Tarım | Didim Özgürses

Bookmarks

Tarım

Gürer: “Üretici perişan, İktidar sadece seyrediyor.Çiftçi laf değil, İcraat bekliyor”

” patates ve soğan üreticileri “yandım anam ”diyor”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, patates ve soğan üreticilerinin sorunlarına değindi. Gürer,  “patates ve soğan taze satılabileceği gibi dondurulmuş ve işlenmiş ürün olarak değer bulacağı yerde depolarda çürüme noktasına erdi” dedi. TMO acil alım yapmasını istedi.

Gürer, ürün değer bulmadığı için kredi borçlarını ödeyemeyen Çiftçilerin haciz ve icra kıskacındaki olduklarını ve kelimenin tam anlamıyla “yandım anam” dediğini ifade etti.

Kilogram başına 1 liraya yakın maliyeti olan patates ve soğanın, maliyetinin çok altında fiyatlara bile satılamadığı için depolarda çürümeye terk edildiğini anlatan Gürer, iktidarın tarım konusunda planlamasının olmamasının, bu soruna neden olan en önemli etkenlerin başından geldiğine işaret etti.

PATATES VE SOĞANLI BASIN TOPLANTISI

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, patates ve soğan üreticilerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekti.

ÇÜRÜMEYE AZ KALDI

Tarım alanında yaşanan sorunların her geçen gün biraz daha büyüdüğünü kaydeden CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bu sorunlara çözüm bulunamaması halinde, Türkiye’de önümüzdeki dönemlerde kıtlık bile yaşanabileceği uyarısında bulundu.

Basın toplantısına getirdiği patates ve soğanları basın mensuplarına gösteren CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Niğde ve Nevşehir’de korunaklı olmayan depolarda bekletilen patatesin bir bölümünün filizlendiğini, halen değer bulacak depoda ürün olduğunu ancak  15 gün içinde ise çürüme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirtti.

NÜFUS ARTTI, ÜRETİM AZALDI

Ülkemizde 527 bin dekar alanda yıllık 2 milyon ton soğan ve 141 bin hektar alanda 5 milyon tona yakın patates üretiminin gerçekleştirildiğine dikkat çeken CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2000’li yıllarda Türkiye’nin nüfusunun, bugünkü nüfustan 30 milyon daha az olmasına rağmen, o dönemki patates üretiminin, bugünden daha fazla olduğunu anımsattı.

PATATES FİLİZLENDİ

Köy ve kasabaları sürekli ziyaret ederek üreticilerin yaşadığı sorunları birinci ağızdan dinlediğini ve bu sorunları Meclis’te gündeme getirdiğini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, filizlenmeye başlayan depolardaki patatesin, soğanın artık son aşamaya da geldiğini kaydetti.

PLANLAMA YOK

Buna rağmen halen kurtarılabilecek miktarda patatesin bulunduğunu söyleyen CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ülkemizde patates neden bu durumda? Soğanda niye bu sorun her yıl tekrarlanıyor? Çünkü planlama yok. Ürün para ederse çiftçi bir sonraki yıl daha çok ekiyor. İkinci yıl para etmeyince de ekim azalıyor. Bu kez sonraki yıl üretim az olduğu için tüketici daha pahalıya ürün almak zorunda kalıyor. Soğan ve patates bu nedenle üretici ve tüketici fiyatı en fazla değişken ürün oluyor, diye konuştu.

ÜRETİCİ “YANDIM ANAM” DİYOR

Patatesin ve soğanın katma değerli ürün haline dönüştürülmesi ve İhracat şansının olduğunu ancak iktidarı bu tür önerilere sürekli kulak tıkadığını ifade eden CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Maliyeti 1 lirayı bulan her iki ürün ne yazık ki bu yıl maliyetine bile satılamamıştır. Yalnız İç Anadolu’da 500 bin ton patates üretici deposunda bekliyor. Girdi fiyatları ile ürün maliyeti artıyor. Üretici Ürettiği ürünü satamıyor. Büyük bir mağduriyet var. Binlerce üretici kelimenin tam anlamıyla ‘yandım anam!’ diyor. Ürünü depoda kalmış, çürüme riski artıyor. Bankalara, tarım kredi kooperatiflerine olan borçlarını ödeyemeyen üretici, haciz ve icra kıskacıyla karşı karşıya. ” şeklinde konuştu.

BORÇLAR ERTELENİP FAİZLER SİLİNMELİ

Üreticilerin yaşadığı sorunların çözümüne yönelik değerlendirmelerde de bulunan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Tarım kredi kooperatifleri bu ayın sonuna kadar icraları ertelemişti; borçlarla ilgili bir yapılandırma gelmedi. Bu konuda Kanun Teklifi verdim. Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun da gibi Çiftçilerin borçlarının faizleri silinmeli, ödemeler ertelenmeli ve yeni faizsiz kredi olanağı sağlanmalıdır. Çiftçi yeniden ekim yapabilmesi için kredi alabilmelidir” dedi.

TMO ALIM YAPMALI

Her çiftçinin modern depolama olanağı olmadığını, genelde ev altlarında sınırlı süre ürün depolandığını belirten Gürer,“ Çiftçilerin ürün depolayabileceği TMO’nun modern korumalı depolar, tesisler yaparak çiftçiye destek olması gerektiğini  ve daha uzun süre ürünün  bozulmadan depolanmasının sağlanabileceğini söyledi. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer,  acilen ise TMO ve tarım kredi kooperatiflerinin maliyetini bile satılamadığı için depolarda çürümeyi bekleyen patates ve soğanları hemen satın alması gerektiğini de söyledi.

