Turizm | Didim Özgürses

Bookmarks

Turizm

2021 turizm bir şekilde başlayacak, bundan hiç şüpheniz olmasın.

 

Turizm oldukça romantik duygusal anlar için unutulmaz bir atmosfer sağlasa da, kendi içinde katı koşulları ve rekabeti çok sert olan ticari bir alan.

Özünde sempati ile büyüyen ve güçlenen, empati ile sürdürebilir hale dönüşen bir halk sanayisi aslında turizm.

Küresel medyaya bir bakın!

İnsanlık için travmatik boyutlara ulaşan son 12 aya göz gezdirdiğimizde, dünyanın her ülkesinde en çok turizm sektörünün durumu ile haberler yapıldığını görürsünüz.

Bu turizmin çok popüler olduğu veya en çok kaybedenin turizm sektörü olduğundan değil, bilakis turizm olmadan dünya ekonomisinin yürümediğinin bir gerçek olarak kendini kanıtladığından kaynaklanıyor.

Şimdi piyasalara dönelim.

Uzmanlar ne diyor, rakipler ne yapıyor?

Önce bir İspanya’ya bakalım, sonra Türkiye’ye.

İspanyollar’ın Mayorka adasında Paskalya’da turizmi başlatabilmek için seferber olduğunu öğreniyoruz İspanyol meslektaşlarımızdan.

Avrupa’nın önemli gazeteleri Balear Turizm Bakanı Iago Negueruela, adaya yapılacak gezilerin en kısa zamanda tekrar mümkün olmasını sağlamak için ellerinden gelen her şeyi yaptığını yazıyor.

Geçen hafta eyalet hükümetinin sorumlu Genel Sekreteri Fernando Valdés ile yapılan görüşmede Balear Adaları’ndaki turizmin kısa süre sonra yeniden canlandırılabilmesi için daha güvenli seyahat koridorları oluşturması için karar alındı.

Paskalya’da ilk açılan destinasyonun Mayorka olması için yoğun çalışmalar yapılıyor.

Ancak bu yıl çok inişli çıkışlı bir performans sergilediler.

Ülkede kalıcı bir güvenli turizm hareketini tam uygulayamadılar.

İspanyol turizmciler şimdi geçen yıla nazaran daha hazır gibi görünüyorlar.

Aralarında “geleceğin turizmi” adı altında bir birlik oluşturdular.

Pandemi, insanların tatil planlarını alt üst etti, ancak insanlarda tatil ve yolculuk tutkusu bitmek bilmiyor! Bunu artık ezberledik, şimdi artık ‘Tiempo de Action’ diyorlar.

İspanyollar öncelikle ilk etapta huzur veren hoş deneyimler sunan, dinlendirici bir ambiyansta lezzetli ve sağlıklı damak tadlarına odaklanan sürdürülebilir güvenli konaklama tesisleri projelerini çoğaltmayı hedefliyorlar.

İspanyol turizmcilerin en moda sözleri çınlıyor etrafta.

Hepsinin dilinde “değişim, dönüşüm ve döngüsel ekonomi” sözleri pelesenk oluyor…

Gitti üç ‘S’, geldi üç ‘D’

Resmî makamlar izin verdiği anda kaynak pazarlara güvenli seyahat koridorları açılacak. Eş zamanlı olarak Avrupa halklarına çok sıcak tatil mesajları verilecek.

İspanyollar Mayorka’nın turizmdeki uğuruna inanıyorlar.

İspanyol turizm bakanı Reyes Maroto, turizmin yeniden canlandırılması için İspanya nüfusunun yüzde 30 ila 40’ının Paskalya tatiline kadar aşılanacağını varsayıyor.

Turizm Bakanı Maroto, Nisan ayından itibaren tatil işini yeniden canlandırın talimatını verdi.

Reyes Maroto, Paskalya’da, en azından İspanya içi seyahat hareketini başlatmayı hedeflediğini söyledi.

Maroto, uluslararası ziyaretçiler İspanya’ya geri döndüklerinde ülkenin iyi bir donanıma sahip olduğuna tanıklık edeceklerini söyledi.

İspanyol meslektaşlarımız, AB’nin İspanya’ya vereceği 5 milyar avroluk ‘Yeni Nesil Kalkınma Yardımı’ beklentisi içinde değişim ve dönüşüm projeleri ile yatıp kalkıyorlar.

Nedense İspanyol başbakan sektöre heyecan vermiyor.

Ocak ayında, İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, nüfusun yaklaşık yüzde 70’inin aşılanmadan bu yaz sonuna kadar turistlere izin verilemeyeceğini söylemesi seyahat endüstrisinde bir tepkiye neden olmuştu.

Oysa İspanya’ya en çok turist taşıyan tur operatörü TUI, olumlu haber vermeye devam ediyor.

