Ekim | 2020 | Didim Özgürses

Bookmarks

Aylık arşiv: Ekim 2020

Genç İşsizler Platformu (GİP) TÜİK’in açıkladığı Temmuz ayı istihdam verilerini değerlendirdi.

Genç İşsizler Platformu (GİP), 15-34 yaş grubu genç çalışan sayısının 1 milyon 186 bin kişi azaldığını, 15-34 yaş grubunda işsiz sayısının ise 2 milyon 506 bin kişiye çıktığını vurguladı!

Genç İşsizler Platformu (GİP) TÜİK’in açıkladığı Temmuz ayı istihdam verilerini değerlendirdiği raporunda;876 bin üniversite mezunu işsize ek olarak 1 milyon 317 bin üniversite mezununun iş bulma ümidini  kaybetme, eğitime devam etme, ev işleriyle meşgul olma gibi nedenlerle iş gücünde yer almadıkları halde işsiz dahi sayılmadıklarını TÜİK hesaplamalarında yer alamadığını dile getirdi.

Ne eğitimde ne istihdamda yer alan gençlerin sayısının TÜİK verileriyle 5 milyon 903 bine ulaştığına dikkat çeken GİP sayıları yaklaşık 6 milyona ulaşan bu gençlerin de işsizler arasında sayılmadığını, belirterek;

“Genç kadınların arasında eğitime ve istihdama dâhil olmayanların oranı yüzde 44,5’e yükseldi. Bu oran, erkeklerin yüzde 21,9’luk oranının çok üstünde. Üniversite mezunu 992 bin kadın da yüksek eğitim düzeylerine rağmen iş arıyor ama işsiz sayılmıyor. Eğitimli işsizler içinde kadınların durumu erkeklere göre çok daha kötü ve genç kadınlar, üniversite mezunu genç kızlar ağır bir şekilde cinsiyete dayalı sosyal hak kaybı yaşıyor” görüşünü dile getirdi.

Üniversite mezunu milyonlarca genç işsizin Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) kredilerini ödeme imkânı bulamadıkları, KYK kredi borçlarına işletilen yüksek gecikme ve ceza faizleriyle borçlarının sürekli şekilde arttığı kaydedilen GİP değerlendirmesinde, işsiz-gelirsiz-geleceksiz olan milyonlarca gencin bu nedenle haciz ve icra tehdidi altında oldukları vurgulanıyor.

TÜİK’i kullanarak sorunu örtmeye, gerçekleri gizlemeye çalışan iktidar, yine TBMM’ye sevk ettiği torba yasayla kısa çalışma ödeneği, ücretsiz izin vb. uygulamaların 2023 yılına kadar uzatılmasına imkân sağlayacak değişiklikleri Cumhurbaşkanı yetkisinde yasalaştırmaya yöneliyor.

İKTİDAR, sorunlara çözüm üretmek yerine sorunlardan kaçma, gizleme, üstünü örtme arayışlarına öncelik veriyor!

Gürer: “Çiftçiler büyük hüsran yaşıyor”

CHP Niğde Milletvekili Ömür Fethi Gürer, bu yılki alım fiyatı beklentilerinin çok altında kalan pancar üreticilerini, söküm yaptıkları tarlalarda ziyaret etti. 

Gürer’e sorunlarını anlatan çiftçiler, “Ne ekersek para etmiyor. Dolar arttıkça pancar üretiminde maliyetler 2 katına çıktı ama alım fiyatı çok düşük seviyede kaldı. Fiyatın bu kadar düşük olmasını beklemiyorduk. Bize ekme, çiftçiliği bırak diyorlar” dediler. 

CHP Milletvekili  Ömer Fethi Gürer ise stratejik bir ürün olan şeker pancarı için açıklanan ton başına 336 liralık alım fiyatının, üreticiyi memnun etmediğini belirterek, “ 20 Eylülde alım kampanyası başladı. Üretici en az 16 polar için ton fiyatı 390 TL bekliyordu.2019 yalında müjde diye 1 Eylülde açıklama yapan Cumhurbaşkanı neden bu sefer fiyatı açıklayamadı ”diye konuştu. 

GÜRER, PANCAR ÜRETİCİLERİNİ ZİYARET ETTİ 

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Ömer Fethi Gürer, geçen yıl tonu 300 lira olan 16 polar şeker pancarının bu yılki alım fiyatının 336 lira olarak belirlenmesinin ardından, Niğde’de şeker pancarı üretimi yapılan tarlalarda üreticilerle bir araya geldi, çiftçilerin sorunlarını dinledi.

336 LİRA BEKLENTİLERİN ÇOK ALTINDA KALAN BİR FİYATTIR 

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer’e pancar üretiminde yaşadıkları sorunları anlatan çiftçiler Tükşeker tarafından 336 lira olarak açıklanan 16 polar şeker pancarı alım fiyatının, beklentilerinin çok altında kaldığını ifade ettiler.

