole rağmen . Çok  önemli  bir ayrıntıyı arz ediyorum, ülkemizde petrol yok  veya  yok denecek kadar az

Bu gidişle  Venezuella’ dan beter olacağız

RAGIP UĞUR UZ

Değerli  okuyucular ;

Geçtiğimiz  günlerde   Avrupa parlamentosu aldığı  bir  kararla  Avrupa birliği  ile  Türkiye’nin katılım  müzakerelerinin   askıya  alınmasını  kabul etmiş.Onur  kırıcı , haysiyet  kırıcı bir  karar .Bu teklif   AB’ nin Türkiye  raportörü  olan  Kati  Piri  denen  ülkemizin düşmanı  ve hasmı  olan  kadın  tarafından  hazırlanmış .

AKP  sözcüsü   Ömer  çelik  de  sözde bu karara   tepki  göstermiş . Bu karar  için değersiz  ve  hükümsüz  , dünyaya  dar  bir  pencereden bakılmış   bir karar  demiş .

Yahu  kardeşim   , hükümetlerimiz  , devletimiz  şu  gerçeği  anlayın artık anlayın.  AB  bizi  arasına  almak  istemiyor . Biz onlara  yalvardıkça   onların  şımarıklıkları ve küstahlıkları artıyor

Her  şeyi  bir  tarafa  bırakın  ülkemiz  AB ‘nin kapısında 60 senedir  bekliyor   60 senedir .Ülkemizin ilk müracaat  tarihi  31  temmuz  1959’dur.  Bizden sonra  müracaat eden  ülkeler  bile   AB ‘ye kabul edildi  ama  biz  60  senedir  yalvarıyoruz . Görünüşe bakılırsa   60 sene  daha yalvaracağız . Görünen o ki   AB’ nin her  isteğini  yerine  getirsek bile   AB bizi arasına  almayacak . AB bizi arasına almamak  için 40 dereden su getiriyor, yolu  yokuşa sürüyor hatta  yokuşa da değil  yalçın kayalara  sarp kayalara  sürüyor .

Çek cumhuriyeti  , Estonya , Letonya , Litvanya ,  Malta ,Slovakya  , Slovenya  , Macaristan  , Polonya . Bu  ülkeler  2004 yılında AB’ ye  alındı. Bulgaristan  ve  Romanya  2007  yılında  AB ‘ye alındı. Bu  ülkelerin hepsi  bizden sonra  müracaat etti .

Bu  konuda size  Atatürk ten  örnek vereyim  .İlgili  kişiler  bakanlar , Atatürk’e”  Paşam  Birleşmiş  Milletlere  üye  olmak  ülkemiz  için  iyi  olur , bunun  için  müracaat edelim “ demişler . Atatürk “Biz  onların ayağına  bizi alın diyerek  gitmeyiz , onlardan  bir  teklif  gelirse düşünürüz “demiş.

Gerçektende  bir süre sonra  BM’den , ülkemize  davet  gelmiş . Hem de  BM bu daveti  kendi iç anayasasını değiştirerek  yapmış . O zamana kadar BM’in anayasasında bir  ülkeyi  davet etmek  yokmuş .Bu davet gelince de  Atatürk  hemen kabul etmemiş  bazı  şartlar  öne sürmüş. BM bunları da kabul etmiş  ve sonra   Atatürk  bu daveti   lütfen kabul etmiş .Birde  şunu arz edeyim  BM içersinde BM’e  davet edilen  tek  ülke  Türkiye’dir

Gerçi  Şimdiye kadar  olan  liderlerle  Atatürk ‘ü  mukayese  etmek  biraz  Atatürk’ e haksızlık  olur ama liderlerden  Atatürk  gibi  onurlu bir duruş sergilemesini bekleriz . Görünüşe bakılırsa  daha  çok  bekleyeceğiz .

Tekrar söylüyorum  ülkemiz  AB’ye   60 senedir   yalvarıyor   60 senedir…

RAGIP UĞUR UZ

 

Değerli  okuyucular ;

Sn. Tayyip Erdoğan , İskenderun’ da yaptığı bir  konuşmada  8 mart feminist yürüyüşündeki  insanları kastederek “ İstanbul’da ezanı  ıslıklayan nursuzlar “ Demiş

Sn. Erdoğan daha sonra   Hakkari’de yaptığı konuşmada  ise “İstanbul’un göbeğinde   ezan  bayrak düşmanlığı yapan edepsizler , ezanı  ıslık sesiyle   bastırmaya çalışan edepsizler “demiş.