Avrupa’nın en büyük turizm grubu TUI, seyahat pazarının bu yıl güçlü bir şekilde toparlanmasını bekliyor. TUI CEO’su Joussen, dün yayınlanan bir söyleşide 2021 yılı için büyük ölçüde normal bir yaz sezonu beklediğini yeniledi.

Ancak burada şunu da hatırlatmakta fayda var:

  • Dünyadaki tüm Tur operatörleri yaralı.
  • Şimdi dünya piyasaları üzerinden gelelim Türkiye’ye.
  • Artık hiç bir multi destinasyonlu büyük tur operatörünün hesabı Türkiye olmadan tutmaz.
  • Dünya turizminde çok farklı yeni işletme ve pazarlama modelleri üzerine talepler var.
  • Müşterinin parasının güvenliği pandemiden sonra en önemli konu.

Dünyadaki mevcut turizm pazarlama yapılarının ancak güçlü destinasyonlar üzerinden yeniden ayağa kalkabileceği biliniyor.

Piyasalar Türk turizminin gücünün farkında.

Türk Turizm sektörü kazandıran ve paylaşan bir geleneksel yapıya sahip

Şimdi piyasalarda Mayıs ayı sonlarına doğru yoğunlaşacak seyahat talepleri beklentisi doğrultusunda bazı destinasyonların uçak sıkıntısı çekebileceği konuşuluyor.

Bu konuda en donanımlı ülkenin Türkiye olduğu belirtiliyor.

Türk özel havacılık sektörünün en esnek ve hızlı hareket kabiliyetine sahip bir dinamik yapıya sahip olduğu için özellikle piyasaların belki tahminlerden daha önce harekete geçme durumunda Türklerin oluşan yeni pastadan kalın bir dilim kapabilecekleri söyleniyor.

Avrupa’daki tüm seyahat acentalarının gözünde Türkiye’nin yeri başka.

Acentalar, “Türk otelcileri ile iletişim kurmak diğer ülkelerden daha kolay. Müşterilerimizin tatil süresinde memnuniyetini Türk otellerinde daha iyi kontrol edebiliyoruz” diyorlar.

Özellikle Alman seyahat acenteleri arasında “yeni süreçte otelci Türk dostlarımız ile el ele vereceğiz ve yeni hedeflere koşacağız“ diyenlerin sayısı oldukça çok.

Şimdi görünen o ki, acenteler, Türkiye’ye daha çok sarılacak.

Zira, paket turlar için halen en uygun ülke Türkiye, en iyi hizmet kontrolü ve geri dönüş alınan ülkede Türkiye.

Bu verilere paralel olarak ‘Yeni Normal’de Avrupalı yorgun ebeveynlerin gözünde aileler için Türk otelleri genel uygunlukta yine en ön plana çıkıyor.

Çocuklu anneler babalar, yeni tatil taleplerinde bir ağızdan “sıkıldık, daraldık, bize büyük odalar, geniş bahçeler lazım, bu da en çok Türk otellerinde varmış!” diyorlar.

Ayrıca tüm araştırmalarda en esnek ve yeni zamana en uygun destinasyonlar arasında Türk otelciliği çok saygın bir noktada yerini koruyor.

Kültür ve turizm bakanlığı ve sektörün ortak olarak yarattığı ve bugüne kadar kesintisiz bir şekilde büyük bir titizlik ile uyguladığı ‘Güvenli Turizm‘ (Safe Tourism) çalışmaları ülkemizi sevmeyenler tarafından bile takdir ediliyor.

Bunun farkında olan Kültür ve Turizm Bakanlığı Güvenli Turizm Sertifikası Bakanlıktan belgeli olan veya olmayan, 50 oda ve üzeri kapasitedeki tüm konaklama tesisleri için zorunluluğunu bir güncelleme yaparak 30 oda ve üzeri kapasitedeki tüm konaklama tesislerince zorunlu hale getirdi.

Bakanlık tüm çalışanları ile üç açıdan yeni döneme hazırlanıyor:

  1. Türk turizm ürünlerinin kurumsal piyasa itibarı kazandırmak ve bunun sıkı kontrolü
  2. Mevcut yoğun Turist rotalarına fiziki rahatlık kazandırmak için Korona sonrası süreç için müşteri taleplerine uygun yeni rotaların piyasalar ile tanıştırılması
  3. Belediye belgeli tüm otel ve pansiyonları Kültür ve Turizm Bakanlığının denetimine alıp, kurumsallık içinde bütünsel bir ‘Turkish hospitality’ yaratmak ve küçük tesislerin kârlılığını artıracak dönüşüm projelerini hayata geçirmek.

Bu hazırlıklar içerisinde sektörümüzde oluşan beklentiler ve umutlar büyük.

