Ocak | 2021 | Didim Özgürses

Bookmarks

Aylık arşiv: Ocak 2021

2021 Yılı Yatırım Programı’na göre, Okluk Koyu’nda 130 futbol sahası büyüklüğündeki alanın yapılaşmaya açıldığı 300 odalı yazlık saray için bu yıl da Cumhurbaşkanlığı bütçesinden 20 milyon TL’lik kaynak ayrıldı. Yapımı devam eden yazlık sarayın toplam maliyeti ise 640 milyon 500 bin TL olarak açıklandı.

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan “2021 Yılı Yatırım Programı’nda “Muğla’nın Marmaris İlçesindeki Okluk Koyu’na yaptırılan 300 odalı yazlık saray için Cumhurbaşkanlığı bütçesinden bu yıl da milyonlarca lira harcanacağı ifade edildi.

Yatırım Programı’nda, Cumhurbaşkanlığı bütçesinden Okluk Devlet Konuk Evi olarak adlandırılan ‘yazlık saray’ için 2018 ve 2020 yılları arasından 620 milyon 500 bin TL harcandığı belirtildi.

Yazlık saray için 2021 yılında da 20 milyon TL’lik kaynak ayrıldığı ve Okluk Koyu’na inşa edilen yazlık sarayın 640 milyon 500 bin TL’ye mal olacağı ifade edildi. Milyonlarca liralık harcamanın, “Donanım, etüt proje, makine, teçhizat, peyzaj ve sosyal tesis yapımı” için harcandığı da aktarıldı.

130 FUTBOL SAHASI BÜYÜKLÜĞÜNDE

Okluk Koyu’nda yaptırılan 300 odalı yazlık sarayın olduğu yerleşke ve çevresindeki tahribat büyüyor. Bölgede yüzme havuzlu küçük saraycıklar, 3 helikopter pisti ve güvenlik alanı için imara açılan 65 hektarın ardından 27 hektarlık alanın daha statüsünde değişiklik yapıldı. Böylece toplamda 130 futbol sahasına yakın alan yapılaşmaya açıldı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı TEMSAN, kamu kurumlarından aldığı işlerin bir kısmını özel şirketlere ihalesiz verme geleneğini 2019’da da sürdürdü.

Tartışmalı atamalar ile de gündeme gelen TEMSAN’ın, 2018 yılında olduğu gibi 2019 yılında da Kamu İhale Kanunu’na aykırı şekilde iş dağıttığı tespit edildi.

Sayıştay, Kamu İktisadi Teşebbüsleri’ne (KİT) ilişkin 2019 yılı denetimleri kapsamında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı TEMSAN’ın mali hesaplarını masaya yatırdı.

Sayıştay’ın 2018 denetimlerinde belirlenen, “İhalesiz iş” konusunun sürdürüldüğü görüldü. Denetçiler, idarenin Kamu İhale Kanunu’nun, “İstisna” maddesi kapsamında EÜAŞ, TEİAŞ, TTK ve BOTAŞ’ tan çeşitli mal ve hizmet temini işleri aldığını, bu işlerin bir kısmının şirketin üretim imkanlarıyla gerçekleştirildiğini ancak bir kısmının da yüklenicilerle sözleşme imzalanarak ihalesiz olarak dışarıdan temin edildiğini ortaya koydu.

KENDİ İMKÂNLARINIZLA KARŞILAYIN

Denetçiler, istisna kapsamında TEMSAN’a sağlanan işlerin öncelikle şirket imkanlarıyla karşılaması gerektiğini belirtti. Dışarıdan sağlanacak her türlü mal ve hizmet alım işleri için ise “4734 sayılı Kamu İhale Kanunu” ya da kuruluşun kendi Satın Alma ve İhale Yönetmeliği hükümlerine göre ihale edilerek karşılanması konusunda TEMSAN’a uyarıda bulunuldu. TEMSAN, 2018’de de 19 işin 17’sini, “Makam oluru” ya da doğrudan sözleşme imzalayarak şirketlere ihalesiz olarak vermişti.

TEMSAN’ın, üretim imkanlarının geliştirilememesi de Sayıştay denetimlerine takıldı. İncelemeler ile şirket bünyesinde yer alan işletme müdürlükleri ve fabrikalarda, kuruluş amacına yönelik üretim faaliyetlerinin yetersizliği eleştiri konusu yapıldı.