Fakat  Sn.  Erdoğan’a  yalanlama , birinci şahıstan geldi . Türkiye gazetesi  yazarı  İsmail  Özışık  bizzat kendisi , yanlış bilgi  verdiği için özür diledi .  Özışık” o gösterilerde  bulunan  kişiler , ezanı değil ıslıklarla polis  barikatını   protesto  ettiler “dedi .

İlkönce İsmail beyi  dürüstlüğünden dolayı  tebrik ederim  . En azından  mertçe  hata  yaptığını  ifade ediyor  ve  özür diliyor, her  ne  kadar  Türkiye gazetesini hiç sevmesem de   İsmail  beyi  tebrik ederim .

Bu  ,  bana  bir  olayı  daha hatırlattı.Sn. Erdoğan Ankara’da yaptığı bir  konuşmasında göstericilerin ,Dolmabahçe , bezmi alem valide sultan camiinde  içki  içildiğini söylemişti .Ama ,dürüst  din adamı  camii  müezzini  Fuat yıldırım  hoca  bu  olayı  yalanlamış  camide  içki  içildiğini görmediğini  söylemişti ve  bu değerli  hoca  , doğruyu söylediği  için sürgün edilmişti.

Bu arada  bezmi alem valide sultan camiinde  içki  içildi  yalanını   basına servis   eden  kişi  olan Yasin yıldız, cumhurbaşkanlığı  milli saraylar daire  başkanlığına atandı. Cami  müezzini yıldırım hoca  ertesi gün camiide    Yasin adlı bir  kişinin , müftülük  izni  ile  ekibi ile  beraber fotoğraf çektiklerini   gördüm.  Aslında  olay yeri  inceleme  ekibi  gelmeden  içeri  girmeleri   suçtu , ama  müftülük izni  olduğu  için  bir şey yapamadım .Bilgilerinize  arzederim

PATATES  İTHALATI

Tarım  ülkesi Türkiye ,  komşu Suriye’den  patates  ithal edecek . Ülkemizdeki  Suriyeliler e  şimdiye  kadar  45  milyar dolar harcayan  tarım  ülkemiz  şimdi de Suriye’den  patates  ithal edecek . Saman ve  inek  ten sonra   patates  ithal edeceğiz,  trajikomik bir  olay   trajikomik .  Ayrıca   ne  hikmetse  patates  ithalatında gümrük vergisi sıfırlandı.

Bu arada  çok  önemli  bir  detayı arz edeyim . Bu  ithalatı  yapan şirketin danışmanı , tarım bakanımız Bekir  Pakdemirli imiş . Bilmem  kafanızda  bir işaret  uyandı mı !

Bu olay bana  Ziya  paşanın  bir  şiirini  hatırlattı

Kadı  olan  davacı , mübaşir  ola  şahit. Ol mahkemenin denir mi hükmüne adalet

RAGIP UĞUR UZ

 

 

 

Değerli  okuyucular

AKP Şanlıurfa milletvekili Mehmet Kasım  Gülpınar “Oyunuzu bize verirseniz Allah size   mahşerde   hesap  sormaz “demiş

İnsaf be Gülpınar bey  insaf be  insaf ,  sağ  iktidarlar , yıllardan  beri   dini siyasete  alet ediyorlar  ama  zatıaliniz   biraz  fazla  ileri  gittiniz. AKP’ ye  oy verildiği  zaman  mahşerde hesap sorulmayacağı nerede yazıyor?  Kuranda mı , hadislerde  mi  nerde yazıyor?   insaf edin be  insaf.

Eğer  bu doğruysa ki külliyen palavra, o zaman  abdest almaya  namaz kılmaya  oruç tutmaya  zekata  hacca  ne gerek var ? AKP’ye  oy verdin mi  cennet garanti.

Bir de ayrıca , AKP den  önceki  insanlar acaba  Demokrat partiye,   Anavatan partisine,  Doğru yol partisine  oy verenlerinde   öbür dünyada  cenneti garanti mi ?