ÜRETİCİ  390 LİRA FİYAT BEKLİYORDU 

Dolar ve enflasyon arttıkça, ilaca, gübreye, mazota, sulamada kullanılan ekipmanlara ve elektriğe art arda zamların geldiğini ve maliyetin geçen yıla göre yarı yarıya arttığını söyleyen pancar üreticileri, “Bu koşullarda geçen yıl 300 liradan alınan şeker pancarı için bu yıl en az 390- 400 lira arası bir fiyat bekliyorduk. Ancak 16 polar şeker pancarı için 336 lira fiyat belirlenmesiyle hayal kırıklığı yaşadık. Bize müjde diye geçen yıl fiyat açıklanmıştı. Hakkımız olanı müjde diye duyuruluyordu. Bu yıl ise fiyat sessizce açıklandı” dediler.

VERDİKLERİ 36 KURUŞUN 20 KURUŞUNU GERİ ALSINLAR!

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in “Açıklanan pancar alım fiyatından memnun musunuz?” diye sorduğu bir çiftçi ise Gürer’in sorusuna espriyle karışık kinayeli bir yanıt verdi. Açıklanan fiyattan memnun olmadığı her halinden belli olan pancar üreticisi, “ Geçen yıla göre 36 kuruş zam verdiler. Bu fiyat bize çok fazla gelir! 20 kuruşunu geri alsınlar!..” diyerek tepkisini dile getirdi.

ELEKTRİĞE 6 KEZ ZAM GELDİ

Girdi maliyetlerinin artığına dikkat çeken pancar üreticisi, “Yılbaşından bu yana elektriğe 6 kez zam geldi. Ben burada büyük bir çiftçiydim. Ancak zamlardan dolayı elektrik borcumu ödeyemedim ve benim su kuyumu mühürlediler. Şu anda tarlamda susuz söküm yapmak zorunda kalıyorum” dedi.

NE EKERSEK ZARAR 

Pancar ekimi yaptığı tarlanın yanındaki diğer bir alana 115 bin lira masraf ederek domates ektiğini söyleyen üretici, 70 kuruşa mal ettikleri domatesi 40 kuruşa satmak zorunda kaldıklarını belirterek, “115 bin lira harcayarak ürettiğim domatesleri 80 bin liraya sattım. Emeğim hariç 35in lira zarar ettim. Ne ekersek zarar ediyoruz. Buğday ektik zarar ettik, mısır ektik zarar ettik, domates ektik zarar ettik, pancar ettik zarar ettik. Dolar kurundaki artışlar maliyetlere yansıyor. Gübre, ila, mazot, sulamada kullanılan ekipmanlar dolar arttıkça zamlanıyor. Geçin yıl 50 liraya aldığımız ilaç 150 lira oldu. Artık dayanacak gücümüz kalmadı” ifadesini kullandı.

BİZ ÜRETMEZSEK, İNSANLAR NE YİYECEK?

Pancar sökümü yapan bir başka üretici ise en az 400 lira olarak bekledikleri taban fiyatının 336 lira olarak açıklanmasıyla birlikte, artık önümüzdeki yıl pancar üretimi yapmayacaklarını belirterek, “Hiçbir üründen kar edemiyoruz. Ekim yapılan alanlar sürekli daraldı. Böyle giderse tarlalar tamamen boş kalacak. Biz üretmezsek, ekim yapmazsak, bu insanlar ne yiyecekler, beton mu yiyecekler?” şeklinde konuştu.

HAYAL KIRIKLIĞI 

Üreticilerin sorunlarını dinleyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise 2 ay gecikmeli olarak açıklanan şeker pancarı alım fiyatının 16 polar için en az 390 lira, 20 polar için de en az 460 lira olmasını bekleyen üreticiler, açıklanan 336 liralık fiyatla büyük hayal kırıklığı yaşadığını belirtti.

ŞEKERPANCARI STRATEJİK BİR ÜRÜNDÜR 

Açıklanan alım fiyatının çiftçiyi memnun etmediğini kaydeden CHP Milletvekili Gürer, “Şeker pancarı stratejik bir üründür. Bu üründen şeker, küspe, melas, alkol üretilir. İspirto üretiminde kullanılır. Eken, çapalayan; tohum, ilaç, gübre satan, fabrikaya taşıyan, işleyen, üretilen şekeri ülke geneline dağıtan ile bu ürün geniş bir kitleyi ilgilendirir. Yanlış uygulama nedeniyle şeker pancarı üreticileri ekimden uzaklaşıyor. Böylece çok geniş bir kesini ilgilendiren bu ürünün ekim alanlarını azalması, adı geçen kitlelerdeki kesimlerin ekonomik olarak küçülmesine neden oluyor” dedi.

ÜRETİCİSİ SAYISI AZALIYOR 

400 bin şeker pancarı üretici sayısının son yıllarda 100 bine kadar düştüğünü ve şeker pancarı ekim alanlarının da sürekli daraldığını anlatan Gürer, “Şekerpancarı üretimi düştükçe, nişasta bazlı şurup piyasası genişliyor. Nişasta bazlı şurubun insan sağlığına ciddi zararı olduğu bilim insanları tarafından sürekli açıklanıyor. Pancar üretiminin düşmesi, başta çiftçiler olmak üzere ek çok kesimi olumsuz etkilediği gibi nişasta bazlı şurubun dolaşımının artması nedeniyle sağlımızı de olumsuz etkiliyor” diye konuştu.