İŞVEREN DE YÜKLENİCİ DE AYNI

TBMM KİT Komisyonu üyesi Deniz Yavuzyılmaz, “Saadet Zinciri” yoluyla oluşan kamu zararı ile ilgili olarak Ocak 2020’de bir rapor hazırladı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na da sunulan raporunda Yavuzyılmaz, “Saadet Zinciri”nde TEMSAN Genel Müdürü İzzet Alagöz’ün, hem yüklenici hem de işveren pozisyonuna geldiğini belirtti. Kurumda yaşananlar şu ifadelerle anlatıldı: TEMSAN’dan hülle yoluyla TEMSAN Enerji ve Otomasyon firması üzerinden kanunlara aykırı olarak ihalesiz bir şekilde işler alan İzzet Alagöz, bir yandan EÜAŞ’tan işi alan TEMSAN’ın yüklenicisi iken diğer yandan da EÜAŞ Genel Müdürü olarak işveren konumuna geçti.”

Ziraat Bankası’nın internet sitesindeki ilanlarda tam 874 adet satılık tarla, bağ ve bahçe bulunuyor. Çiftçiler borçlarını ödeyemedikçe, geçim kaynağı olan tarlalar Ziraat Bankası’nın eline geçiyor. İlanlarda 1 milyon liralık bahçeler de var, 15 bin liralık buğday tarlaları da.

2020, özellikle tarım kesimi için zor bir yıl oldu. Bir yandan artan çiftçi borçları, diğer yandan döviz kurlarının yukarı yönlü hareketiyle artan girdi maliyetleri, pandemiyle birlikte başlayan ihracat yasaklarıyla birleşince bir çok çiftçi borcunu ödemekte zorlandı.

Bu durum Ziraat Bankası’nı tarla zengini haline getirmiş durumda. Bankanın internet sitesinde ilana çıkan yüzlerce tarla bulunuyor. Borçlar ödenmekte zorlanınca, borçlunun varlıkları haczediliyor.

Ziraat Bankası’nın bu şekilde sahip olduğu 1918 gayrimenkul dün itibariyle internet sitesinde satışta görünüyor. Bu gayrimenkullerin ise 874’ü tarla, bağ ve bahçeden oluşuyor.

Bunlar ise çeşitli fiyat aralıklarında değişiyor. İlanlarda 1 milyon TL’nin üzerinde portakal bahçesi de, 15 bin TL’lik buğday tarlası da bulunuyor.

Öte yandan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre tarım kesiminin bankalara kasım ayı itibariyle 128,8 milyar lira kredi borcu bulunuyor. Bu borcun 2019’un aynı ayında 108,3 milyar lira olduğu düşünülürse, çiftçilerin borcunda son 1 yıldaki artış yüzde 18,9 oranında gerçekleşti.

BORCUNUN ÖDEYEMEYEN ÇİFTÇİNİN TARLASI BANKANIN OLDU

Çiftçilere kolaylık sağlamak ve tarımın gelişmesine yardımcı olmak için kurulan Ziraat Bankası, borçlarını ödeyemeyen çiftçilerden eline geçen 890’ı tarla, 120’si arsa toplam bin 940 gayrimenkulü satıyor.

Türkiye’de tarımı ve özellikle hayvancılığı desteklemek için kurulan Ziraat Bankası’nın internet sitesinde, borcunu ödeyemeyen çiftçilerin el konulan tarla, bağ bahçe hatta evleri satılıyor.

Bankanın internet sitesindeki ilanlarda 890’ı tarla bağ ve bahçe, 120’si arsa toplam bin 940 gayrimenkul satışta bulunuyor.

Türkiye’nin her yerinden gayrimenkullerin yer aldığı ilan sayfasında 10 bin liralık buğday tarlaları da var, 1 milyon liralık bahçeler de. Satışa çıkarılan tarla, bağ ve bahçelerin çiftçilikle ilgisi olmayanların eline geçmesi tarım üretimini olumsuz etkiliyor.

ÇİFTÇİ ÜRETİMDEN UZAKLAŞTIRILIYOR

Aydın Efeler Ziraat Odası Başkanı Mehmet Kendiroğlu, çiftçiler borçlarını ödeyemedikçe, ipotek gösterdiği geçim kaynağı olan tarlaların, gayrimenkullerin banka ve Tarım Kredi Kooperatifinin olduğunu söyledi.