Bizim tarafta herkes hazır durumda piyasalardan bir işaret bekliyor.

Avrupa’da gündem Mart ortası değişir, piyasalarda ilk hareketlilik başlar.

Hatırlatma amaçlı Türkiye reklamları Avrupa’da zaten devam ediyor.

Nisan ayında seyahat acentalarındaki satışlar her gün artarak, piyasaya ilk defa yeni likidite sağlayan dönemeç aşılır.

Mayıs ayında hava trafiği ivme kazanır. Haziran ayından sonra adım adım eski günlere döneriz.

Tüm kronik karamsarlara, daimi notorik eleştirenlere ve hiç bir piyasa bilgisi ve geçmişi olmadan atıp tutanlara rağmen, ben şahsen 2021 yılında Türk turizmi için büyük bir yeni dönemin başlayacağına inanıyorum.

Yarının piyasaları için tüm dünyada ateşlenen dönüşüm seferberliğini kazanan ülkeler grubunda Türkiye yerini alacaktır.

HÜSEYİN BARANER

 

Pandemi sürecinde turizm can çekişirken Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy’un sahibi olduğu şirketin yeni bir otel açmayı planladığı ortaya çıktı. Bodrum’da, Bakan’ın sahibi olduğu şirket tarafından doğal sit alanı olan bölgede 5 yıldızlı ‘Maxx Royal Bodrum Otel’i açmak için başvurularda bulundu.

Muğla’nın Bodrum ilçesi Çiftlik Mahallesi Adalıyalı Mevkii’nde Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un sahibi olduğu Ersoy Otelcilik İnşaat ve Turizm İşletmeciliği tarafından 5 yıldızlı ‘Maxx Royal Bodrum Otel’i açılması planlanıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na başvurusu yapılan proje için 21 Ocak 2021 tarihinde İnceleme Değerlendirme Komisyonu (İDK) toplantısı kararı alındı. Otelin 124 metrekarelik tapulu alanda toplamda 325 oda 750 yatak, 14 villa, 3 apart otel villa ve 38 aile odası yapılması planlanıyor. Bedeli ise yaklaşık 159 milyon olarak belirlendi.

Projenin orman alanı, önemli doğa alanı, doğal sit alanı ve kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesi içerisinde olması dikkat çekti. Proje tanıtım dosyasında; alanın, 2’nci derece doğal sit, 3’üncü derece arkeolojik sit, taşınmaz kültür varlığı statüsünde Hellenistik Kule Yapısı ve tescilli eser koruma alanından oluştuğu belirtildi. Ayrıca otelin yanında Kissebükü arkeolojik deniz alanı bulunuyor.

ORMAN ALANLARI YER ALIYOR

Çalışma alanına yaklaşık 50 metre mesafede deniz yüzeyi bulunurken alanının çevresinde ise tescil harici orman alanları yer alıyor. Otelin yapılması planlanan bölge, habitat çeşitliliği bakımında oldukça zenginken, alanda; kızılçam ormanı, ardıç-maki karışık ormanı, kıyı kumulu ve deniz kıyısı kayalıklar gibi farklı habitatlar bulunuyor. Ayrıca çevresinde tepeler ve sırtlar arasında kalan tabanı kuru derin vadilerden oluşuyor. Bölgede özellikle vadi tabanlarında ve düzlük alanlarda mevsimsel olarak akış özelliği gösteren dere yatakları mevcut. Bölgede vadi tabanlarında yer alan dereler yağışlı aylar ve sonrasında Gökova Körfezi’ ne boşalıyor. Proje dosyasında, inşaat faaliyetlerden kaynaklı toz, gaz ve gürültü emisyonlarının faaliyet alanı çevresinde olumsuz etkileri söz konusu olabileceği de belirtildi.

SEKTÖRE ‘UYGUN’ BAKAN

Muğla Haberleri; Muğla Haber

 

CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin konu hakkında, “Turizm Bakanı’nın görevi, kendi otelleri için imar planları açmak değildir. Turizmi 12 ay yaymak, sektörü ve çalışanları mağdur etmeden çözüm üretmektir. Herkes ticaret yapmakta özgürdür ancak otellini olanı turizm bakanı, hastanesi olanı sağlık bakanı yaparsanız bu alanlar suiistimal alanı haline gelir. Bu etik değildir” diye konuştu.

NE OLMUŞTU?

Şirket daha 490 oda ve 1000 yatak kapasiteli olarak Proje Tanıtım Dosyası hazırlanarak Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne başvuruda bulunarak, 20 Kasım 2014 tarihinde ÇED Gerekli Değildir kararı alındı. Proje alanının sit alanı olduğu gerekçeleriyle kararın iptali istemiyle Muğla 1. İdare Mahkemesi’ne İMEAK Deniz Ticaret Odası Bodrum Şubesi ve Bodrum Denizciler Derneği tarafından dava açıldı. Bu karar 2019 tarihinde iptal edildi. İptal kararı sonrası şirket yeni proje dosyası hazırladı.

