Gündem | Didim Özgürses

Bookmarks

Gündem

A wonderful serenity has taken possession of my entire soul, like these sweet mornings of spring which I enjoy with my whole heart.

Ünlü sanatçı Mehmet Erdem,önceki gece Jolly Joker Vadistanbul sahnesinde muhteşem bir konsere imza attı.

Sevenlerinin saatler öncesinden doldurduğu konser alanında şarkılarıyla geceye damgasını vuran Erdem, sevenlerine unutulmaz anlar yaşattı. Programına ‘Hakim Bey’, ‘Acıyı Sevmek Olur Mu?’, ‘Aşkımız Bitecek’ gibi hit olmuş parçaları ile başlayan Erdem, son albümünden de şarkılar seslendirerek, ”Bu gece sizler için çok özel bir repertuvar hazırladık. Arabesk’den oyun havalarına kadar bir çok şarkıyı hep beraber söyleyeceğiz.” dedi.

Konserinin sonlarına doğru Ahmet Kaya’nın ‘Arka Mahalle’ ve ‘Kum Gibi’ parçalarını söyleyen Mehmet Erdem, “Ahmet Kaya’dan şarkılar okumazsam olmazdı. Onunla aynı sahnede şarkılar söylemeyi çok isterdim.” diyerek performansını Ahmet Kaya şarkılarıyla süsledi. Yaklaşık iki buçuk saat sahnede kalarak kendisini dinlemeye gelenleri adeta büyüleyen ünlü sanatçı, otuz beş şarkılık repertuvarı ile sahnesini ara vermeden sonlandırdı. Öte yandan başarılı sanatçı son zamanlarda gündemden düşmeyen kadına şiddete olaylarına da vurgu yaparak ” Kadınlara şiddeti lanetliyorum. İnşallah bu kötü olaylar son bulur. ” sözleriylede etkinlik alanını dolduran binlerce dinleyiciden alkış aldı.

İnsanlık Tarihinin en önemli belgelerinden olan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabulünün 70 inci yıldönümünü kutluyoruz.

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, uluslararası düzeyde “İnsan Haklarının Anayasası” olarak, devletleri bu alanda ortak değerler ve ilkeler çerçevesinde birbirine yakınlaştıran en temel belgelerden birini oluşturmaktadır.

Hak ve özgürlüklerin eşitlik temelinde ve ayrımcılık yapılmadan tüm bireyler için geçerli olduğunu dünya milletlerinin ortak girişimiyle kayıt altına alan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin kabulü hiç şüphesiz Birleşmiş Milletler’in en büyük başarılarından birisidir.

Evrensel Beyanname’nin açtığı yolda hak ve özgürlüklerin korunup, geliştirilmesi için yürütülen mücadelede yetmiş yıl içinde kayda değer ilerlemeler sağlanmıştır.

Medeni ve siyasi hakların yanı sıra, ekonomik ve sosyal hakların tanınıp benimsetilmesine, ırkçılık ve her türlü ayrımcılıkla mücadele edilmesine, kadın ve çocuk haklarının korunup geliştirilmesine, işkence ve kötü muamelenin ortadan kaldırılmasına, engellilerin ve göçmenlerin haklarının güvence altına alınmasına dair uluslararası hukuk belgelerinin bir çoğunun kaynağı, BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’dir.

İnsan haklarının dünyadaki her birey bakımından hayatın doğal gerçeği haline getirilmesi hedefine ulaşılıncaya kadar bu alandaki çabaları devam ettirmek tüm ulusların ortak görevi olmaya devam edecektir.

Bu gün maalesef, Dünyanın birçok bölgelerinde ve insanlığın gözlerinin önünde en temel insan hakkı olan yaşama hakkı başta olmak üzere her türlü insan hakkı ihlali yaşanmaktadır. Ne yazık ki bu trajediye ülkemiz ile beraber birkaç ülke haricinde seyirci kalınmaktadır.

Ülkemiz, hak ve özgürlüklerin korunup geliştirilmesine yönelik uluslararası çalışmalarda her zaman öncü ülke olmuştur. İnsan haklarının evrenselliğinin muhafazası ülkemizin ulusal ve uluslararası alanda konuya bakışının vazgeçilmez temel unsurudur. Uluslararası insan hakları standartlarının herkes için geçerli kılınmasının önünde duran engellerin ortadan kaldırılmasına dair çabalarda Ülkemiz lider, güvenilir bir ortak ve örnek bir uygulayıcı olmayı sürdürecektir.

Ülkemiz bu anlayışla, geçmişte olduğu gibi bugün de, demokrasi, insan hakları, saydamlık, kadın-erkek eşitliği gibi ortak değerlerimizin güçlendirilmesi ve yaygınlaştırılmasına; ırkçılık, hoşgörüsüzlük, yabancı düşmanlığı ile her türlü etnik-dini ayrımcılık ve aşırılıkla mücadele edilmesine yönelik çalışmalarını kararlılıkla devam ettirecektir.