Çiftçinin elinden alınan ve bankanın satışa çıkardığı toprağın başka bir çiftçiye geçmediğini söyleyen Kendiroğlu, “Bankanın satışa çıkardığı toprak başka bir çiftçiye geçse belki bir teselli olacak, ama maalesef başka bir çiftçiye geçmiyor. Çiftçi olmayan farklı ellere geçiyor, bu bizi çok üzüyor. Özellikle pandemi sürecinde üretimin ne kadar değerli ve önemli olduğunu gördük. Çiftçimizin bu tür uygulamalarla üretimden uzaklaştırılmaması gerekiyor. Elindeki toprağı aldığımızda o üretimden dışarı çıkacaktır. Çiftçiyi üzmek yerine biraz rahatlatmak gerekir” dedi.

BORCU BEŞ YIL ERTELENMELİ

Üreticinin son yıllarda sürekli artan bir sıkıntılı süreç yaşadığını da sözlerine ekleyen Mehmet Kendiroğlu, çiftçinin borçlarının yapılandırılması gerektiğini kaydetti.

Kendiroğlu, “Çiftçimiz son üç yıldır gittikçe artan sıkıntılı bir süreç yaşıyor. Özellikle bu yıl pandemi nedeniyle sıkıntı çok arttı. Tarım bakanımızla görüştük. Çiftçilerin borçlarının mümkünse faizsiz, değilse çok düşük faizle beş yıla taksitlendirilmesiyle nefes alabileceğini ilettik. Kısım kısım bazı erteleme ve ötelemeler oldu ama çiftçimizi rahatlatan bir şey olmadı” şeklinde konuştu.

 

AKP’li Tevfik Göksu’nun belediye başkanı olduğu Esenler Belediyesi’nin hayata geçirdiği Çorba Çeşmesi işini Esenler AKP ilçe başkan yardımcısının şirketi aldı. Dört yılda çeşmeden şirkete 3 milyon 309 bin TL verildi. Belediye bir süre önce ödeyemediği borçlar için cami ve okul satmıştı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) AKP Grup Başkanvekili ve Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu 2011 yılında ilçeye dört faklı noktaya Çorba Çeşmesi yaptırdı. Çeşme musluklarından her bir açışta bir su bardağı kadar çorba akıtıldı.

Resmi kayıtlarda 2011 ila 2015 yılları arasında hizmetin hangi şirkete ihale edildiği bilgisi yok.

Ancak 2016’dan itibaren ‘Çorba Çeşme’lerinden çorba akıtma işini Esenler AKP İlçe Başkan Yardımcısı Hüseyin Aydın’a ait Aydınlar Tekstil İnşaat Otomotiv Gıda San Ve Ticaret Ltd. Şti. aldı. Dört yılda çeşme için alınan hizmet bedeli 3 milyon 309 bin TL oldu.

2020’DE 1 MİLYON 159 BİN 500 TL ÖDENDİ

2016’da Esenler AKP İlçe Başkan Yardımcısı Hüseyin Aydın’a ait şirket 561 bin TL ile Çorba Çeşmeleri Hizmet Alımı İşi ihalesini kazandı. Ardından her yıl aynı şirket ihaleye teklif veren tek şirket olarak bu ihaleleri almaya devam etti. 2017’de 436 bin 500, 2018’de 450 bin, 2019’da 702 bin, 2020’de ise 1 milyon 159 bin 500 TL şirkete çorba için ödeme yapıldı. AKP’li yöneticinin sahibi olduğu şirket belediyeden 5 yılda toplam 3 milyon 309 bin TL ödeme aldı.

BELEDİYE BORCA KARŞILIK CAMİ VE OKUL SATTI

AKP’li Tevfik Göksu’nun yönettiği Esenler Belediyesi’nin, aralarında cami ve okul da olan 12 taşınmazı vergi borçlarına karşılık devlete sattığı ortaya çıkmıştı. Sayıştay’ın denetim raporuna göre, Esenler Belediyesi 12 taşınmazı 140 milyon TL’ye sattı. Söz konusu yerlerin bazılarının, Esenler Belediyesi’nin devlete olan vergi borçlarına karşılık Maliye Hazinesi’ne devri için, 2018’de Belediye Meclisi’nde karar alınmıştı.