PATATES VE SOĞAN KATMA DEĞERİ YÜKSEK ÜRÜNLER SINIFINA ALINMALI

Ürünlerin depolarda çürümeye terkedilmesinin akıl almaz bir durum olduğuna işaret eden Gürer, “Patates ve soğan taze tüketilmesi yanında dondurulup, işlenerek katma değerli ürün olarak değer bulması sağlanabilir. İhracat yapılabilir.  Patates işlenerek Parmak patates, cips, püre, patates unu olacakta değerlendirilebilir. Çürütülmesi akıl alacak iş değil. Cumhurbaşkanı ‘dağı taşı ekin’ dediği için üretici ekti ama şimdi ürünlerini satamıyor. Bu duruma siyasi iktidarın el koyması en kısa sürede soruna çözüm üretmesi gerekiyor”  diye konuştu.

TÜRK TARIMINI KİMLER YÖNETİYOR?

İktidarın, ürünün değer bulması için herhangi bir çaba göstermediğine de vurgu yapan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, basın toplantısında şu konulara da değindi:

“İktidar ürünlerin çürümesini seyrediyor. Tarımın bütününde de sorunlar katlıyor. İthale dayalı politikalar ağırlık kazanıyor. Burada bir iş bilmezlik mi yoksa kasıt mı var? Tarım yurtdışından yazılan reçetelerle yürütülmekten vazgeçilmelidir. Dünya Bankası, IMF ve ABD’li uzmanları raporladığı tarıma yönelik süreçler adları kullanılmasa da uygulama olarak devam ediyor. Çiftçi mağduriyet her yıl artarak devam ediyor. Sorunlarına çözüm getirilmiyor. Girdi fiyatları adeta patladı. Çiftçi gübrenin yanına varmakta zorlanıyor. Sulama suyu için kullanılan elektrik faturasını ödeyemez durumda. Bir an önce çiftçilerin borçları ve depolardaki ürünlerle ilgili, çözüm üretilmeli. Sıkıntı büyüklüğünü iktidar fark etmelidir. Anadolu’da pek çok ilde patates üreticisi gerçek anlamda şok yaşıyor ve haklı olarak ne olacak bu işin sonu?  Sorusunu soruyor. Niğde, Konya, Aksaray, Nevşehir, Afyonkarahisar, Bolu’da patates sorunu var. Ankara, Amasya, Çorum’da soğanla ilgili sorunlar büyüyor. İktidar laf üretmek yerine sorunlara çözüm bulmalı. Patates tamamı geçmişte Toprak Mahsulleri Ofisi üreticiden almıştı. Durum vahim, bu yılda aynı uygulama yapılıp acilen TMO alıma girmelidir.”

 

Düzenleyicileri Hasat Türk gazetesi, Ulusal Eğitim Derneği İzmir Şubesi ve Doğal ve Kültürel Yaşam Girişimi olan Ulusal Tarım Çalıştayı’nın 25.02.2021 tarihindeki son oturumunda ‘Bitkisel Üretim, Tarım Hukuku ve Sigortası’ konusu konuşuldu.

Kolaylaştırıcısı Ulusal Eğitim Derneği İzmir Şubesi Başkanı Osman Gazi Oktay olan oturumda  Dr. Mustafa Kozan, Dr. Fadime Ateş, Mehmet Sarı ve Hakkı Tatlıcıoğlu sunum yaptı

Dr. Mustafa Kozan buğday bitkisi, tarım hukuku ve sigortası hakkında bilgilendirme yaptı. Dr. Fadime Ateş bağcılık, Mehmet Sarı incir ve zeytin, Hakkı Tatlıcıoğlu zirai kurumlardaki işleyişi anlattı.

Sunum sonrası Osman Gazi Oktay, Ulusal Tarım Çalıştayı’nın düzenlenmesini gerçekleştiren Ulusal Eğitim Derneği İzmir Şubesi Kurucu Başkanı Dr. Mustafa Kozan’a, Doğal ve Kültürel Yaşam Girişimi Sözcücü Ahmet Tuncay Karaçorlu’ya, Hasat Türk gazetesi sahibi Erdem Ak’a, 9 gün boyunca yayının sağlıklı bir şekilde size ulaşmasını sağlayan Deniz Düzgün’e ve 17 oturum boyunca sunum yapan üretici, örgüt temsilcisi ve akademisyenlere teşekkür etti.

Erdem Ak’ın hazırladığı taslak sonuç bildirgesinin kendisi tarafından okunmasıyla Ulusal Tarım Çalıştayı sona erdi.

Düzenleme Komitesi daha sonra bir araya gelerek, sonuç bildirgesine son şeklini vererek kamuoyu ile paylaşacak.

Kitap haline getirilecek sunumlar, ziraat fakültesi öğrencilerine, ziraat örgütlerine ilgili kurum ve kuruluşlara gönderilecektir.

Oturumların tümü kayıt altına alınmış olup, YouTube’a Ulusal Tarım Çalıştayı yazarak 9  kayıt izlenebilir.

Ulusal Tarım Çalıştayı Düzenleme Komitesi Sözcüsü

                                                                 Osman Gazi Oktay

 

Düzenleyicileri Hasat Türk gazetesi, Ulusal Eğitim Derneği İzmir Şubesi ve Doğal ve Kültürel Yaşam Girişimi olan Ulusal Tarım Çalıştayı’nın 24.02.2021 tarihindeki 1. Oturum’unda ‘Kırsal Kalkınma Bir Tercih midir?’ konusu konuşuldu.