ÇİFTÇİ EKİM YAPMAKTAN UZAKLAŞIYOR 

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, siyasi iktidarın tarıma yaşanan sorunları görmezden gelmesinin, üreticiyi bu hale düşürdüğüne de dikkat çekerek, “ Çiftçiye destek verilmeli. Dolar kuru sürekli artarken, enflasyon önlemezken, maliyeti yüzde 50 artan, şeker pancarı alımına yüzde 11 seviyesinde artış sağlanması, çiftçinin ekim yapmaktan uzaklaşmasına neden olur. Fiyat belirlenmesindeki her yanlışta çiftçi giderek ekim yapmaktan uzaklaşıyor” uyarısında bulundu.

 

Türkiye İstatistik Kurumu 2020 yılı, Eylül ayı Dış Ticaret İstatistiklerini yayımladı. Dış ticaret istatistikleri genel ticaret sistemi ve özel ticaret sistemi olmak üzere iki farklı ticaret sistemine göre hesaplanmaktadır. Genel ticaret sisteminde, bir ülkenin ekonomik alanına giren ve ekonomik alanından çıkan mallar kapsanmaktadır. Bu sistemde, ülkenin ekonomik alanını oluşturan serbest bölgeler, gümrük antrepoları ve serbest dolaşım alanına giren veya bu alanlardan çıkan mallar hesaplamalara katılmaktadır. Özel ticaret sisteminde ise, gümrük antrepoları ve serbest bölgeler istatistiklerde yer almamakta, sadece ülkenin serbest dolaşım alanına giren ve bu alandan çıkan mallar kapsanmaktadır.

Bu kapsamda TÜİK Denizli Bölge Müdürü Özer COŞKUN tarafından verilen bilgiye göre Aydın ilinde;

Genel ticaret sistemine göre ihracat %3,6 arttı, ithalat %14,3 azaldı

İhracat 2020 yılı Eylül ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre %3,6 artarak 72 milyon 781 bin dolar, ithalat ise %14,38 azalarak 13 milyon 485 bin dolar olarak gerçekleşti.

Eylül ayında Aydın bu değerlerle Türkiye genelinde en fazla ihracatın gerçekleştiği 21. il olurken ithalatta ise 31. sırada yer aldı.

İhracatta en yüksek pay imalat sanayii sektöründe

2020 Eylül ayında ekonomik faaliyetlere göre ihracatta en yüksek payı alan ilk üç sektör şu şekilde oluştu. İlk sırada yer alan imalat sanayinin payı %75,26 (54 milyon 775 bin dolar) oldu. Ardından gelen madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı %19,68 (14 milyon 323 bin dolar), tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı %5,02 (3 milyon 657 bin dolar) oldu.

İthalatta en yüksek pay imalat sanayii sektöründe

2020 Eylül ayında ekonomik faaliyetlere göre ithalatta en yüksek payı alan ilk üç sektör şu şekilde oluştu. İlk sırada yer alan imalat sanayinin payı %91,95 (12 milyon 400 bin dolar) oldu. Ardından gelen tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı %5,04 (679 bin dolar), madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı %3,00 (405 bin dolar) oldu.

En fazla ihracat yapılan ülke İtalya oldu

Aydın’dan, 2020 yılı Eylül ayında en fazla ihracat yapılan ülke İtalya oldu. Bu ülkeye yapılan ihracat 8 milyon 932 bin dolar olarak gerçekleşti. İtalya’yı 7 milyon 919 bin dolar ile Almanya ve 5 milyon 948 bin dolar ile İspanya izledi.

En fazla ithalat yapılan ülke İtalya oldu

Aydın’a, 2020 yılı Eylül ayında en fazla ithalat İtalya’dan yapıldı. Bu ülkeden yapılan ithalat
1 milyon 723 bin dolar olarak gerçekleşti. İtalya’yı sırasıyla 1 milyon 647 bin dolar ile Çin ve 1 milyon 474 bin dolar ile Almanya izledi.

 

 

 

 

 

“Geri Dönüşüm Kâşifleri” ve “Korona Günlerinde Öyküler “in Yazarları Ödüllerini Aldılar

Didim İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen, öğrencilerin korona günlerini aktif ve sosyal faaliyetler içinde geçirmelerini amaçlayan ilkokul ve ortaokullar arası “GERİ DÖNÜŞÜM KÂŞİFLERİ” ile liseler arası “KORONA GÜNLERİNDE ÖYKÜLERİMİZ” konulu proje yarışmalarında dereceye giren öğrencilere hediyeleri Didim Kaymakamı Sayın Halil AVŞAR tarafından taktim edildi. Covid-19 tedbirleri kapsamında gerçekleştirilen ödül töreninde Didim Kaymakamı Sayın Halil AVŞAR’ın yanı sıra Didim İlçe Milli Eğitim Müdürü Sayın Recep AKDEMİR, okul müdürleri ve dereceye giren öğrenciler katıldı. Tablet ve bisiklet kazanan öğrencilerimizi tebrik eden Sayın AVŞAR, öğrencilere başarılarının devamını diledi.