ÇORBA ÇEŞMESİ’NDEN 5 YILDA ÖDENEN PARA:

2016 Yaklaşık Maliyet 561.000,00 TL

2017 Yaklaşık Maliyet 436.500,00 TL

2018 Yaklaşık Maliyet 450.000,00 TL

2019 Yaklaşık Maliyet 702.000,00 TL

2020 Yaklaşık Maliyet 1.159.500,00 TL

Toplam 3.309.000 TL

Bireysel kredi borçluları, bir yılda 2.5 milyon kişi artarak 34 milyona dayandı. Ortalama borç ise 25 bin 336 TL.

Türkiye’de özellikle 2018’in ikinci yarısından bu yana yaşanan krize geçen nisan ayında eklenen salgının yarattığı ekonomik sorunlar da eklendi. 2020’de bireysel kredi borçluları, bir yılda 2.5 milyon kişi artarak 34 milyona dayandı.

34 MİLYONA YAKIN BORÇLU

Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi’nin güncel verilerine göre Kasım 2020 itibarıyla bireysel kredi borcu olanların sayısı 33 milyon 983 bin kişiye ulaştı. Bu sayı 2019’un aynı ayında 31 milyon 525 bin kişiydi. Yıllık artış 2 milyon 458 bin kişi oldu. Bireysel kredi borcu toplamı ise yüzde 43.1 artışla 601.5 milyar liradan 861 milyar liraya ulaştı. Bu bireysel kredilerin ise yüzde 46’sını ihtiyaç, yüzde 33’ünü konut, yüzde 17’sini kredi kartları ve yüzde 4’ünü taşıt kredileri oluşturdu.

Kasım 2019’dan Kasım 2020’ye kişi başına ortalama bireysel kredi borcu 19 bin 79 liradan 25 bin 336 liraya çıktı. Bu kapsamda ortalamalar; konutta 81 bin 424 liradan 110 bin 48 liraya, taşıtta 54 bin 125 liradan 86 bin 2 liraya ve ihtiyaçta 10 bin 184 liradan 14 bin 112 liraya ulaştı. Kredi kartında ise 4 bin 536 liradan 5 bin 204 liraya yükseldi.

Yurttaşa, “Akşam saatlerinde pazara gidin” önerisiyle tasarruf uyarısında bulunan Diyanet’in 2021 yılı yatırımları için 64,7 milyon TL tahsis edildi. İdarenin İzmir ve Amasya’da yapımına devam edilen müftülük binalarının proje tutarlarının 33,5 milyon TL olduğu öğrenildi.

Yurttaşa, ucuz sebze için akşam saatlerinde pazara gitmelerini tavsiye eden Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2021 yılında yapacağı yatırımlara 64 milyon 773 bin TL tahsis edildi. Cumhurbaşkanlığı 2021 Yılı Yatırım Programı’na göre, Diyanet’in İzmir ve Amasya’da yapımına devam edilen müftülük binalarına ayrılan bütçe, 6,2 milyon TL oldu.

Bütçe büyüklüğü ile aralarında yatırımcı bakanlıkların da olduğu çok sayıda kuruluşu geride bırakan Diyanet İşleri Başkanlığı için bir kez daha kesenin ağzı açıldı. Cumhurbaşkanlığı 2021 Yılı Yatırım Programı’ndan Diyanet’in payına 64,7 milyon TL düştü.

YILDA 64,7 MİLYON TL

2021 Yılı Yatırım Programı’nın Kabulü ve Uygulanmasına Dair Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlandı. Dev bütçesi ve bütçe harcamalarıyla tartışılan Diyanet İşleri Başkanlığı için 2021 yılında da milyonlarca lira ayrıldı. 2020 yılında aralarında Elazığ Harput Külliyesi ve müftülük binası yapımlarının da yer aldığı projeler için 74,6 milyon TL harcayan Diyanet’in, 2021 yılında ise projeler için 64,7 milyon TL harcama yapması öngörüldü.