BİR OTEL DE TÜRKBÜKÜ’NDE

Geçtiğimiz aylarda Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un sahibi olduğu Ersoy Otelcilik, Bodrum Türkbükü’ndeki Hilton Oteli’ni satın almıştı. Bakan Ersoy, sahibi olduğu Ersoy Otelcilik’in Bodrum Türkbükü’ndeki Hilton Oteli’ni satın almasını “Daha doğal ne olabilir?” diyerek savundu.

Aydın’da 2020 turizmini değerlendirmek ve 2021 hedeflerini belirlemek amacıyla turizm değerlendirme toplantısı düzenlendi. Aydın’da düzenlenen turizm değerlendirme toplantısına Didim adına Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Hikmet Atilla, Didim Turizm Altyapı Hizmet Birliği Başkanı Sevinç Karataş ve Didim Turizm Derneği Başkanı Mustafa Şentürk katıldı.

Aydın Arkeoloji Müzesi Konferans Salonu’nda düzenlenen, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) Genel Müdür Yardımcısı Ertan Türkmen, TGA Turizm Ürün Geliştirme Direktörü Ceylan Şensoy, Türkiye Otelciler Federasyonu Başkan Yardımcısı Tacettin Özden ve turizm sektörü temsilcileri katıldığı toplantıda Aydın Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Tuncer, Türkiye’nin turizm noktasında bir şampiyonlar ligi oyuncusu olduğunu ifade ederek, Aydın’da 2020 yılı içerisinde 1 milyon 400 bine yakın turistin ağırlandığını belirtti.

Didim Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Hikmet Atilla, yurt dışında bulunan Didim’in tarihi değerlerine dikkati çekti. Hediyelik eşyaların bölgenin karakterlerini yansıtması gerektiğini ifade etti. Didim’de 2020 yılında covid-19 pandemisinden dolayı gerçekleşmeyen vegan festivalinin önemine vurgu yaptı. MÖ. 6 yy da kurulan Millet Felsefe Okulunun canlanması gerektiğini söyledi.

TGA Genel Müdür Yardımcısı Ertan Türkmen TGA’nın çalışmaları hakkında genel bilgiler verdi. Türkiye’nin turist sayısı ve turizm gelirini arttırarak turizmi 12 aya yaymak için çalıştıklarını ifade eden Türkmen, “Amacımız Türkiye’yi yurtdışına tanıtmak. Ülke turizmini de 12 aya yaymak için çabalıyoruz. ‘Goturkey’ adında bir internet sitesinde hazırlandı. Bu sitenin içerisini doldurmaya devam ediyoruz. Bugüne kadar 10 ili ziyaret ettik ve tanıtımın dağınık olarak yapıldığını gördük. Bunu tek bir çatı altında toplamak için çalışıyoruz. Şubat ayı sonuna kadar Türkiye’deki 81 ilin kültür ve turizm envanterini çıkartarak bu sitede tek bir çatı altında illerimizi dolayısıyla da ülkemizi tanımak istiyoruz” dedi.

 

EKİM AYINDA TURİST SAYISI YÜZDE 60 AZALDI; 10 AYLIK KAYIP İSE YÜZDE 72

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ekim ayında Türkiye’ye giden yabancı turist sayısının bir önceki yıla kıyasla yüzde 59,4 azaldığını açıkladı.

Koronavirüs salgını nedeniyle turizm sektörü ağır hasarlar alırken dünya genelinde yaşanan turis sayısındaki azalıştan Türkiye de payına düşeni almaya devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından açıklanan ve Emniyet Genel Müdürlüğü’den alınan geçici verilere göre, ekim ayında Türkiye’yi ziyaret eden yabancı sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 59,4 azaldı.

Toplam turist sayısı 1 milyon 742 bin 303 kişi oldu. Bu rakamın 3 bin 852’sini günübirlikçiler oluşturdu.

Ekim ayında Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçilerin en çok giriş yaptıkları sınır kapılarının bağlı olduğu iller sıralamasında ilk 5 il şöyle:

1-Antalya %39,16 (682 bin 239)

2-İstanbul %30,61 (533 bin 405)

3-Edirne %15,15 (264 bin 021)

4-Muğla %4,56 (79 bin 387)

5-Kırklareli %2,70 (47 bin 112)

10 AYDA AZALIŞ YÜZDE 72,5

2020 yılı Ocak-Ekim döneminde Türkiye’yi ziyaret eden yabancı sayısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 72,49 azalış kaydedildi. Bu dönemde Türkiye’yi ziyaret eden yabancı sayısı 11 milyon 200 bin 892 oldu.