Bu düşüncelerle, milletimizin ve ayrılmaz bir parçası olduğumuz tüm insanlık ailesinin İnsan Hakları Günü’nü en içten duygularla kutluyor, insan haklarına saygı temelinde aydınlık yarınlar diliyorum.

 

Türk kadınına dünyanın pek çok ülkesinden daha önce seçme ve seçilme hakkını veren, Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saygıyla anıyor, aziz hatırası önünde minnetle eğiliyorum.

ATA’sına layık olabilmek için canla başla çalışan Türk Kadınları, onun kendisi için çizdiği bu aydınlık yolda, aynı kararlılıkla ve azimle yürümektedir. Türk kadını başbakan olmuş, partisine genel başkan olmuş, bakan olmuş, milletvekili olmuş, vali ve belediye başkanı olmuş, pek çok kurumun müdürü olmuş, tıpkı Aydın Gazeteciler Cemiyeti’nde olduğu gibi sivil toplum kuruluşlarında yönetici olmuştur.

Bugün ülkemizin nüfusunun yüzde 50.2 ‘si erkek, yüzde 49.8’ i kadındır. Unutulmamalıdır ki; kadını bu görevlere layık görenlerin yarısı da; vatanımızı omuz omuza birlikte savaşarak düşmandan kurtardığımız ve beraber yeni baştan birlikte kurduğumuz Türk erkekleridir. Onlar, Ata’sının mesajını almış, onun çizdiği yolda tıpkı onun gibi Türk kadınını yüceltmeyi bilmiştir. Omuz omuza yazdığımız bu varoluş destanımız, gelecek kuşaklara bırakacağımız en büyük mirasımız olacaktır.

Kadınlarımızın ve kız çocuklarımızın geleceğin anne adayları olduğundan hareketle en iyi eğitimi almaları şarttır. Ülkemizde her alanda daha fazla söz sahibi olmaları, yükü dengeli ve eşit paylaşmanın yoludur. Her alanda kadınlarımız ve kız çocuklarımız yüreklendirilmeli, en çağdaş bilimlerle donatılmalıdır. Gelişmişliğin ve medeniyetin gereği budur.

Bu duygu ve düşüncelerle 5 Aralık Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkının Verilişinin yıldönümünü kutluyor, kadınların siyasette, bilimde ve yaşamın her alanındaki etkin karar verme alanlarında hak ettikleri yerlere geleceklerine yürekten inanıyorum.

Bugün bir Türk kadını olarak, Aydın’ın en saygın ve etkin sivil toplum kuruluşlarından Aydın Gazeteciler Cemiyeti’nin kadın başkanı, Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF) Yönetim Kurulu üyesi ve de TGF Kadın Gazeteciler Komisyonu Başkanı olmamı, başta Büyük önderimiz Atatürk’e ve onun yolundan yürüyen, erkeğiyle, kadınıyla tüm çağdaş gazeteci meslektaşlarıma borçlu olduğumu çok iyi biliyorum.
Minnet ve Saygılarımla…

Semra ŞENER
Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı

“Kadın annedir, eştir, kardeştir, evlattır. Kadınlarımız gazidir, kadınlarımız şehittir. Biz kadınlarımızla her zaman gurur duyduk duymaya devam edeceğiz.”

AK Parti Aydın Milletvekili ve TBMM KİT Komisyonu Başkanı Mustafa Savaş 5 Aralık Kadın Hakları Günü nedeniyle bir mesaj yayımladı.

Türkiye’yi gelecek yüzyıllara damga vuran, yeniden güçlü ve büyük bir ülke yapabilmek için AK Parti iktidarı olarak büyük çabalar verdiklerini ve bu mücadelede kadınlara büyük görevler düştüğünü ifade eden Mustafa Savaş, “Gelişen, büyüyen ve daha fazla kalkınan Türkiye’yi kadınların ve erkeklerin güçlü işbirliği ile inşa ediyoruz. Bizler milletçe kadınlarımıza güveniyoruz. AK Parti olarak kadınlarımızın her alanda büyük başarılar elde edeceği inancındayız.

Cumhuriyetimiz, Meclisimiz, demokrasimiz, parti yönetimimiz, iş ve sanat dünyamız ve akademik kalkınmamız kadından ayrı düşünülemez.

Kadın annedir, eştir, kardeştir, evlattır. Kadınlarımız gazidir, kadınlarımız şehittir. Biz kadınlarımızla her zaman gurur duyduk duymaya devam edeceğiz.