Törende ödül alan öğrenciler:

Geri Dönüşüm Kâşifleri İlkokul Finalistleri;

Valiler İlkokulu öğrencisi Asya BARAN birinci, Valiler İlkokulu öğrencisi Batuhan ÖZGÜR ikinci, Mahir Özgür Damar İlkokulu öğrencisi Gülümsu Nazar SÜVARİ üçüncü

Geri Dönüşüm Kâşifleri Ortaokul

Selçuk Özsoy Ortaokulu öğrencisi Ayperi ERSOY birinci, Selçuk Özsoy Ortaokulu öğrencisi Irmak ÇATALKILIÇ ikinci, Valiler Ortaokulu öğrencisi İrem Naz ERGÜL üçüncü

Korona Günlerinde Öykülerimiz

Didim Anadolu Lisesi öğrencisi Hamit Özgür SÜNGER birinci, Didim Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencisi Gülişan KONAÇOĞLU ikinci, Barbaros Hayrettin Paşa Anadolu Lisesi Öğrencisi Yağmur ESEN üçüncü

 

 

Projeler ekip işidir. Didim İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüzce ilçemizde yürütülen eTwinning Projeleri ile öğretmenlerimize destek olmaya devam ediyoruz. eTwinning Projelerimiz; öğrencilerimize, disiplinler arası çalışma, kalıcı öğrenme, yaratıcılık ve problem çözme becerilerini geliştirme ve dijital becerileri arttırma gibi birçok fayda sağlamaktadır.

Bunların yanı sıra eTwinning projelerimiz, öğretmenlerimizin bireysel ve mesleki gelişimlerine büyük etki sağlar ve ortak okullar arasında yürütülen ulusal ve uluslararası çalışmalar sayesinde iyi örneklerin karşılıklı transferi sağlanmış olur. Okullarımızın uluslararası görünürlüğünü arttırmak için projelerimiz son derece önemlidir.

İşte tüm bunları en pratik haliyle bize sunan eTwinning projelerimiz ile Didim ilçemiz geçtiğimiz sene 2 Avrupa Kalite Etiketine sahip iken bu başarımız artarak çoğalmış ve bu sene ilçemiz okullarımızdan 13 eTwinning projemiz Avrupa Kalite Etiketi ile ödüllendirilmiştir. Avrupa okulları içinde görünür olmuştur.

 

Çalışmalarının mükemmelliği nedeniyle Avrupa Kalite Etiketi ile ödüllendirilen eTwinning projelerimiz:

  • o    Didim Anaokulu öğretmenimiz Tuna ŞAP “Let’s Teach and Learn STEM”,
  • o    Didim Efeler Ortaokulu İngilizce öğretmenimiz Ülkü ÜNVER “IroName Island”,
  • “LGSurvivors”,
  • o    Didim Gazi İlkokulu öğretmenimiz Ömrüye DURMUŞ Yeşil “Code Your Life”,
  • “101”,
  • o    Didim Gazi İlkokulu öğretmenimiz Elif GÜRLEK ” 101″,
  • o    Didim Gazi İlkokulu öğretmenimiz Ayşe DEMİRTÜRK “Sağlıklı Beslenmenin Eğlenceli Yolu”,
  • o    Valiler İlkokulu öğretmenimiz Nurcan SAĞLIK “101”,
  • o    Valiler İlkokulu öğretmenimiz Tülay Avcu ÇELİKTAŞ “Dünyayı Sevgi Kurtaracak-Love Will Save the World”,
  • “Değerler Eğitimi Anadolu”,
  • “1 İyilik Yap İyilik Bul”,
  • o    Valiler İlkokulu öğretmenimiz Özlem TUNÇER “Depremden Korkmayalım, Hazırlıklı Olalım ? Let’s Not Be Afraid of the Earthquake, Let’s Be Prepared”
  • o    Esra Karakaya Anadolu Lisesi Ayşe TOR “Visual Literacy”

Projeleri ile DİDİM İlçemizi ve okullarımızı Avrupa Portalında tanıttılar. Emeği geçen öğretmen arkadaşlarımızı, öğrencilerimizi ve okullarımızı kutluyoruz. Bu eşsiz başarı için bir kez daha tebrik ediyoruz. Katkılarından dolayı Ulusal Destek Servisimize teşekkür ederiz.

Recep AKDEMİR

İlçe Milli Eğitim Müdürü

 

 

 

 

Cumhuriyet’imizin 97. Yılı Didim’de dolu dolu etkinliklerle kutlandı. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla, Didim Belediyesi tarafından organize edilen etkinlikler kapsamında, Cumhuriyet Kent Meydanı’nda gündüz Atatürk Sergisi, vals gösterisi ve violin dinletisi gerçekleştirilirken, akşamda kent meydanının arkasında arabalı sinema etkinliği düzenlendi.

Coronavirüs tedbirlerine uygun olarak düzenlenen Arabalı sinema etkinliğinde, Zülfü Livaneli’nin senaryosunu yazdığı ve yönetmenliğini yaptığı, Mustafa Kemal Atatürk’ü Sinan Tuzcu’nun canlandırdığı, Ezgi Mola, Özge Özpirinçci, Serhat Mustafa Kılıç’ın rol aldığı “Veda” filmi gösterildi. Film, sinema etkinliğine arabaları ile katılan Didimli vatandaşlar tarafından beğeni ile karşılandı.