AKP’ den sonraki yıllarda mesela  2065’ ler de  2090’ lar da  2150’ ler de  AKP  olmayacak   o zamanki  insanlar  ne yapacak ?

Diğer  ülkelerde İran da Irak da  Afganistan da Mısır da Arabistan da  AKP  yok  oradaki  insanlar  ne yapacak ?

Geçtiğimiz  günlerde AKP Sivas  milletvekili  İsmet Yılmaz “AKP ye vereceğiniz  oy  mahşerde  berat  belgeniz  olacak “demişti .

Buyurun bakalım  buna da  insaf  demek gerekir. Başka örneklerde var.

AKP ‘liler  fazla  ileri  gitti . Bunların herhalde ağızlarından  çıkan  sözleri kulakları  duymuyor.

Fakat  esas suç  onlarda değil, onların  bu yanlış sözlerine itibar edenlerde…

 

Değerli okuyucular  ;

2013 yılında   Mısır’da  bir darbe  oldu. General  SİSİ Mısır’ın  seçimle  işbaşına  gelmiş tek   cumhurbaşkanı  olan  Muhammed  Mursi’ yi devirerek  yönetime   el  koydu.

General Sisi  şimdiye  kadar  43  tane  insanı  idam ettirdi.  Ayrıca daha üç veya dört  gün  önce  9 tane daha  genci  idam ettirdi ve  50  kişi idam edilmeyi  bekliyor. Yine  pek çok  insana  akıl almaz işkenceler  yaptırdı .

Bir  gencin, idam edilmeden  önce  konuşması , daha doğrusu  isyanı  gündeme  damga vurdu. O genç  kendisini  yargılayan  hakime  “siz bana  elektroşok cihazı verin ben size  Enver Sedat’ı  öldürdüğünüzü  itiraf ettireyim , bize  verilen  elektrik  Mısır’a  20 yıl  yeterdi “   dedi. Diğer  insanların  durumları da farklı değil…

Bugünlerde   AB  ülkelerinin   temsilcileri  darbeci  general  Sisi’yi  ziyaret etti. Gazetelerin haberlerine  göre  ,görüşmeler  bir sohbet  havası  içinde  geçmiş  ve  general  Sisi   o  kişilere  biraz  küstahça  konuşmuş .

İnsan hakları  ve  demokrasi  konusunda  mangalda  kül  bırakmayan  ve bizim demokrasimizi  beğenmeyen, bizi  insan  hakları  konusunda suçlayarak  ısrarla  bizi  aralarına  kabul etmeyen  AB  bu  ne  ikiyüzlülüktür ?  Nerede  kaldı  insan  hakları,  nerede  kaldı   demokrasi ?

Tabii  Mısır AB ye  üye  olmak  için   Türkiye  gibi   60 senedir  yalvarmıyor !..

RAGIP UĞUR UZ

 

 

Değerli  okuyucular ;

Daha düne  kadar,DSP’ nin yerini  dahi  bilmeyen  iktidara yakın  medya son  günlerde  her gün DSP’ye  geliyor . Bu söz  bana  ait  değil, DSP genel başkan  yardımcısı Uğur  Gürel’ e  ait.

23 şubat tarihli  Sözcü  gazetesinin  12 inci sayfasında yer alan  habere  göre  Uğur bey ‘in sözleri aynen şöyle:

“Geçen seçimde kapımızı çalmayan hatta  yerimizi  bile  bilmeyen iktidar yanlısı medya bizi  çok sevmeye  başladı. CHP’ ye  yakın kanallar  bize yer vermiyor . Açıkçası  hükümete yakın  televizyonlarda CHP’ NİN  OYLARINI  BÖLDÜĞÜMÜZ  İÇİN  BİZE  DESTEK  VAR . Rahmetli genel  başkanımız  Bülent  Ecevit  için de bir   bölen  deniliyordu.”

İşte buyurun …   DSP’ nin  ikinci  yetkili kişisi  oyları böldüğünü ve  bu sebepten  dolayı  iktidar  medyasının  kendilerine  destek  verdiğini açık  açık  itiraf  ediyor . Yapılan yanlışlığı  sanki  bir marifetmiş gibi  arzediyor .