Kolaylaştırıcısı Prof. Dr. Bülent Gülçubukl olan oturumda Tire Süt Kooperatifi Başkanı Mahmut Eskiyörük, Dr. Erhan Ekmen ve Hasat Türk gazetesi sahibi Erdem Ak sunum yaptılar.

Aynı tarihte yapılan 2. Oturum saat 21.30’da başladı, 23.00’de bitti. Kolaylaştırıcısı Prof. Dr. Yaşar uysal olan oturumda ‘Tarımsal Ticaret ve Pazarlamada Başlıca Sorunlar’ konusu hakkında sunum yapıldı. Oturumun konuşmacıları Pınar Nacak, Serdar Türkmen ve Dr. Mehmet Uğurlu idi.

25.02.2021 tarihindeki Oturum saat 20.00’de başlayıp, 21.30’da sona erecek. ‘Bitkisel Üretim, Tarım Hukuku ve Sigortası’ konulu oturumun kolaylaştırıcısı Ulusal Eğitim Derneği İzmir Şubesi Başkanı Osman Gazi Oktay, konuşmacıları Dr. Mustafa Kozan, Dr. Fadime Ateş, Mehmet Sarı ve Hakkı Tatlıcıoğlu olacak.

17-25 Şubat tarihleri arasında her gün 2 oturum olarak gerçekleşen çalıştayın sonuncusu olan bu oturumun ardından, Ulusal Tarım Çalıştayı Düzenleme Komitesi üyesi Erdem Ak, sonuç bildirgesini okuyacak.

Daha sonra kitap haline getirilecek sunumlar, ziraat fakültesi öğrencilerine, ziraat örgütlerine ilgili kurum ve kuruluşlara gönderilecektir.

Oturumların tümü kayıt altına alınmış olup, YouTube’a Ulusal Tarım Çalıştayı yazarak 9  kayıt izlenebilir.

Ulusal Tarım Çalıştayı’nın son oturumunu izlemek isteyenler, Google’a youtube yazarak, YouTube’a giriş yaptıktan sonra, arama motoruna Ulusal Tarım Çalıştayı yazarak, live (Canlı) olanı tıklayıp, izleyebilir ve soru yöneltebilirler.

Ulusal Tarım Çalıştayı Düzenleme Komitesi Sözcüsü Osman Gazi Oktay

 

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, İzmir Milletvekili Atila Sertel, İstanbul Milletvekili Yüksel Mansur Kılınç Meclis’te düzenledikleri basın toplantısında, tarımda yaşanan sorunların patates depoları basılıp, gübre bayileri denetlenerek çözülemeyeceğini ve yaşanan problemlerin özüne inilmesi, girdi maliyetlerini düşürecek önlemler alınması gerektiğini belirttiler.

TBMM’DE AÇIKLAMALAR

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “ Çiftçilerin tarım kredi kooperatiflerine ve bankalara olan borçlarının en az 5 yıl sonra ödenmek üzere 2026 yılına kadar ertelenmesi, faizlerin silinip yeni kredilerin verilmesi istemiyle hazırladığı Kanun Teklifini TBMM Başkanlığına sunduğunu anımsattı. Gürer, bu teklifin değerlendirilmemesi halinde, tarımda yaşanan sorunların giderek artacağını ve gıdaya erişim dahil çok daha büyük problemlerin yaşanabileceği uyarısında bulundu.

GÜBRE DE SORUN VAR

Gübre fiyatlarındaki fahiş fiyat artışını da gündeme getirdiklerini hatırlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ancak iktidar, çözümü gübre satan bayileri denetlemekte buldu. İşin özü hiçbir zaman gündeme taşınmadı, bayi denetleyerek yapılan algı operasyonlarıyla bu sorunun çözülemeyeceği bilinmelidir” diye konuştu.

SORUNUN ÖZÜNE İNİLMELİ

Gübretaş’ın tarım kredi kooperatiflerine gübre verirken, kendi bayilerine gübre vermediğini anlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Tarım Kredi Kooperatifleri gübreyi kaça alıyor? Gübretaş kaça mal ediyor? Sonuçta bayiler bunu kaça satıyor? Birileri gübre bayilerini denetleyerek suçlu ilan edip kamuoyu oluşturmak yerine işin özüne inmelidir” şeklinde konuştu.

ARTAN GÜBRE FİYATLARI ÇİFTÇİYİ PERİŞAN ETTİ

Geçen yıl 1100 TL olan bir gübre çeşidinin bu yıl 1800 TL’ye, 1160 TL olan başka bir gübre çeşidinin 2 bin 160 TL’ye, 2 bin 200 TL olan gübrenin 3 bin 100 TL’ye ve 1860 TL olan gübrenin ise 3 bin 140 TL’ye çıktığını ifade eden CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bir yıl öncesine göre gübre fiyatları katladı. Çiftçi tarlaya gübre atamazsa verim ve rekolte düşer. Bunun sonucu olarak saten ithalata bağlı olan bir ülke haline gelen Türkiye, daha çok ürün ithal etmek zorunda kalır” dedi.

GÜBREDE DESTEK YETER Mİ?

CHP milletvekili Gürer, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gübre desteklerini % 100 artırdık dediğini, bu artışın çiftçi için çözüm olmadığını ifade etti. Çiftçi Faik Toy  Cumhurbaşkanı destek açıklamasını değerlendirmiş, Faik Toy diyor ki “Gübre desteği 8 TL’den 16 TL’ye çıkarıldı. Kulağa hoş geliyor ama

(1 dekar için 60 kg gübre kullanılıyor) artış bir kilogram gübre fiyatında 13 kuruşa tekabül ediyor. Yani bu durumda çiftçi üre gübresini tonu 3130 TL’ye değil de 3000 TL’ye almış gibi olacak oysaki üre gübresi 1800 TL idi. Bilindiği üzere gübrelere %100 zam geldi. Ama desteğine de %100 zam yapıldı. İlk bakışta sanki bu zamların tamamı karşılanmış gibi bir çağrışım var. Oysaki gübre desteğine yapılan %100 artış gübre zammının sadece %10’unu karşılıyor. “ diyor. Artış gübrede sorunu çözmüyor. 1800 liradan 3100 liraya çıkan gübre için Cumhurbaşkanının açıklaması çiftçiye gerekli ve yeterli desteği sağlamamıştır” diye  konuştu.