Film başlamadan önce konuşma yapan Didim Belediye Başkanı A. Deniz Atabay, “Sevgili dostlar, Türk milleti için çok önemli olan bir gecede sizlerle beraber olmaktan onur ve şeref duyuyoruz” dedi.

Başkan Atabay; “Bundan 97 yıl önce Cumhuriyet’imizi kurmak için 7’den 70’e eli silah tutan herkes, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve kendisi gibi cesaretli kocaman yürekli insanlarla beraber başlattığı mücadeleye katılarak yedi düvele karşı çok büyük bir savaş vermiştir. Bu mücadeleyi daha öncesinden de Çanakkale’de göstermiştir. Memleketin her köşesinde vatanımızı koruyabilmek için, Ulu Önderimiz Atatürk’ün de dediği gibi, bitap düşmüş bir ülkeden yepyeni bir Cumhuriyet’e yepyeni pırıl pırıl bir devlete gelecek olan yolu başlatmışlardı. Düşünebiliyor musunuz, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin binasını zorla yapıp kiremitlerini bile vatandaşlardan ödünç alan yüreği mangal gibi,  vatan sevgisi ile dolu olan insanların hala savaş devam ederken meclis açmaları gerçekten de tüm dünyaya örnek ve emsal olmuştur. Bugünde örnek oluyor. Ama bu mücadelenin neticesinde kurulan ülkemizin ve cumhuriyetimizin 97 yıldır yılmaz bekçileri olan bizler Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi bu Cumhuriyeti biz kurduk ve gençlere emanet ediyoruz. Bizler hep 18 yaşındayız. Cumhuriyetimizi korumak için hiç yaşlanmayacağız. İçeriden ve dışarıdan gelen düşmanlara karşı Cumhuriyetimizi kanımızın sonuna kadar korumamız lazım ve koruyacağız” dedi.

Atabay;  “O gün bu Cumhuriyet’i kuran irade bu günde bu Cumhuriyet’i koruyan aynı iradedir. Değişen hiçbir şey yoktur bu yüzden daha çok çalışacağız daha çok üreteceğiz. Birbirimizi çok daha iyi tanıyıp kenetleneceğiz ve Ulu Önderimizin söylediği gibi “Muhasır medeniyetler seviyesine çıkacağız, ekonomide çıkacağız, endüstride çıkacağız, sanatta çıkacağız. O bu Cumhuriyet’i bize emanet etti bizde, bizden sonraki çocuklarımıza emanet edeceğiz. Bu yüzden bu mücadele hiç bitmeyecek ve bitmemelidir. Cumhuriyet hep genç. Katılımınızdan dolayı hepinize teşekkür ediyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Herkesin Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun” dedi.

Konuşmanın ardından film başlarken, etkinliğe katılan vatandaşlara Didim Belediyesi görevlileri tarafından gazoz ve patlamış mısır ikram edildi.

Kılıçdaroğlu 1. Meclis’ten seslendi: Milletten korkmamak lazım

Cumhuriyet’in ilanının 97’nci yıl dönümünde Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 1. Meclis’i ziyaret etti. Kılıçdaroğlu burada yaptığı açıklamada “Milletin oyuna başvurmaktan korkmamak lazım” sözleriyle erken seçim çağrısını yineledi.

Gel bana da meydan oku

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Fransız ürünlerine boykot çağrısına ilişkin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştirerek “Boykot çağrısı yapıyorsanız önce boykotu siz yapacaksınız. ‘Eşimle değil benimle konuş’ diyor. Ben seninle zaten konuşmaya hazırım. Dünyaya meydan okuyorsan, e bir de bana meydan oku” dedi.

Bir kent devrimi olarak Cumhuriyet – Rıza Akpolat

31 Mart ve 23 Haziran’da geniş toplum kesimleri bu kent anlayışını mahkûm ettiler. Yeni bir kent anlayışını, yeni bir yönetim biçimini, yeni yaşam alanları inşa edecek bir yaklaşımı talep ettiler. Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun büyük bir toplumsal ve siyasal ittifakla ördüğü bu süreç mutlaka başarıya ulaşacaktır. Kentlerimizi içine sürükledikleri bu anlayıştan kurtarmak için çok büyük bir çaba gerektiğinin farkındayız.

Biz, hep birlikte başaracağız – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu

Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının Milli Mücadele’yi hangi şartlar altında yürütmüş olduklarını ve Türkiye Cumhuriyeti’ni kurarken Osmanlı’dan devraldıkları mirasın durumunu anlamak için bakılacak kaynak metinler arasında, Mehmet Emin Yurdakul’un TBMM tutanaklarına geçmiş bir konuşması da bulunuyor.

Emanete Mansur Yavaş sahip çıktı

İlk açılışı 1936’da Gazi M. Kemal Atatürk tarafından yapılan ve bakımsızlıktan kullanılamaz hale gelen Çubuk 1 Barajı, Mansur Yavaş başkanlığındaki Ankara BB tarafından 29 Ekim’de tekrar kullanıma açıldı. Törene CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Lideri Meral Akşener de katıldı.