Evet  değerli  okuyucular DSP  oyları  bölüyor  ve  bu durumdan    AKP  karlı  çıkıyor. İşin  hayretler  verici  tarafı  DSP  hemen hemen  hiçbir  yerde  başkanlık kazanamayacağı halde  ve  bunu da  DSP’lilerin   kendileri de  bildiği  halde  AKP ‘nin ekmeğine  yağ sürüyorlar , akıl almaz bir  olay.

Ha  ortada  AKP  tehlikesi  olmasa  işte  o zaman  sorun yok ,  her  iki parti  demokratik bir  şekilde   seçime girer  ve   kazanan  koltuğa  yerleşir  bu normal  , ama   arz ettiğim  gibi  AKP tehlikesi  var  ve esas    DSP hemen hemen   hiçbir  yerde  seçimi kazanamayacak

Geçtiğimiz mahalli seçimlerde  DSP  bildiğim  kadarı  ile   koca Türkiye’de  2  veya  3  yerde  seçim kazanabildi  Bir  tanesi  Eskişehir ,  Yılmaz Büyükerşen  ve  Çıldır ilçesi.  Yılmaz hoca  galiba  sonradan  CHP’ ye  geçti  . Ayrıca AKP ‘nin kazandığı hemen hemen  her  yerde  DSP ve  CHP’ nin toplam  oyları  AKP’ yi geçiyor .

Bir  konuya  daha değineyim  CHP de  aday gösterilemeyen küskünler  hemen  DSP’ ye  koşuyor . Bu konuda da şöyle düşünmek gerekir. Bütün kişiler de  aday gösterilemez ki , mantık  olarak  bu  imkansız küskünlerin  hemen  DSP ye koşması yanlış.

Birde ayrıca Uğur  beyin  söylediği  bir  konuya daha değineceğim.  1987  genel seçimlerde de  aynı  şey  oldu.   Bülent  Ecevit  sol  oyları  böldüğü için    Turgut  Özal aradan sıyrıldı  ve  güçlü bir  şekilde   tek başına  iktidara geldi . Yani bir anlamda  güçlü  iktidar, Ecevit tarafından  Özal denen adama hediye edildi

Şimdi  gelelim  iktidar medyasının  DSP’ye  verdiği  desteğe . Bu  konuda   fazla  sözü  uzatmaya gerek  yok . Olayı  en güzel  anlatan  vecize  Küba  liderlerinden  Che  guevera ya  ait. “eğer düşmanın sana   çiçek veriyorsa   sende  mutlaka bir yanlışlık var demektir .”

DSP’ ye  ithaf  olunur

RAGIP UĞUR UZ

Türkiye   Rusya’dan  S 400  füzesi   alacak .Çok  gelişmiş  bu  füzelerin  ülkemizin  gücüne  güç katacağı   kesin . Fakat   bu  olay , Amerika’yı  çok rahatsız  etmiş  olacak ki,  Amerika  bu  konuda   Türkiye’yi   uyarmış .

Ülkemizin  ordusunun  güçlenmesi   Amerika’yı   rahatsız ediyor.  Ordumuzun güçlenmesi sadece  düşman  ülkeleri  rahatsız  eder . Bu  olaydan rahatsız  olduğuna  göre   Amerika  da  bizim  dostumuz  değil o zaman . Zaten  ülkemizin  menfaatleri doğrultusunda , hemen hemen  her  konuda  karşımıza çıkan  ve  bizim  hasım olduğumuz  ülkelerden yana  tavır  alan   Amerika’nın  davranışı  sürpriz  sayılmaz . Sürekli  olarak   Yunanistan’ın,  Ermenistan’ın  ve  terör örgütlerinin  yanında yer  alan  Amerika  dost  olmadığını bir  kez  daha  göstermiş  oldu .

Aslında  bu  konuda  fazla  söze  gerek  yok . Kısa bir cümle  yeter .

Bu füzeleri  alırken Sana mı soracağız  lan ?

RAGIP UĞUR UZ

Değerli  okuyucular ;

Ortalama   1970  yılından  bu yana  siyaseti  takip  ediyorum .Hatırladığım  eski  olaylar var. Tarihe altı  gün savaşları  olarak geçen    1967  Arap- İsrail  savaşını  , hayal  meyal  hatırlıyorum. 1971  12 mart  muhtırasını hatırlıyorum. Yani  yaklaşık  50 senedir  Türk  siyasetini  biliyorum . Elbette   her şeyi  en derinlemesine bildiğimi  iddia  etmiyorum  , belli başlı  olayları  biliyorum.