GÜBREYİ NEDEN KENDİMİZ ÜRETMİYORUZ?

İlaç, gübre, tohum, mazot, tarımsal sulama amaçlı kullanılan elektrikteki fiyat artışlarının engellenememesi durumunda, bitkisel üretimin önümüzdeki süreçte daha sorunlu bir hale geleceğini vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Gürer, “Gübreyi 15 firma ithal ediyor. Rusya, Bulgaristan, Romanya ve Ukrayna’dan gübre alıyoruz. Neden kendimiz üretemiyoruz? Gübrede dahi dışa bağımlıyız” şeklinde konuştu.

İKTİDARA UYARI

Gürer, tarımdaki sorunlar konusunda siyasi iktidarı bir kez daha uyardığını da belirterek, “Sorunlar derinleşiyor; alana gidip çiftçinin, besicinin sesini kulak verin ve bir an önce çözüm getirecek düzenlemeleri hayata geçirin” ifadelerini kullandı.

 

 

Düzenleyicileri Hasat Türk gazetesi, Ulusal Eğitim Derneği İzmir Şubesi ve Doğa ve Kültürel Yaşam Girişimi olan Ulusal Tarım Çalıştayı’nın 20.02. 2021 tarihindeki 1. Oturum’unda ‘Tarım Medyasının Rolü’ konusu konuşuldu.

Kolaylaştırıcısı Dr. Erhan Ekmen olan oturumda Hasat Türk gazetesi sahibi Erdem Ak, Köy TV’nin basın emekçisi A. Berk Akkaş, Agro TV haber müdürü Merve Ekinci, sunum yaptılar.

Aynı tarihte yapılan 2. Oturum saat 21.30’da başladı, 23.00’de bitti. Kolaylaştırıcısı A. Tuncay Karaçorlu olan oturumda ‘Kırsal Alan ve Mekansal Planlama’ konusu hakkında sunum yapıldı. Oturumun konuşmacıları Doç Dr. Ayşegül Altınörs Çırak, doç. Dr. Neriman Yörür idi.

21.02.2021 tarihindeki 1. Oturum saat 20.00’de başlayıp, 21.20’de sona erecek. ‘Toprak ve Sürdürülebilirlik Ekseninde Tarım’ konulu oturumun kolaylaştırıcısı Prof. Dr.Tayfun Özkaya, Konuşmacıları Prof. Dr. İlyas Yılmazer, Prof. Dr. Burçin Çokuysal, Prof. Dr.Yusuf Kurucu olacak.

21.30-23.00 arasındaki ‘Tarımda ve Kırsalda Eğitim’ konulu 2. Oturum’un kolaylaştırıcılığını Ulusal Eğitim Derneği İzmir Şube Başkanı Osman Gazi Oktay yapacak. Konuşmacıları Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı, Adabelenliler Derneği Başkanı Mustafa Özmen ve Osman Gazi Oktay olacak.

Ulusal Tarım Çalıştayı’nı izlemek isteyenler, Google’a youtube yazarak, YouTube’a giriş yaptıktan sonra, arama çubuğuna Ulusal Tarım Çalıştayı yazarak, live olanı tıklayıp, izleyebilir ve soru yöneltebilirler.

                                                       Ulusal Tarım Çalıştayı Düzenleme Komitesi Sözcüsü

                                                                               Osman Gazi Oktay

Türkiye Gerçeği gazetesi, Hasat Türk gazetesi, Ulusal Eğitim Derneği İzmir Şubesi ve Doğa ve Kültürel Yaşam Girişimi olarak, İzmir İktisat Kongresi’nin 98. yıl dönümünde çevrimiçi Ulusal Tarım Çalıştayı düzenliyoruz.

İnsanlığın yaşamını kabusa çeviren Kovit-19 salgınını, yarara çevirmeye çalıştık. Büyük bütçe gerektiren bir çalıştayı, ülkemizin her yanından çiftçilerimiz, örgüt temsilcileri ve değerli bilim insanlarımızın katılımıyla çevrimiçi olarak gerçekleştireceğiz.

Çalıştayımız 17 Şubat’ta başlayıp, 25 Şubat’ta sona erecektir. Çalıştay, her akşam 20.00-23.00 saatleri arasında 2 oturum olarak  gerçekleştirilecektir. Çalıştay, YouTube üzerinden yayımlanacak, konuşmacılarımız sunumlarını yaptıktan sonra izleyicilerin sorularını yanıtlayacaktır.

Ulusal Tarım Çalıştayı, Düzenleme Komitesi Sözcüsü Osman Gazi Oktay’ın, 17 Şubat 2021 tarihinde saat 19.30-20.00 arasında yapacağı açış konuşmasıyla başlayıp, 25.02.2021 tarihinde saat 21.30-22.00 arası Erdem Ak’ın okuyacağı sonuç bildirgesiyle sona erecektir. Daha sonra kitap haline getirilecek olan sunumların, sektöre, halkımıza, ülkemize ve insanlığa katkı sunmasını umuyoruz.