CHP lideri Kılıçdaroğlu 12 Öfkeli Adam filmini neden 5 defa izledi?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, en çok sevdiği ve 5-6 kez izlediği filmi açıkladı. “12 Angry Man”, yani “12 Öfkeli Adam.”

Kılıçdaroğlu: KYK borçları silinsin

SÖZCÜ’nün başlattığı “KYK borçları silinsin” kampanyasına destek çığ gibi büyürken, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) borcu mağduru olan gençlerle buluştu. CHP Genel Merkezinden telekonferans yöntemiyle gençlerin önerilerini dinleyen Kılıçdaroğlu, borçlara ilişkin “Tamamının silinmesi lazım” dedi. Kılıçdaroğlu bu teklifi MHP ve AKP’ye de sunacaklarını belirtti.

Vakıf üniversiteleri ticarethane oldu

CHP Milletvekili Lale Karabıyık, vakıf üniversitelerinin yıllık toplam harcamasının neredeyse tamamının öğrencilerden elde edilen gelirle karşılandığını belirterek, “Bunlara tabela üniversitesi de diyebiliriz” dedi.

Öğrencilerin Kredi Yurtlar Kurumu borçları büyük bir soruna dönüştü

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, gençlerin güvenceli bir yaşam, hak edilen bir istihdam ve erişebilir nitelikli eğitim istediğini söyledi.

Şirket zararın faturasını ödesin

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ali Öztunç açıklama yaparak, “Geldiği gibi gitti. Ama yaptığı yanına kâr kalmayacak. Bu coğrafyaya verdiği zararın faturasını ya Alamos Gold ya da ona bu olanağı sağlayanlar ödemelidir” dedi.

 

Cumhuriyeti’mizin 97. Yılı Didim’de gerçekleştirilen etkinliklerle coşku ile kutlandı.

Didim’de 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, Didim Belediyesi tarafından organize edilen etkinliklerle coşku ile kutlandı. Etkinlikler kapsamında violin dinletisi, vals gösterisi ve Atatürk Fotoğraf sergisi gerçekleştirildi.

Sosyal mesafeler gözetilerek, Cumhuriyet Kent Meydanında gerçekleştirilen etkinliğe Didim Belediye Başkanı A.Deniz Atabay, CHP Didim İlçe Başkanı Nurettin Koçak, CHP Didim İlçe yönetimi, İYİ Parti İlçe Başkanı Vefa Berk Tezsezener, Belediye Başkan Yardımcıları Zeynel Şener, E. Öznur Gündoğdu, Yusuf Deveci, Belediye Meclis Üyeleri, İlçede faaliyet gösteren dernekler, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

Didim Belediye Başkanı A.Deniz Atabay, vatandaşlarla birlikte, Atatürk Sergisinin açılışını gerçekleştirdi. Etkinlikler kapsamında vals gösterisi ve violin dinletisi vatandaşlar tarafından büyük beğeni topladı.

Katılımın yoğun olmasından dolayı mutlu olduklarını belirten Didim Belediye Başkanı A.Deniz Atabay, “Etkinlikte Didim’in Cumhuriyet sevdalısı vatandaşları ile bir araya geldik. Tüm halkımızın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum” dedi.

Dr. Ali Mert TAŞCIER – Yerel Yönetim Uzmanı

2019 Yerel Seçimleri öncesi HDP’li belediye başkanlarının neredeyse tamamının, seçim sonrası ise önemli bir kısmının yerine kayyum atanması, CHP’li Urla Belediyesi’nde de aynı yönteme başvurulması, son olarak Kars Belediye Başkanı’nın yerine atanması kayyum tartışmasını hep sıcak tuttu. Seçilmiş belediye başkanı yerine atanan kaymakam ya da valiler hem hukuki hem de siyasi tartışmaların odağına yerleşiyor. Pandemi nedeniyle ertelendiği ve yeni yasama yılında Meclis gündemine gelmesi beklenen yerel yönetimlere dair teklifin taslak halinde bekletildiği bilinmekte. Bu taslağın içeriğine dair alınan bilgi ve duyumlara dair çeşitli yazılar yazılıyor ama henüz net bir resmi açıklama yapılmadı. Taslağa dair edindiğimiz bilgilerden biri, teklife alınması için yeni bir tür kayyum önerildiği yönünde. Bu öneri teklifte yer aldığı takdirde, en tartışmalı maddelerden biri olacağını şimdiden söylemek olanaklı.

Hukuk Ne Diyor?

Belediye başkanının görevden alınması konusunda ana hüküm Anayasa’da yer almakta. 1982 Anayasası’nın “Mahalli idareler” başlıklı 127. maddesinin 4. fıkrası şöyle: “Mahalli idarelerin seçilmiş organlarının, organlık sıfatını kazanmalarına ilişkin itirazların çözümü ve kaybetmeleri, konusundaki denetim yargı yolu ile olur. Ancak, görevleri ile ilgili bir suç sebebi ile hakkında soruşturma veya kovuşturma açılan mahalli idare organları veya bu organların üyelerini, İçişleri Bakanı, geçici bir tedbir olarak, kesin hükme kadar uzaklaştırabilir.”