11 aylık rakamlara göre en çok ziyaretçi girişi olan iller şöyle:

1-İstanbul %37,09 (4 milyon 154 bin 021)

2-Antalya %27,67 (3 milyon 99 bin 687)

3-Edirne %13,47 (1 milyon 508 bin 542)

4-Muğla %5,96 (668 bin 049)

5-Artvin %3,63 (406 bin 626)

TÜRKBÜKÜ’NDEKİ ÜNLÜ LÜKS OTELİ BAKAN ERSOY’UN ŞİRKETİ ALDI

Azeri iş adamı İskender Khalilov’un 2011 yılında hizmete açtığı Bodrum Hilton Türkbükü Otel el değiştirdi. Kültür ve Turizm Bakanı’nın sahibi olduğu Ersoy Otelcilik, Bodrum Hilton Türkbükü’nün yeni sahibi oldu.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un sahibi olduğu Ersoy Otelcilik, Bodrum Hilton Türkbükü’nü satın aldı.

Azerbaycan merkezli ISR Holding’in bir şirketi olan ISR Turizm’i satın alan şirket, böylelikle Bodrum Türkbükü’nün de yeni sahibi oldu.

Rekabet Kurumu’na satın almaya yönelik yapılan başvurudan izin de çıktı. Rekabet Kurumu son toplantısında ISR Turizm İşletmeleri ve Ticaret A.Ş.’nin tek kontrolünün Ersoy Otelcilik tarafından devralınması işlemine izin verdi.

Merkezi Antalya’da olan Ersoy Otelcilik bu satın almayla birlikte otel sayısını üçe çıkardı. Halen Voyage Otel Belek ve Max Royal Kemer otelleriyle hizmet veren şirket, Hilton’la Bodrum’u da faaliyet alanına eklemiş oldu.

Azeri işadamı İskender Khalilov, İber Princess adıyla faaliyet gösteren oteli 2011 yılında alarak Hilton olarak hizmete açmıştı. Azerbaycan’da Hilton Bakü ve Park By Radison Blu otellerinin sahibi olan holding, Türkiye’de tek bir otelle faaliyet gösteriyordu.

Barut Turizm temsilcileri ve teknik ekibi Didim Belediye Başkanı A.Deniz Atabay’ı ziyaret etti.
Didim Belediyesi Altınkum Ek Hizmet Binası’nda gerçekleşen ziyarette Didim Belediye Başkanı A.Deniz Atabay, Belediye Başkan Yardımcısı E.Öznur Gündoğdu ve Barut Turizm temsilcileri yer aldı.
Ziyarette Barut Turizm tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığının yer tahsisiyle 140 dönüm araziye yapılacak olan Dev Turizm kompleksi ile ilgili Mimari Proje ve kentin turizm ihtiyaçları hakkında fikir alışverişlerinde bulunuldu.
Turizm incisi olan Didim’e yeni yatırımlar yapıldığını belirten Didim Belediye Başkanı A.Deniz Atabay, Doğası ve tarihi dokusu ile Didim’in Turizm konusunda yeni çekim merkezi olduğunu ifade ederken, “İlçemizde yaptığımız tanıtım ve festivallerle turizm sezonunu uzatarak çeşitlilik kazandırdık, Ülkemizde turizm açısından yapılan yatırımlar artarak Didim’e yöneliyor, Didim yeni yatırımların merkezi haline geliyor” ifadelerini kullandı.