Ulusal Tarım Çalıştayı, İzmir İktisat Kongresi’nin 4 bileşeninden biri olan çiftçilerimizin (tarım sektörünün) sorunlarını tartışmak, tarımın güncel durumunu gözler önüne sermek, geleceğe yönelik beklentileri belirlemek ve çözüm önerilerini sunmak amacıyla düzenlendi. Bildiğiniz gibi tarım, salgın döneminde, tüm ülkelerin gündemi haline gelmeye başladı.

Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün, ekonomik bağımsızlık olmadan siyasi bağımsızlığın olamayacağı düşüncesiyle, 17 Şubat 1923 tarihinde daha Cumhuriyet ilan edilmeden, İzmir İktisat Kongresi düzenletmesi anlamlıdır.

Kongrenin İzmir’de yapılması rastlantı değildir. İzmir 19. Yüzyıl’ın 2. yarısından itibaren bir ticaret merkezi haline geldi. İzmir’in işgali ve kurtuluşu, Türkiye’nin işgali ve kurtuluşu olarak algılandı. İzmir’in işgali ve atılan İlk Kurşun sonrası yapılan Büyük İstanbul Mitingi, Kurtuluş Savaşımızın tetikleyicisi oldu. 9 Eylül 1922’de İstanbul ve Edirne işgal altında olmasına rağmen “Türkiye kurtuldu” kabul edildi. İzmir’i ve İzmirlileri çok seven Atatürk’ün , kurtuluş ve aydınlanma mücadelesindeki İzmir’in öncü rolünü bilmesi de önemli bir etkendir. Bugün dahi kurum ve kuruluşlar, herhangi bir konuda İzmir’in ne düşündüğünü önemserler.

İzmir Valiliği’nin, İzmir İktisat Kongresi’nin yapıldığı 1970’li yılların sonuna kadar varlığını koruyan binanın, son günlere kadar otopark olarak kullanılan arsayı satın alması sevindiricidir.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne düşen görev, satın alınan bu arsaya İzmir Valiliği ile birlikte aslına uygun bir bina inşa etmektir.

Atatürk’ün en az Erzurum ve Sivas kongreleri kadar önemli bulduğu İzmir İktisat Kongresi’nin, yıl dönümünde bu binada çalıştaylar düzenlenmelidir. Ülkemizin ekonomik politikalarının gözden geçirilmesinin, aksaklıkların tespit edilerek, çözüm önerilerinin sunulmasının halkımıza ve ülkemize sayısız katkıları olacağı açıktır.

Ülkemizi toplu iğne üretemezken, kendi kendine yeter hale gelmesinde önemli bir rol üstlenen İzmir İktisat Kongresi’nin yıl dönümünde bu çalıştayı düzenleyerek, Ata’mıza, halkımıza ve ülkemize olan sorumluluğu yerine getirmeye çalışacağız.

Ulusal Tarım Çalıştayı’nın konuları, katılımcıları ve oturum saatlerini gösteren program ektedir. Aşağıdaki bağlantıyı tıklayıp, programa katılıp, sorular sorabilirsiniz.

https://www.youtube.com/channel/UCFA67A9B7PEsW85yPLBDaOw

Ulusal Tarım Çalıştayı Düzenleme Komitesi Sözcüsü  Osman Gazi OKTAY

 

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yem fiyatları her yıl katlanarak artarken, üreticinin süt fiyatlarını neredeyse aynı seviyede satmak zorunda kalmasıyla oluşan mağduriyeti soru önergesiyle Meclis gündemine taşıdı. 

Gürer’in önergesini yanıtlayan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, yem fiyatlarının düşürülmesi için 2016 yılında KDV oranının sıfırlandığını  söyledi. Ancak bu düzenleme yemde fiyat artışının hızını kesmedi.

Önerge sahibi Gürer, “KDV oranının sıfırlanması yem fiyatlarını düşürmediği gibi aksine yeme zam geldi ve sonrasında da zamlar durmadı. Bir yılda iki kat zamlanan yem fiyatlarına besicinin dayanacak gücü kalmadı. Üretici kazanamıyor, süt mamullerinde fiyat artıyor ve o artış besiciye değil aracıya gittiği için besiciye de fayda sağlamıyor” diyerek tepkisini dile getirdi. 

SÜT PRİM DESTEĞİ YETERSİZ 

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım ve Orman Bakanlığına yönelttiği soru önergesinde yem fiyatları sürekli artarken, üreticinin sattığı sütün litre fiyatlarında çok az bir değişim olduğuna dikkat çekerek, süte verilen cüzi miktardaki prim desteğinin de sorunu çözmediğini belirtti.

YEM PİYASASINDA DÜZENLEME YAPILACAK MI?

Gürer, bu durumda süt hayvanlarının kesime gönderilmeye başlandığına işaret ederek, “Süt fiyatları için yem piyasasının düzenlenmesi adına bir çalışma var mıdır?” şeklindeki sorusuna yanıt istedi.

REFERANS FİYATINI KİMLER BELİRLİYOR 

Gürer’in önergesini yanıtlayan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ise çiğ sütün tavsiye fiyatının Ulusal süt konseyince belirlenerek ilan edildiğine işaret etti ve “Ulusal süt konseyinin yönetim kurulunda üç üretici, üç sanayici, üç kamu ve üç STK ve araştırma kurumu grubunun temsilcisi bulunmaktadır” dedi. Gürer konseyin fiyat belirlemede etkisinin düşük kaldığını, AKP iktidarının fiyat konusunda konseyi yönlendirdiğini ifade etti. Bakan sorumluluğu konseye atıyor ama konseyde bu fiyatı iktidarın tavsiye ve telkini ile belirlediğini saklıyor” diye konuştu.