Diyanet’in, “Muhtelif İşler” kalemi altında sınıflandırılan bakım onarım, elektronik yayın alımı, makine ve teçhizat harcamaları için yatırım programına yazılan tutarın 21 milyon 730 bin TL olduğu bildirildi. 2021 Yılı Yatırım Programı’nda Diyanet’e ayrılan en büyük paylardan biri ise “Müftülük Hizmet Binası” kalemine yazıldı.

BETONA 6,2 MİLYON TL

İzmir ve Amasya’da yapımına devam edilen müftülük binaları için 2020 yılında 24 milyon 500 bin TL harcayan idarenin, iki kentteki müftülük binaları için 2021 yılında da 6,2 milyon TL harcayacağı belirtildi. Projelerin toplam tutarının ise 33 milyon 500 bin TL olduğu öğrenildi. Kurumun, sosyal mekan düzenleme işleri için 2021 yılında harcayacağı para ise 3 milyon TL olarak ifade edildi.

Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi’nin yaptığı Türkiye Hanehalkı Finansal Algı ve Tutum Araştırması’na 49 ilde 15 bin 41 kişi katıldı. Araştırmada ailelerin tasarruf tercihleri incelenerek Türkiye’de tasarruf yapabilen yurttaşların oranı açıklandı. Toplumun sadece yüzde 20’si son bir yılda tasarruf yapabildiğini ve para biriktirdiğini söyledi.

Tasarruf yapamayanların yüzde 45’i “Gelirimiz yetmedi” dedi. Katılımcıların yüzde 36’sı borcu olduğunu belirtirken, borçlu kişilerin yüzde 76’sının aniden borçları istense ödeyemeyecek durumda olduğu görüldü. Borcu olanların yüzde 34’ü yakınlarından borç aldığını, yüzde 17’si bankadan kredi çektiğini, yüzde 10’u kredi kartına borcu olduğunu söyledi.

CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, ANKA’ya yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanlığı’nın raporuna göre Türkiye’deki yurttaşların yüzde 80’nin tasarruf yapamadığına dikkat çekerek, “Bu araştırmaya göre vatandaşlarımızın yüzde 43’ü Türkiye’deki finansal sistemin zengini daha zengin, fakiri daha fakir yaptığını söylüyor. Üstelik bu rakamların makyajlı olduğu, durumun daha da vakim rakamlara ulaştığı aşikardır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi’ni araştırmadaki soruları Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sorması gerektiğini dile getiren Yavuzyılmaz, açlık sınırı ve enflasyon ile asgari ücreti karşılaştırarak, şunları söyledi: “Kamu kurumlarının dudak uçuklatan zararları ve hazine garantili yap-işlet- devlet projelerinin vahameti ortadadır. Ülke kaynaklarını yok eden AK Parti hükümetinin ta kendisidir. AK Parti hükümetleri döneminde genel maaşa dönen asgari ücret adeta sefalet ücreti halini aldı. Bugün asgari ücretin yüzde 20 fazlası ve altında ücret alan yaklaşık 10 milyon vatandaşımız bulunuyor. Bu sayı neredeyse ücretli çalışanların yarısı demek.”

Milas Belediyesi şehir bandosunu kurma adına çalışmalarına başladı ve bando ekibinde görev alacak gönüllüler arıyor. Bando takımında yer alacak kişiler belediyenin belirlemiş olduğu günlerde ve etkinliklerde yer alacak.

Bando takımı oluşturma adına başvuruların başladığını belirten Milas Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Bekir Güney, bando takımında yer almak isteyen kişiler için başvuru şartları hakkında açıklamalarda bulundu.

Müzikal yetenek değerlendirmesi yapılacak

Bando takımında yer alacak kişilerin gönüllülük esasına göre katılım göstereceğini belirten Güney; “ 18 yaşından büyük tüm vatandaşlarımız şehir bandosu seçmelerine başvurabilecek. Bando eğitmeni Tuncay Mızrak tarafından başvuracak adayların müzikal yetenek değerlendirmesi yapılarak, kişilerin müzik ve ritim algısı değerlendirilecek.

Çalışmalar belediyenin belirlemiş olduğu gün, saat ve mekanda gerçekleştirilecek, bando takımında yer alacak kişilere enstrümanlar belediye tarafından sağlanacak. Bu enstrümanlar üzerinde eğitim alacak kişilerin hangi enstrümanı çalacağı bando eğitmeni tarafından belirlenecek. Bando takımında yer alacak kişiler belediyenin belirlemiş olduğu günlerde ve etkinliklerde yer alacak” dedi.