Kadınlarımız bu denli önemliyken de onlara yönelik şiddet olayları asla kabul edilemez. İktidar olarak yasalar çerçevesinde bunu da engellemekte kararlıyız. Biz Türkiye Cumhuriyeti Devletimizi kadınlarımızla birlikte dünyanın en saygın devletlerinden birisi yapıp, geleceğimizi hep birlikte inşa edeceğiz” dedi.

Mustafa SAVAŞ | AK Parti Aydın Milletvekili | TBMM KİT Komisyonu Başkanı

1930 yılında Belediye seçimlerinde, 1933 yılında Muhtarlık seçimlerinde seçme ve seçilme haklarına sahip olan kadınlarımız, Atatürk Devrimlerinin devamında 5 Aralık 1934 yılında Avrupa Ülkelerinin birçoğundan daha önce Milletvekili seçme ve seçilme hakkına da sahip oldular…

Cumhuriyetimize ve Atatürk’ümüze çok şey borçlu olan kadınlarımızın bu haklarını daha aktif  kullanarak, siyasetimizin her kademesinde yer olmalarını diliyor um.

5 Aralık 1934 Kadınlarımıza, Seçme ve Seçilme hakkının verilmesinin  yıl dönümünü kutluyor. Kadınlarımıza siyasi yaşamlarında başarılar diliyorum…

ÖZGÜR ULUDAĞ – EFELER MAHALLESİ MUHTAR ADAYI

 

Atatürk ve Cumhuriyetimiz sayesinde; kadınlarımızın eşit eğitim, meslek edinme, boşanma hakkı, velayet hakkı, eşit miras hakkı, eşit işe eşit ücret hakkı gibi temel hakların yanın da; Avrupa ülkelerinin birçoğundan önce Seçme ve seçilme hakkının verilişinin yıl dönümü tüm kadınlarımıza kutlu olsun. Kadınlarımızın siyasette daha aktif ve başarılı olmalarını diliyorum…

MEHTAP MERACI – YENİ MAHALLE MUHTAR ADAYI

İnsanların hatalı bir davranışını ya da yanlış yaptığını düşündüğümüz zaman eleştiri hakkımızı kullandığımız gibi, doğru yaptığını gördüğümüzde de takdir etmesini ve teşekkür etmesini bilmeliyiz.

Ülkenin her yanında şiddetli yağmurlar hayatı felç etti. Her akşam televizyon kanallarında onlarca felaket olayını seyrediyoruz. Aynı havayı soluduğumuz, aynı denizi paylaştığımız, aynı yağmurun yağdığı Bodrum’un hali ortada. Bütün televizyon kanallarında kötü reklamı oldu.

Oysa Didim’de hiçbir felaket yaşanmadı. Küçük müdahaleler ile sorunlar çözülebiliyor. Çünkü başkan Deniz Atabay göreve başladığında ilk işlerinden biri Avcılar çukuru diye tabir edilen bölge başta olmak üzere bir çok kritik noktanın yağmur suyu kanalı  sorununu çözmek oldu. Avcılar çukuruna içinden araba geçecek kanallar açılarak, borular döşendi. Ayrıca çok kısa bir sürede Didim’in incisi diye baktığımız Akbük’ün kanalizasyon sorununun çözüldüğünü de unutmamak lazım.

Ben Bilal Kafadar olarak iyiye iyi, kötüye kötü derim kardeşim. Bu konuda Başkan Deniz Atabay’a teşekkür ediyorum.

Didim’de hazine arazilerinin işgal edilmesiyle ilgili Didim Kaymakamlığınca başlatılan soruşturmaların selameti açısından, Denizköy Mahalle Muhtarı Mehmet Özdemir ile Fevzi Paşa Mahalle Muhtarı Ali Osman Çolak görevden alındı.

Didim’de kamuoyunu meşgul eden hazine arazilerinin işgalleriyle ilgili olarak ilk yaptırım, Didim Kaymakamı Mehmet Türköz’den geldi. Didim’de özellikle Denizköy Mahallesi ile Fevzi Paşa mahallelerinde devam eden hazine arazilerinin işgalleri neticesinde yürütülen soruşturma kapsamında 12 Kasım Pazartesi günü Didim Kaymakamı Mehmet Türköz tarafından, Denizköy Mahalle Muhtarı Mehmet Özdemir ile Fevzi Paşa mahalle Muhtarı Ali Osman Çolak görevden alındı. Görevden alınan muhtarların yerine Kaymakamlık tarafından azalara geçici olarak görevlendirme yapıldığı öğrenildi.

MİLLETİMİZE VE SAYGIN ÖRGÜTÜMÜZE

Ülke gündemindeki yoğunluk herkesin malumudur. Son günlerdeki tartışma konusu, İstanbul’daki yeni havaalanının adı meselesidir. Hemen belirtmeliyiz ki, İstanbul’daki yeni havaalanıyla ilgili tavrımız çok net ve kesindir:

1) Bu havaalanının, İstanbul Atatürk Havaalanı’nın ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığı algısı yaratılarak; Atatürk Havaalanı’nın genişletilmesi ya da modernizasyonu değerlendirilmeden projelendirildiğine ve başlatıldığına inanmaktayız. Bunun bir nedenin de sırf “Atatürk” adına, iktidarın duyduğu rahatsızlık olduğunu da çok iyi bilmekteyiz.