BİR YILDA BİR ARTIŞ

2020 yılının ilk 6 aylık döneminde destek dahil ortalama paritenin 1,44 olarak gerçekleştiğini söyleyen Bakan Pakdemirli “Üreticilerimizin süt üretim maliyetlerinde yaşanan artışlardan etkilenmesini önlemek amacıyla Temmuz- Eylül dönemine ait çiğ süt desteği 40 kuruşa çıkarılmış ve ilk iki ayın desteği ödenmiştir. Ekim – Kasım- Aralık aylarına ait çiğ süt desteği ise 30 kuruş olarak belirlenmiştir. Bu sayede paritenin 1,30’un üzerinde kalması sağlanmıştır” dedi.

Ulusal Süt Konseyinin 11 Aralık 2020 tarihindeki toplantısında 2021 Ocak-Nisan ayları için çiğ süt tavsiye satış fiyatının 2.80 TL/L olarak açıklandığını hatırlatan Bakan Pakdemirli, “Tarımsal ürünler ve gerekse tarımsal ürünler içinde bulunan maddeler ile diğer tüm maliyet parametrelerine ait fiyatlar, serbest piyasa ekonomisi şartları içerisinde oluşmaktadır. Bununla birlikte çiftçilerimizin ve her ölçekteki üreticilerimizin korunması için Bakanlığımızca yem fiyatları hassasiyetle izlenmekte ve üreticilerimize yönelik muhtelif destekler verilmektedir” diye konuştu.

ÖNLEMLER YETERSİZ 

Önerge sahibi CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise süt inekçiliğinde maliyetlerin her yıl katlanarak arttığını belirterek, “Geçen yıldan bu yana başta sanayi yemi, küspe, saman ve yonca olmak üzere yem fiyatları iki kat arttı. Buna karşın, sütün referans fiyatı 2 lira 30 kuruştan 2 lira 80 kuruşa çıkarıldı. Bu fiyatlarda alım sınırlı düzeyde kaldı. Süt toplayan firmalar 2.50 kuruşa alıyorlar. Maliyet artışıyla süt fiyatı artışı arasında dağlar kadar fark var. Destek tutarları sürekli değişiyor. Temmuz -Eylül 2020 döneminde 40 kuruş iken Ekim-Kasım-Aralık aylarında 30 kuruşa düşürüldü. Yem fiyatı arttı. Destek düştü. Piyasanın bu anlamda mutlaka bir düzene sokulması gereklidir“ dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, mağduriyeti giderek artan esnaf ve çiftçinin kendi canına kıyacak kadar bulandığını belirterek, “İktidarı uyarıyorum; çiftçinin borçlarını erteleyip faizleri sıfırlayın, yeni destekler verin. Aksi takdirde gıdaya erişimde büyük sorunlar yaşanabilir” dedi.

Tarım kredi kooperatiflerine ve bankalarla 180 milyar lira borcu olan çiftçilere, 2006 yılında çıkarılan Tarım Kanunu’na göre verilmesi gereken 210 milyar lira tutarındaki desteğin verilmediğine dikkat çeken Gürer, “Çiftçilerin borç ve alacaklarının dengelenerek onları rahatlatacak bir düzenleme yapılmalı, borçlar 5 hasat dönemine ötelenip faizler silinmeli” diye konuştu.

GÜRER’İN BASIN TOPLANTISI

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, esnaf ve üreticilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti, iktidarı da sert bir üslupla uyardı.

40 YILDIR ÇİFTÇİYİ HİÇ BÖYLE GÖRMEDİM

Geçtiğimiz hafta sonu Niğde’nin ilçelerine, köy ve kasabalarını gezdiğini anlatan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üretici ve esnafın yaşadığı mağduriyetin giderek derinleştiğine şahit olduğunu belirterek, 40 yıldır hiçbir dönem Niğde’de esnafın, çiftçinin bu kadar dert yandığını görmemiştim. Üretici ve esnafın mağduriyetine iktidar çözüm üretmelidir” dedi.

TARIM ARAZİLERİ DARALIYOR

1928’de 6 milyon 500 bin hektar olan ekilebilir tarım arazilerinin 1950’de 25 milyon, 1980’de 28 milyon hektara ulaştığını anımsatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “AKP dönemlerinde tarım arazilerinde önemli daralma oldu. 2010 yılında 24 milyon 300 bin hektar olan tarım arazisi 2019 yılında 23 milyon 100 bin hektara düştü. Cumhurbaşkanlığı verilerine göre arazisi varlığı 2010 yılında 24 milyon 400 bin hektardan 2019 yılında 23 milyon 100 bin hektara düştüğü görülüyor. Bunun 15 milyon 400 bin hektarı ekilen, 3 milyon 400 bin hektarı nadas 790 bin hektarı sebze, 3 milyon 500 bin hektarı meyve ve zeytin ağaları ve bağcılık için ayrılan alan olarak görülüyor” diye konuştu.

BORÇLAR 64 KAT ARTTI

Toplulaştırma ve sulama suyu sorununun çözülemediğini, üreticilerin bankalara ve tarım kredi kooperatiflerine 180 milyar TL borcunun olduğunu belirten Gürer, “Borçlar 2002 yılına göre 64 kat arttı. Bankalara ve tarım kredi kooperatiflerine olan borçların 5 hasat dönemine yayılması ve faizlerin silinip üreticilerine yeni desteklerin verilmelidir” diye konuştu.