Ziyaretleri için Barut Turizm yetkililerine teşekkür eden Didim Belediye Başkanı A.Deniz Atabay, yeni yatırım ve projelerin Didimlileri heyecanlandırdığını belirtti.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Güvenli Turizm Sertifikasyon programı ile turizm sektöründe yaşanması muhtemel krizi iyi yönettiğine dikkat çeken Destination İzmir Başkanı, ETİK Başkan yardımcısı ve SKAL üyesi Bülent Tercan, ‘Otellerimiz hastaneler kadar hijyen, denetim altında. Asıl sorun halka açık yerlerin kontrol altına alınamamasında. Yerel yönetimler daha dikkatli olmalı’ dedi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın COVİD 19 pandemi döneminde aldığı önlemlerin başarıyla uygulandığını kaydeden Destination İzmir Başkanı Tercan, ’Bakanlığın hayata geçirdiği Güvenli Turizm Sertifikasyon programı çok yerinde bir uygulama oldu ve zamanlaması da mükemmeldi.
Turizm gelirleri milli bir meseledir. Bakanlığın tedbirleri, özellikle yurt dışından gelecek turistler ve zincirin devamında ülke gelirlerin artması açısından çok önemliydi. Bu konuda eksiğimiz yok. Ancak denetleme yetkisi belediyelerde olan halk plajlarında, halka açık alanlarda aynı özen gösterilmedi, sözde önlemler oldu. Her geçen gün artan corona vaka sayıları da bunun bir göstergesi olmakta’ diye konuştu.
Toplum sağlığını tehdit altında
Halka açık alanlarda yeterli denetimlerin yapılmamasının toplum sağlığını doğrudan etkilediğini hatırlatan Tercan, ‘Belediyeler Halk plajlarını ,cafeleri, restaurantları Pazar yerlerini ,Turizm Bakanlığı Güvenli Turizm Sertifikasyonu kadar titizlikle uygulamalı ,denetlemeli. Turizm Sezonu Kasım ortasına kadar sürecektir. Her alınan ciddi önleme ihtiyaç var. Hiç kimse sezon bitti havasına girmemeli.
Türkiye olarak otellerde,plajlarda ,pazarlarda, cafelerde,meydanlarda ,sahil yürüyüş alanlarında ciddiyet içinde tedbirlerini almaya devam etmeli. Yurt dışından gelen turistten elde edilen gelirler ülkemiz için hayati önem taşıyor. Bu açıdan otellerimiz üzerine düşeni yaptı. Ancak toplum sağlığının korunması açısından da yerel yönetimlerimizi daha etkin denetimler yapmaya davet ediyoruz’


Didim Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Hikmet Atilla TURSAB sosyal medya kanallarından yayın yapan TURSAB TV’de canlı yayın konuğu oldu. Turizm Gazetecileri Hasan Arslan ve Savaş Daş’ın sorularını İBB Turizm Platformu Koordinatörü Cumhur Güven Taşbaşı ile birlikte cevaplandırdı.
Kovid 19 pandemisinin turizme etkilerinin değerlendirildiği programda gelecek öngörülerinde bulunuldu.
Süreci değerlendiren Cumhur Güven Taşbaşı pandeminin afet gibi olduğunu, tüm ülkeleri etkilediğini, tüm dünyada kontrol sağlanamadığı müddetçe yapılabilecek bir şey olmadığını ifade ederek sözlerine başladı. Sürecin başında hastalığın kısa sürede geçeceği ve her şeyin normale döneceği şeklinde bir beklenti ile sektörün üzerinde bir rahatlık olduğunu belirten Taşbaşı, sektöre umut verilerek pembe tablolar çizildiğini söyledi. Sektörün pandemiye hazırlanmak yerine sezona hazırlandığını belirtti. Kendisinin bu süreçte Avrupa’nın ilk önce kendi içinde, sonra komşuları ondan sonra da güvenli gördüğü ülkeler ile turizm hareketliliği başlatacağını öngördüğünü söyledi. Süreç böyle gelişince de belgelendirme çalışmaları ve diğer çalışmalarla güven sağlanmaya çalışıldığını vurguladı.
“Almanya’da ve diğer Avrupa ülkelerinde çalışan gurbetçi vatandaşlarımız gelmeseydi otellerimiz çok sıkıntı çekerdi” diyen Taşbaşı Aşı veya ilaç bulunamazsa birkaç yıl daha bu durumun devam edeceğini söyleyerek sözlerini tamamladı.
Gazeteci Savaş Daş Hikmet Atilla’nın Almanya’ya yakın zamanda seyahat ettiğini, gözlemlerini almak istediklerini söyledi.
Atilla ilk olarak seyahat için gerekli olan PCR testinden başlayarak değerlendirmelerini aktardı. Testin Almanya’da ücretsiz olduğunu, Türkiye’de ise 110 lira olan ücretin zam yapılarak 250 liraya çıktığını hatırlattı. Cumhur Güven Taşbaşı’nın dediği gibi gurbetçi ailelerin bölgemizde tatilini geçirdiğini, sayıca kalabalık seyahat eden aileler için bu test ücretinin önemli bir külfet olduğunun altını çizdi. Almanya’da olduğu gibi Türkiye’de de testin ücretsiz olması gerektiğini ifade etti. Almanya’ya girişte Türkiye’den gelenlerin riskli bölgeden gelmiş muamelesi gördüğünü, bir form doldurularak gerekli gördükleri durumda da PCR testi yapıldığını söyledi.
Her kriz döneminde Gurbetçi vatandaşların turizme katkı sağladığını fakat bu sefer sağlık söz konusu olduğu için korku ve ekonomik sıkıntı yaşandığını vurgulayan Atilla “bu atmosfer oldukça insanların seyahat etmesi söz konusu olmayacaktır” dedi. Sadece Kültür ve Turizm Bakanı ile tatilcilerin seyahat korkunun giderilemeyeceğini, tatilcilere dokunacak insanlara ihtiyaç olduğunun altını çizdi. Lobi faaliyetlerinin önemli olduğunu, ülkemizdeki STK’ların Avrupa’daki STK’larla birlikte çalışmalar yapması gerektiğini vurguladı. Almanya’nın İspanya’ya seyahat yasağı koymasından sonra bu ülkeye talebin %30 Türkiye’ye talebin ise %19 seviyesinde düştüğü haberlerini basından takip ettiklerini söyledi. Yeni rezervasyon alınamadığı, eski rezervasyonların karşılandığının altını çizen Atilla, rezervasyonların iptal edilmemesi için devletlerin ve acentelerin ciddi mücadele verdiğini ifade etti. “Turizmde bir hareketlilik bekliyorsak insanlara dokunmak zorundayız” dedi.