Anayasal bu hüküm 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 47. maddesinde “Görevden uzaklaştırma” başlığıyla yer bulmuştur: “Görevleriyle ilgili bir suç nedeniyle haklarında soruşturma veya kovuşturma açılan belediye organları veya bu organların üyeleri, kesin hükme kadar İçişleri Bakanı tarafından görevden uzaklaştırılabilir.”

Özetle bir belediye başkanı bu sıfatını ancak yargı kararıyla kaybedebilir. Ancak kayyum atamalarına konu olan düzenleme bu Anayasal hükme (hem de Anayasa ve yerel yönetim doktrinine aykırılığı ciddi tartışmalı biçimde) değil, 15 Ağustos 2016 tarihinde 674 sayılı KHK ile Belediye Kanunu’nun 45. maddesine yapılan ek fıkraya dayanmaktadır. “Belediye başkanlığının boşalması hâlinde yapılacak işlemler” başlıklı mevcut maddeye yapılan eklemede “Ancak, belediye başkanı veya başkan vekili ya da meclis üyesinin terör veya terör örgütlerine yardım ve yataklık suçları sebebiyle görevden uzaklaştırılması veya tutuklanması ya da kamu hizmetinden yasaklanması veya başkanlık sıfatı veya meclis üyeliğinin sona ermesi hallerinde 46 ncı maddedeki makamlarca belediye başkanı veya başkan vekili ya da meclis üyesi görevlendirilir. Görevlendirilecek kişinin seçilme yeterliğine sahip olması şarttır.

Görevden uzaklaştırılan veya tutuklanan belediye meclisi üyesinin istifa etmesi halinde de bu fıkra hükümleri uygulanır. Bu fıkra gereğince belediye başkanı veya başkan vekili görevlendirilen belediyelerde bütçe ve muhasebe iş ve işlemleri valilik onayı ile defterdarlığa veya mal müdürlüğüne gördürülebilir. Bu belediyelerde belediye meclisi, başkanın çağrısı olmadıkça toplanamaz. Meclisin, encümenin ve komisyonların görev ve yetkileri 31 inci maddede belirtilen encümen üyeleri tarafından yürütülür…”

Bu konuda diğer önemli düzenleme, aynı yasanın “Belediye başkanı görevlendirilmesi” başlıklı 46. maddesi: “Belediye başkanlığının herhangi bir nedenle boşalması ve yeni belediye başkanı veya başkan vekili seçiminin yapılamaması durumunda, seçim yapılıncaya kadar belediye başkanlığına büyükşehir ve il belediyelerinde İçişleri Bakanı, diğer belediyelerde vali tarafından görevlendirme yapılır. Görevlendirilecek kişinin belediye başkanı seçilme yeterliğine sahip olması şarttır.”

KHK ile eklenen hükme rağmen belediye başkanının yerine kayyum atanması, zorlama ve Anayasa’ya aykırılığı ciddi tartışmalı bir konu.

Hibrit Kayyumlar mı Geliyor

Bu yasal düzenleme, iktidarın elini rahatlatmada yetersiz olsa gerek ki yeni tip bir kayyum önerisinde bulunulmuş. Bu modele siyasi meşruiyet sağlayacak unsur ise çoktan belirlenmiş: Hizmette aksama. Mevcut Belediye Kanunu’nun 57. maddesi aynı konuyu düzenliyor ve “Belediye hizmetlerinin ciddi bir biçimde aksatıldığının ve bu durumun halkın sağlık, huzur ve esenliğini hayati derecede olumsuz etkilediğinin İçişleri Bakanlığının talebi üzerine yetkili sulh hukuk hâkimi tarafından belirlenmesi durumunda İçişleri Bakanı, hizmetlerde meydana gelecek aksamanın giderilmesini, hizmetin özelliğine göre makul bir süre vererek belediye başkanından ister.

Aksama giderilemezse, söz konusu hizmetin yerine getirilmesini o ilin valisinden ister. Bu durumda vali, aksaklığı öncelikle belediyenin araç, gereç, personel ve diğer kaynaklarıyla giderir. Mümkün olmadığı takdirde diğer kamu kurum ve kuruluşlarının imkânlarını da kullanabilir. Ortaya çıkacak maliyet vali tarafından İller Bankasına bildirilir ve İller Bankasınca o belediyenin müteakip ay genel bütçe vergi gelirleri tahsilâtı toplamı üzerinden belediyeye ayrılan paydan valilik emrine gönderilir.

İçişleri Bakanlığının talebi üzerine sulh hukuk hâkimi tarafından alınan karara karşı ilgili belediyece asliye hukuk mahkemesine itiraz edilebilir.” diyor. Aynı maddeye 674 sayılı KHK ile yapılan ekleme ise şiddet ve terör olayları durumunda valilik söz konusu hizmeti Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı, il özel idaresi veya kamu kurum ve kuruluşları aracılığıyla yapar veya yaptırır. Hatta belediye malına el koyabilir.