Gürer, “Çiftçi, köylüde para olmayınca kente alışveriş için gidememesi,  Okulların ve 38 bin öğrencisi olan Niğde üniversitesinin kapalı olması da esnafa büyük  darbe vurmuş, ciddi gelir kaybı yaratmış, birçok işyeri kapalı durumda “ dedi.

İTHALAT ÜLKESİ OLDUK

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, stratejik bir alan olan tarımla ilgili olarak tüm ülkelerin kendi kendine yetebilecek bir sistemi oluşturmanın yolunu aradığını da belirterek, “Pandemi döneminde ithalata dayalı politika nedeniyle ülkemiz büyük sıkıntıya düştü. Çünkü hububat, bakliyat, ham yağ, pirinç ve soya gibi ürünler ithal ediliyordu. Bunların yurtdışı fiyatlarının artması ülkemizde de fiyatların birden tavan yapmasına neden oldu. Örneğin ayçiçek yağı; Rusya, Ukrayna, Arjantin gibi ülkelerden bitkisel ham yağ getiriliyordu. Buralarda gümrük yüksetilerek bize daha pahalıya ürün verilmeye başlandı. Bunun da yansıması tüketicinin daha pahalıya ürün olması olarak ortaya çıktı” şeklinde konuştu.

GİRDİ MALİYETLERİ SÜREKLİ ARTIYOR

4 ay önce 1800 TL olan üre gübresinin fiyatının 3 bin 100 TL’ye çıktığını geçen yıla göre fide fiyatlarının da yüzde 17 ila yüzde 20 arasında arttığını söyleyen Ömer Fethi Gürer, “artan gübre fiyatları ve diğer girdi maliyetlerinin yükselmesi üreticinin gübre kullanmamasına, bunun da rekolte ve verim kaybına neden olması anlamına geliyor” ifadelerini kulandı.

PATATES DEPODA KALDI

Türkiye’de en çok patates üretiminin yapıldığı Niğde’de depoda kalan patatesin TMO ve tarım kredi kooperatiflerinin mutlaka alımını yapması gerektiğini vurguladı.

AY’A TARIM BAKANI GİTSİN

İktidarın çiftçilerin sorunlarına duyarsız kaldığına da değinen Gürer, “Çiftçiler Ay’a kim gidecek sorusuna verdiği yanıtta ‘Tarım Bakanı gitsin’ diyorlar. Ama tarım bakanının gitmesiyle bu işler çözülmüyor. Yerine gelecek bakan da aşağı yukarı belli. Çünkü 18 yıldır çiftçinin lehine değişen bir tarım politikası yok” dedi.

İKTİDARA UYARI…

Yaşanan mağduriyetin çok derinleştiğini kaydeden CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “iktidarı uyarıyorum; önümüzdeki yıl gıdada daha büyük sorunlar yaşanmaması için çiftçilerin borçları ötelenip faizleri silinmeli çiftçiye yeni desteklen sağlanmalı, kadın ve genç çiftçiler özendirilmeli” ifadelerini kullandı.

 

 

Büyükşehirlerdeki marketlerde 3 liradan satılan patates, üretim merkezi olan Niğde’de maliyetinin çok altına bile alıcı bulmadığı için üreticiler tarafından hayvan yemi olarak kullanılmaya başlandı.

Cumhuriyet Halk Partisi(CHP)Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, köy ve kasabalarda 1 liraya mal ettiği patatesi, tüccara  50-60 kuruşa bile satamayan ve çürüme tehlikesine karşı, ürününü hayvan yemi olarak kullanmaya başlayan üreticileri ziyaret etti.

İktidara patatesle ilgili çağrısını yineleyen CHP Milletvekili  Ömer Fethi Gürer, “TMO ve tarım kredi kooperatifleri, depolarda kalan patatesleri alarak hem hayvan yemi olmaktan kurtarsın, hem de fakir fukaranın tüketeceği gıda maddesi haline dönüştürsün” dedi.

GÜRER, KÖY VE KASABALARDA ÜRETİCİLERİN SORUNLARINI DİNLEDİ

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, köy ve kasaba ziyaretlerinde, depolarda çürümeye terkedilen patatesi hayvan yemi olarak kullanan üreticilerin sorunlarını dinledi.

ÜRETİCİ, GÜRER’E DERT YANDI

Gürer’e dert yanan üreticiler, 1 liraya mal ettikleri patatesi tüccara 60 kuruşa bile satamadıklarını belirterek, “Satamadığımız patatesi artık hayvan yemi olarak kullanıyoruz. Bu ürün 1-2 ay daha depoda kalırsa çürür ve o zaman hayvan yemi olarak da kullanılamaz” dediler.

MAĞDURİYET VAR

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise pandemi koşullarına rağmen binbir emekle üretim yapan çiftçilerin, ürünlerini maliyetine bile satamaması nedeniyle ciddi mağduriyet oluştuğunu belirtti.

YEM ZAMLANDI, ÜRETİCİ SATAMADIĞI PATATESİ HAYVAN YEMİ YAPTI

Niğde’deki depolarda 500 bin tona yakın patatesin artık çürümeye yüz tuttuğunu anlatan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “1 liraya mal edip ürününü 60 kuruşa satamayan üretici, hayvan yemine gelen zamları da göz özünde bulundurarak, patatesi hayvan yemi olarak kullanmaya başladı. Bu durum üretici açısından üzüntü vericidir” dedi.