Almanya tarafından Türkiye’ye Seyahat uyarısının 4 il için kaldırılmasına rağmen Almanların ülkemize neden beklenen düzeyde seyahat etmediği sorusuna cevap veren Atilla, sadece dört il için uyarının kaldırılmasının Türkiye’nin riskli bir bölge olduğu algısı oluşturduğunu belirtti. Almanya’da ilginin yurtiçinde kaldığını, ülke içinde turizm tesislerinde fiyatların %30 artmasına rağmen talebin rekor seviyede olduğunu söyledi. Öncelikle Avrupa ülkelerine için kaldırılan seyahat uyarılarının bazı ülkeler için tekrar konduğunu hatırlattı. Bazı operatörlerin ancak İspanya’ya seyahat uyarısı kalktıktan sonra Türkiye’ye turist getirdiğini ifade etti. DRV’nin seyahat uyarısı kalkması için çok çalıştığını sözlerine ekledi. Turistlerin Akdeniz’de gideceği ülke kalmayınca Türkiye’ye seyahat uyarısının zorunlu olarak kaldırıldığı kanaatine sahip olduğunu söyledi.
Berlin’den İzmir’e gerçekleştirdiği uçuşta 198 kişilik uçakta 55 kişinin bulunduğunu ifade eden Atilla, bu kişilerin tamamının da turizm beldelerine geldiğine inanmadığını, buna rağmen seyahat eden kişi sayısının sınırlı olduğunun altını çizdi. Didim’e gelen tatilcilerin oluşturulan korku atmosferinden etkilendiklerini, seyahatlerin mart ayında olduğu gibi aniden kesilmesi endişesi taşıdıklarını, bu korkunun alınması gerektiğini vurguladı. “Korkuyla insan seyahat etmez” diyen Atilla korku ile seyahat edenlerin Otelde, havuzda plajda rahat edemeyeceğini sözlerine ekledi.
Cumhur Güven Taşbaşı Atilla’nın “sadece Kültür ve Turizm Bakanının açıklamaları ile seyahat korkusunun yenilemeyeceği” ifadesini destekleyerek ülkeler arasında sanat, spor ve kültürel etkinlikler amaçlı seyahatler ve organizasyonların Kamu ve Devletin desteği ile daha etkin hale getirilmesi gerektiği kanaatini söyledi. Bu çalışmaların Ülkemizin pandemi açısından güvenirliliğinin ispatı olacağını beyan etti.
Gazeteci Savaş Daş Kültür ve Turizm Bakanlığının Çeşme ve Didim’de hayata geçirmeyi planladığı turizm yatırımları hakkında Çeşme projesinin ayrıntılarının konuşulduğu, Didim’de ise henüz ne yapılacağının, nereye yapılacağının bilgisine sahip olmadıklarını söyleyerek Atilla’nın proje hakkında bilgiye sahip olup olmadığını sordu.
Bu konu hakkında Kültür ve Turizm Bakanı ile birkaç kez görüştüklerini hatırlatan Atilla, Didim’in büyük bir kısmının hazine arazisi olduğunu hatırlattı. Proje geliştirilirken arazi konusunda sıkıntı yaşanmayacağını ifade etti. Tam detaylarını bilmemekle birlikte sağlık ve spor turizmini geliştirecek yatırımlar planlandığını tahmin etiklerini söyledi. Alınan bilgilere göre öncelikle Çeşme’deki projenin hayata geçirileceğini, akabinde de benzer bir çalışmanın Didim için de geliştirileceğini sözlerine ekledi. Didim’in 90’lı yılların başından bu tarafa kitle turizmi yapan bir destinasyon olduğunu, Devlet tarafından da bugüne kadar gereken desteği görmediğini inandığını söyleyen Atilla, Yaklaşık 10 yıl önce tahsisi yapılan arazilerde henüz yatırımın yapılmadığını hatırlattı.
Şimdiye kadar Didim’in arzu ettiği gelişimi göstermemiş olmasını bir şans olarak değerlendirdiklerini, bundan sonra gerçekleşen gelişimin kontrollü olacağını belirtti. Önemli olan insan kaynağı olduğunu, insan kaynağının gelişmesi ile Didim’in Türkiye’nin önemli destinasyonlarından biri olacağını düşündüğünü söyledi. Yunan Adaları ile karşılıklı seferlerin başlamasının da turizmde önemli bir dönüşüm sağlayacağına inandığını belirtti. Didim’in iki önemli hava alanından da müşteri almasının önemli bir avantaj olduğunu da vurguladı. Didim’e talep olduğunu, talebi karşılayacak altyapının da oluşması ile önemli bir ivme yakalanacağını söyleyerek sözlerini tamamladı