Milas Belediyesi Şehir Bandosu’nda yer almak isteyen kişiler 512 10 85 no’lu telefon numarasını arayarak bilgi alabilecek.

Kamuoyu araştırmalarında oyları hızla düşen ve yeni ittifaklar arayışı içinde olan AKP, bu kez de Suriyelilerin oyları için harekete geçti. Geçen günlerde gerçekleştirilen AKP Maltepe ilçe yönetimine Suriyeli Muaz Barudi de alındı.

AKP Maltepe İlçe Başkanlığı’nın pandemi nedeniyle ertelenen 7. olağan kongresi, geçen hafta Muhazir Sille Spor Kompleksi’nde yapıldı. Kongrede, il yönetimi tarafından atanan Mehmet Karadeniz ilçe başkanı seçildi.

İlçe yönetim kurulu asil ve yedek üyelerinin de belirlendiği kongrede, ilçe yönetim kurulu listesinde yer alan Muaz Barudi isimli Suriyeli bir kişinin de bulunduğu görüldü. Aynı zamanda Türk vatandaşlığı da alan Barudi’nin, AKP’nin Suriyeli göçmenler üzerinde yürüttüğü politikanın bir parçası olduğu söyleniyor.

Barudi’nin sosyal medya hesaplarına bakıldığında ise CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştiren “Yalan rüzgârı tacizi kapatmaz” başlıklı bir görsel paylaştığı görülüyor.

Barudi’nin yönetime girmesine ilişkin konuşan CHP ve İYİ Partililer ise “AKP düşen oylarını artırmak için şimdi de Türk vatandaşı yaptıkları Suriyelilerin oyunu almak için onlardan birini yönetimlerine alıyor. Bu tercih onların ancak siyaset yaptığını sanan ve sığındığı ülkede muhalefet partilerinin liderlerine yönelik iftira atan bu kişi haddini bilmeli. AKP’de işler gerçekten zor ki Suriyelilere bel bağlamışlar” dedi.

CHP Aydın Milletvekili ve Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi hakkında Genel Kurul’da yaptığı konuşmasında beyin göçünün giderek arttığı vurgulayarak “Zehir gibi öğrenciler bu memleketi terk ediyor” dedi.

Yapılması Gereken Zihniyetin Değiştirilmesidir

Teknokentlerin ülkemizin gelişimi için önemini ifade eden ve üniversitelerle işbirliğinin çok değerli olduğunu ifade eden Bülbül, “Teknokentler, değeri yüksek üretimin, nitelikli eğitimin ve uzun vadeli yatırımın merkezidir. Üniversite-sanayi iş birliğinin geliştirilmesi elbette gereklidir. Bunun için yapılması gerekense bu zihniyetin değiştirilmesidir. Üniversiteler bir ekosistem barındırır. Bu ekosistemi siz partili kayyum rektörlerle, dekan atamalarıyla, eleştirel düşünceyi cezalandırmakla, tezine bir tane dahi atıf olmayan sözde akademisyenlerle, üniversite kapılarına vurulan kelepçelerle ne yazık ki bozdunuz” dedi.

Gençlerimizi değil AKP’yi Göndereceğiz

Bülbül, beyin göçünde yaşanan artışa da değinerek, “Zehir gibi öğrenciler bu memleketi niçin terk etti? Beyin göçü nasıl oldu? 2016 yılında Türkiye’den göç eden kişi sayısı 69.326 iken, Türkiye’den yurt dışına göç edenlerin sayısı 2019’da 330.289’a yükseldi. Doktora yapanların yüzde 70’i, yüksek lisans yapanların yüzde 68’i, 18-24 yaş arası gençlerin yüzde 55’i gelecek kaygısıyla yurt dışında yaşamak istiyor. “İmkânınız olsa yurt dışına yerleşip orada yaşamak ister misiniz?” sorusuna Türkiye genelinde “Evet” diyenlerin oranı yüzde 62,5; AKP’ye oy veren ve gitmek isteyen gençlerin oranı ise yüzde 47,3. Böyle bir yönetim olabilir mi? Gençlerimizi değil, AKP’yi ilk sandıkta iktidardan göndereceğiz” dedi.

 

 

Arşivler