Bu 50 yıl içinde siyasetçilerimizin çok yanlış  sözleri  hatırımda kaldı.

Mesela , Menderesin  Demokrat parti  milletvekillerine  hitaben bir sözü vardı. “Arkadaşlar siz  her  şeye kadirsiniz  ,siz hilafeti bile geri getirebilirsiniz.”

Mesela Turgut  Özal denen   adamın  sözleri vardı “ Ben sadece  Allaha   hesap  veririm “,” Anayasayı  bir  kere  ihlal   etmekle  bişey  olmaz .”

Mesela Süleyman Demirel’in , kendisine atfedilen  İlksan   yolsuzluğu konusunda  bir sözü vardı “verdimse  ben verdim  ne  olmuş .”

Mesela , çok yeni  ve çok yanlış bir  söz , Sivas AKP  milletvekili İsmet  yılmaz” bize  vereceğiniz  oy  yarın  ruzi mahşerde  beraat  belgeniz  olacaktır” ( Müslüman kardeşlerim  oruç tutmaya  namaz  kılmaya  hacca  gitmeye gerek yok  AKP ‘ye  oy verdiniz mi  cennet garanti .Tabii ki yerseniz !

Örnekleri  çoğaltabiliriz yani  bizim siyasetçilerimizin ve  başkanlarımızın çok yanlış sözleri  vardır.

Fakat  geçen gün  Mersin Çamlıyayla  ilçe  başkanı Mehmet Ali yetiş “ Hırsız bizim  hırsızımız “dedi

Ben hayatım boyunca bu kadar cüretle söylenmiş  bir söz  duymadım , bu söz  kelimenin tam anlamı  ile  skandaldır .Adı  adalet  olan  ve  Müslümanlıktan  söz  eden bir partinin  ilçe başkanı  kendi adayının hırsız  olduğunu söylüyor  ve  onun yanındayız  diyor .

Yuh  yani  yuh…

Konuyu biraz daha derinlemesine  incelersek  ve M. Ali yetişin sözlerini tam  olarak  verecek  olursak   bu  kişi  “ vatan hainlerinin yanında olmaktansa  hırsız bizim hırsızımız  onun yanında yer alırız “dedi

  1. Ali efendi kimse  sana   vatan hainlerinin  yanında  yer  al   demiyor  ve  ayrıca  üçüncü  bir  alternatif  yok mu?  Yani  ülkemizde   hem  vatansever   hem de  hırsız  olmayan  bir  parti  veya   lider  yok mu ?

Bu yazıyı  yazmak  için 3..4  gün  bekledim  acaba  bu  konuda  bir  gelişme  olur mu diye .   Burada yapılması  gereken  bu  kişinin partiden ihraç edilmesi gerekirdi . Ben  bir partinin genel başkanı  olsaydım  ve benim  il veya ilçe başkanım böyle söyleseydi  ben  hemen  onu partiden atardım . Ama böyle bir şey olmadı ve  galiba  olmayacak da.

Yani  bu  olay  AKP  yöneticileri açısından  skandaldır.  Bu  kişilerin  hırsız olduğu   AKp’liler  tarafından  kabul edilmiş  demektir. Her şey bir yana   sadece  bu laf  AKP ye  oy vermemek  için yeterlidir .

Bu tür  olaylarda  Amerikan siyaset  bilimcilerinden  Alexandr Hamilton’un sözünü  hatırlarım. “Bir davaya  en büyük darbeyi  muhalefetin acımazsızca saldırısı değil ,yandaşlarının  aptalca  savunması  verir.”

Ama gördüğüm kadarı  ile   bu  tür  skandal sözler  bile  halkımızı etkilemiyor . İşte biz bu sebeplerden dolayı  ilerleyemiyoruz.

Yazıma   bir  atasözü  ile son veriyorum:

 “Bana  arkadaşını söyle  sana kim  olduğunu söyleyeyim”

RAGIP UĞUR UZ

Arşivler