BÜYÜKŞEHİRLERDE 3 LİRA, DEPODA 50-60 KRŞ ALAN YOK

Büyükşehirlerdeki marketlerde 3 liradan satılan patatesin, Niğde’de tüccara 60 kuruşa bile satılamadığına değinen CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “İktidar patates üreticisinin sorunlarına kulak tıkıyor. Bu olumsuz tabloyu aylar önce öngörüp yetkilileri uyardık. En azından maliyetini karşılayacak bir fiyatla bu ürün TMO ve Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığıyla alınıp, yine uygun fiyatlarda tüketiciye sunulabilir. Halen bir şans daha varken, iktidarın bu çağrımızı dikkate alıp, patatesin hayvan yemi olarak kullanılmasını önleyip, fakir fukaranın tüketebileceği bir gıda maddesi haline getirmesi gerekir. 1 -2 ay daha bu ürün depoda kalırsa, çürür ve hayvana yem olarak bile verilmez” diye konuştu.

 

 

Ziraat Bankası’nın internet sitesindeki ilanlarda tam 874 adet satılık tarla, bağ ve bahçe bulunuyor. Çiftçiler borçlarını ödeyemedikçe, geçim kaynağı olan tarlalar Ziraat Bankası’nın eline geçiyor. İlanlarda 1 milyon liralık bahçeler de var, 15 bin liralık buğday tarlaları da.

2020, özellikle tarım kesimi için zor bir yıl oldu. Bir yandan artan çiftçi borçları, diğer yandan döviz kurlarının yukarı yönlü hareketiyle artan girdi maliyetleri, pandemiyle birlikte başlayan ihracat yasaklarıyla birleşince bir çok çiftçi borcunu ödemekte zorlandı.

Bu durum Ziraat Bankası’nı tarla zengini haline getirmiş durumda. Bankanın internet sitesinde ilana çıkan yüzlerce tarla bulunuyor. Borçlar ödenmekte zorlanınca, borçlunun varlıkları haczediliyor.

Ziraat Bankası’nın bu şekilde sahip olduğu 1918 gayrimenkul dün itibariyle internet sitesinde satışta görünüyor. Bu gayrimenkullerin ise 874’ü tarla, bağ ve bahçeden oluşuyor.

Bunlar ise çeşitli fiyat aralıklarında değişiyor. İlanlarda 1 milyon TL’nin üzerinde portakal bahçesi de, 15 bin TL’lik buğday tarlası da bulunuyor.

Öte yandan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre tarım kesiminin bankalara kasım ayı itibariyle 128,8 milyar lira kredi borcu bulunuyor. Bu borcun 2019’un aynı ayında 108,3 milyar lira olduğu düşünülürse, çiftçilerin borcunda son 1 yıldaki artış yüzde 18,9 oranında gerçekleşti.

BORCUNUN ÖDEYEMEYEN ÇİFTÇİNİN TARLASI BANKANIN OLDU

Çiftçilere kolaylık sağlamak ve tarımın gelişmesine yardımcı olmak için kurulan Ziraat Bankası, borçlarını ödeyemeyen çiftçilerden eline geçen 890’ı tarla, 120’si arsa toplam bin 940 gayrimenkulü satıyor.

Türkiye’de tarımı ve özellikle hayvancılığı desteklemek için kurulan Ziraat Bankası’nın internet sitesinde, borcunu ödeyemeyen çiftçilerin el konulan tarla, bağ bahçe hatta evleri satılıyor.

Bankanın internet sitesindeki ilanlarda 890’ı tarla bağ ve bahçe, 120’si arsa toplam bin 940 gayrimenkul satışta bulunuyor.

Türkiye’nin her yerinden gayrimenkullerin yer aldığı ilan sayfasında 10 bin liralık buğday tarlaları da var, 1 milyon liralık bahçeler de. Satışa çıkarılan tarla, bağ ve bahçelerin çiftçilikle ilgisi olmayanların eline geçmesi tarım üretimini olumsuz etkiliyor.

ÇİFTÇİ ÜRETİMDEN UZAKLAŞTIRILIYOR

Aydın Efeler Ziraat Odası Başkanı Mehmet Kendiroğlu, çiftçiler borçlarını ödeyemedikçe, ipotek gösterdiği geçim kaynağı olan tarlaların, gayrimenkullerin banka ve Tarım Kredi Kooperatifinin olduğunu söyledi.

Çiftçinin elinden alınan ve bankanın satışa çıkardığı toprağın başka bir çiftçiye geçmediğini söyleyen Kendiroğlu, “Bankanın satışa çıkardığı toprak başka bir çiftçiye geçse belki bir teselli olacak, ama maalesef başka bir çiftçiye geçmiyor. Çiftçi olmayan farklı ellere geçiyor, bu bizi çok üzüyor. Özellikle pandemi sürecinde üretimin ne kadar değerli ve önemli olduğunu gördük. Çiftçimizin bu tür uygulamalarla üretimden uzaklaştırılmaması gerekiyor. Elindeki toprağı aldığımızda o üretimden dışarı çıkacaktır. Çiftçiyi üzmek yerine biraz rahatlatmak gerekir” dedi.

BORCU BEŞ YIL ERTELENMELİ

Üreticinin son yıllarda sürekli artan bir sıkıntılı süreç yaşadığını da sözlerine ekleyen Mehmet Kendiroğlu, çiftçinin borçlarının yapılandırılması gerektiğini kaydetti.

Kendiroğlu, “Çiftçimiz son üç yıldır gittikçe artan sıkıntılı bir süreç yaşıyor. Özellikle bu yıl pandemi nedeniyle sıkıntı çok arttı. Tarım bakanımızla görüştük. Çiftçilerin borçlarının mümkünse faizsiz, değilse çok düşük faizle beş yıla taksitlendirilmesiyle nefes alabileceğini ilettik. Kısım kısım bazı erteleme ve ötelemeler oldu ama çiftçimizi rahatlatan bir şey olmadı” şeklinde konuştu.

 

Arşivler