2) ÇED raporları, ilgili meslek kuruluşlarının tespitleri ve uyarıları siyasi iktidarca hiçbir şekilde dikkate alınmadan, tamamen siyasi bir bakışla projenin yapımına onay verilmiştir.

3) Toplumda, “dünyanın en büyük havaalanı yapılıyor”, ancak, ”bazı kesimler yapılan her iyi şeye olduğu gibi bu havaalanına da karşı çıkıyor “izlenimi tüm yandaş medya eliyle yaratılmıştır.

4) Yeni havaalanı yapımına karşı birkaç meslek kuruluşu ve çevreciler dışında hiçbir kurum ya da kuruluş ciddi bir tavır almamıştır. Yetersiz ve cılız tepkiler medyada ki yoğun propagandayla boğulmuştur.

5) Şimdi ortada bir sonuç vardır: Havaalanı yapılmıştır. 29 Ekim’de Cumhuriyet’imizin ilanının yıl dönümünde hizmete açılacağı duyurulmuştur.

6) Atatürk Havaalanı kapatılacak, Millet Bahçesi olacak, böylece Atatürk adı kaldırılacak ve ADD bu duruma sessiz mi kalacaktır? Cevabımız elbette ki kesinlikle hayırdır. Atatürk adının kaldırılmasına her ne pahasına olursa olsun asla ve asla izin vermeyeceğiz.

7) Bu nedenle, GYK tarafından bir eylem planı hazırlanmıştır. İlk adım, imza kampanyası yapılarak kamuoyu yaratmak, toplumu bilgilendirmektir. İktidar isim verme konusunda aksi tavrını devam ettirirse, yasal ve demokratik haklarımızı sonuna kadar kullanarak kitlesel eylemlere başlamak ikinci adım olacaktır.

8) Bu nedenle, ADD’ye ters düşmeyen ve yakın duran tüm kurum, kuruluş ve kişilerle görüşmelere başlamış bulunuyoruz.

 9) İmza kampanyası, bu açıdan tek başına bir tepki ya da eylem değildir. Bu kampanya bir başlangıç, bir bilgilendirme, bir kamuoyu yaratma sürecidir.

10) Havaalanının projelendirilmesi ve yapımı sürecinde sessiz veya tepkisiz kalanların, adının Atatürk olması için verdiğimiz mücadeleyi küçümseyemeye çalışmalarını kınıyor, reddediyor söylenen olumsuz sözleri kesinlikle kabul etmiyor ve üzerimize almıyoruz.

11) 3 (üç) yılı aşan inşaat sürecinde, birçok işçi sorunu olmuştur. Bu süreçte, medya kanallarının ezici çoğunluğu, orada yaşanan işçi ve çevre sorunlarına hiç bir şekilde yer vermemiş, varlık nedeni olan toplumu bilgilendirme görevini yerine getirmemiştir.

Atatürkçü Düşünce Derneği, işçilerimizin insani taleplerini elbette desteklemektedir aksi bir durum düşünülemez. Üstelik havalimanında çalışan işçilerimizin medya yoluyla duyurdukları isteklerinin tümü de, işçi haklarına yönelik talepler olmayıp, “sıcak yemek, servis verilsin, ücretler zamanında ödensin, tahta kuruları önlensin” türünde asgari insani taleplerdir.

İşçilerimizin bu insani taleplerini karşılamak bırakın Sosyal Devleti, asgari bir hukuk devletinde iktidarların temel görevidir. Bir iktidar ya da zihniyet, bu asgari talepleri dahi karşılayamıyorsa, bu, onların “kölelik düzeni” kurduğunu açıkça göstermektedir.

Siyasi iktidarın emekçiye, alın teriyle geçinene, işçiye bakışını bilmekteyiz. Havaalanını bir an önce bitirmek için emeği ve işçiyi ayakaltına alanların karşısında olduğumuzu ilan ediyoruz. Bizim anlayışımızda emek en yüce değerdir. Merkezde insan vardır. İnsanı ve emeği dışlayan her görüşe mesafeli duruşumuzu korumaktayız. Havaalanında çalışan işçilerin haklı direnişini ve Cargill işçilerinin başlatmış olduğu eylemi de desteklemekte ve takip etmekteyiz.

 12) Bugün başlattığımız imza kampanyası, kamuoyu yaratma açısından önemlidir. Bu mücadelemizin ilk adımıdır, tek başına bir eylem olarak kalmayacaktır.

Saygılarımızla.

Arşivler