ANTALYA TURİZM FUARI KURUCUSU MERAL’DEN, ATABAY’A ZİYARET
GM Turizm Yönetim Dergisi ve Antalya Turizm Fuarı Kurucusu Selçuk Meral, Didim Belediye Başkanı A.Deniz Atabay’ı ziyaret etti.
Didim Belediyesi Başkanlık makamında nezaket çerçevesinde gerçekleşen ziyarette, İlçemiz ve Ülkemize dair güncel turizm konuları konuşulurken, Didim Belediye Başkanı A.Deniz Atabay ziyaretinden dolayı Selçuk Meral’e teşekkür etti.


Alman Seyahat Birliği (DRV) Yurt Dışı Komisyon Toplantısında Almanya Tarafından Kaldırılan Seyahat Uyarısı Sonrası Gelişmeler Değerlendirildi
Toplantıya katılan Didim Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Hikmet Atilla değerlendirilen konular hakkında bilgiler paylaştı.
Atilla, Toplantıya DRV Yurt Dışı Komisyon üyesi Almanya’nın önde gelen Turizm Şirketlerinin Yöneticilerinin katıldığını söyledi. Seyahat Uyarısının kalkmasının turizmcileri sevindirdiğinin altını çizdi. Tur operatörleri ve seyahat acentelerinin eski rezervasyonlarını gerçekleştirdiğini, az da olsa yeni rezervasyon aldıklarını aktardı. Fakat genel görüşe göre tatilcilerin yakın zamanlı tatil planları yapacaklarını, covid-19 öncesi dönemde olduğu gibi aylar sonrası için rezervasyon yapmasının beklenmediğini ifade etti.
Atilla “Bugün geçerli olan bir kararın yarın geçerli olmaması tatili düşünenler için güvensiz bir ortam oluşturmakta ve bundan dolayı da tur operatörleri uzun süreli program yapamamaktalar” dedi. Bentour ve FTI acentelerinin fedakârlık göstererek pozitif çıkan misafirlerin masraflarını üstleneceklerin beyan ettiklerini söyledi.
31 Ağustosta diğer ülkelere yapılan seyahat uyarıların tekrar değerlendirileceğini belirten Atilla turizmde yoğun hareketlilik yaşayan ülkelerin Türkiye’ye uygulanan bölgesel seyahat izninin kendi ülkelerinde de uygulamasını istediklerini söyledi.


Almanya’nın Aydın, Antalya, İzmir ve Muğla’ya kapsayan Türkiye’nin turizm bölgelerine yönelik seyahat kısıtlamasını kaldırması, Ege Bölgesi’ndeki deniz turizmi sektöründe umutları artırdı.
İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk, Haziran ve Temmuz aylarında sadece yerli turistleri ağırlayan deniz turizmi sektörünün Rusya’nın tarifeli uçuşlara başlaması ve Almanya’nın seyahat uyarısını kısmen kaldırması ile sezon beklentilerini artırdığını söyledi. Geçen yıl 5 milyondan fazla turistin geldiği Almanya’nın bu kararının büyük moral verdiğini belirten Öztürk, Almanya ve Rusya’yı başta Avrupa Birliği üyeleri olmak üzere diğer ülkelerin de izlemesini beklediklerini ifade etti.
Öztürk “Geçen yıl ülkemiz turizmine yaklaşık 7 milyar dolarlık katkı sağlayan deniz turizminde yatçılık ve marinalar, Anadolu’nun dünya turizmine armağanı olan mavi yolculuk, dalış, kitesurf, rüzgar sörfü, günübirlik gezi tekneleri gibi sualtı ve su üstü turizm amaçlı sportif faaliyetler alanlarında çalışan işletmelerimiz yurtdışından gelecek misafirlerimizi en iyi şekilde ağırlamaya hazır. İşletmelerimiz hijyen ve sosyal mesafe başka olmak üzere her türlü tedbire uygun şekilde hizmet veriyor. Covid-19 küresel salgını nedeniyle bireysel ve izole tatilin öne çıktığı bir dönemde ülkemiz deniz turizminin misafirlerimizden büyük ilgi göreceğine inanıyoruz” dedi.

Arşivler