İktidarın yaptığı öneride bu süreçlerin hızlanması amaçlanıyor ve bu amacı gerçekleştirmek için ne öneriliyor? Maalesef bu kısım ayrı bir sorun niteliğinde: Hizmette aksama vali tarafından bir komisyon tarafından tespit edilmesi durumunda vali, ilgili belediye veya bağlı idareye makul bir süre vererek hizmet ve yatırımın uygun şekilde gerçekleştirilmesini istiyor, bu süre içerisinde aksamanın giderilmemesi halinde vali; belediyenin araç, gereç, personel ve diğer kaynaklarını kullanarak aksaklığı gidermesi veya kamu kurum ve kuruluşlarına, kaymakamlıklara, mahalli idarelere yaptırabilmesi, bunu 4734 sayılı Kamu ihale Kanununun 22’nci maddesine göre yapılması, yapılacak harcama bedelinin vali talebiyle bütçeden aldıkları paylardan ilgili hizmeti yerine getiren kuruma gönderilmesi öneriliyor.

Başka bir ifadeyle hakim kararı kaldırılarak, valinin tamamen kendi takdir hakkıyla belediye başkanlığı fiilen vali ve kuracağı komisyona yaptırılacak.

Sonda söyleyeceğimizi başta belirtelim, bu düzenleme CHP’li belediyeler için. Zaten HDP’li belediyelerde kayyum var. Kayyum atanamayacak belediyelere hibrit kayyum getirilecek. Vali dilediği hizmet için aksama kararı alıp, ihale yapıp hizmeti yerine getirtecek.

Organik Başkan Varken Hibrit Kayyum

Görüleceği üzere iktidar, “bizce bu hizmet yetersiz” diye keyfi yorumlanabilecek, somut ölçütlere dayanma gereği gerektirmeden işlem yapılabilecek bir düzenlemeye imza atılmasını düşünüyor. Bu konunun sakıncalı birkaç boyutu var:

  1. Mevcut tartışmalı kayyum uygulamasına son verilmeden, üzerine Vali ve onun oluşturacağı bir komisyonun vereceği kararla belediyenin ve başkanının yetkilerinin gasp edilmesi, merkezi yönetimin vesayet denetimini, “sopa” niteliğine bürünecektir.
  2. Yerel yönetim organları, “mahalli ve müşterek” hizmetleri görmek üzere, seçimle oluşur. Onun alternatifi de aynı nitelikleri taşımalıdır. Oysa getirilen yapı, seçilmişin yerine atanmışın, yerelin yerine merkezin ikamesidir.

Böyle bir Demokles’in kılıcı düzenleme varken, ne kadar iyileştirme yaparsanız yapın belediyelerin elleri bağlanacaktır.

  1. Bu açıkça yetki gaspıdır. Belediyeye yasayla verilmiş görevlerin, merkezi yönetimin taşradaki en üst temsilcisinin, belediyenin yerine geçerek ve tamamen belediye olanakları ile hizmeti yerine getirmesi, yerel yönetim doktrinine ve Anayasaya açıkça aykırıdır.
  2. Getirilen “Hibrit kayyumdur”. Valinin, komisyonun olduğu, kayyum ataması yerine iş yaptırma yöntemiyle yetkinin gasp edildiği, fiili bir durumun yaratıldığı hibrit kayyum sistemi, aynı anda KHK ile getirilen kayyumla varlığını koruyacaktır. Vali, belediye binasına gelip, başkanlık koltuğuna oturmasa da uzaktan, online eğitim gibi belediye başkanlığı yapacaktır. Pandemi sürecinden iktidarın öğrendiği umarım bu değildir.
  3. Artık genel iktidar ile yerel iktidar birbirinden farklı siyasi partilerin egemenliğinde. Bu aslında demokrasinin cilvesi sayılmalı. Ancak iktidar Millet İttifakı belediyelerine iş yaptırmama üzerine bir strateji izliyor. Getirilmesi önerilen yapı, bu iş yaptırmama sistemini tamamlama amacı taşıyor. Merkezi iktidarın bilerek zayıflattığı bir hizmette istemeden yaşanan bir aksama, Vali başkanlığındaki komisyonca merkezi yönetimin gücüyle giderilebilir ve “Büyükşehir değil, valilik çalışıyor” gibi bir sloganla reklamı çok rahat yapılabilir. İstanbul-Bağcılar, İzmir-Seferihisar, Ankara-Kalecik, Mersin-Bozyazı, Aydın-Nazilli gibi büyükşehir ve ilçe hizmetlerinde ya da il belediyelerinde yaşatılacak aksaklık, özellikle seçim dönemlerinde Vali ve komisyonu tarafından hızla, sihirli değnek değmiş gibi çözülür mü? Burası Türkiye, olmaz diyemeyiz…

Bu konu hukuki, siyasi, idari açılardan daha çok su götürür. Taslak ve öneri aşamaları, aslında yasal düzenlemelerin en önemli aşamalarıdır. Konunun uzmanlarının, farklı siyasi partilerin ve sivil toplumun görüşleri alınarak bir olgunluk sağlanabilir.

Umarız seçilmiş, organik belediye başkanları varken, hibrit kayyumlara başvurulmaz ve bu öneriler taslak aşamasında yok olur…

Biz çözüm istiyoruz

Ankara Kahveciler Esnaf Odası Başkanı İsa Güven: CHP Lideri Sayın Kemal Kılıçdaroğlu da ifade etti. Kemal Beyi topa tuttular. Biz haziranda kahvehanelerimizi açtığımızda 25 bin TL’ye kadar kredi borcu çektik ya da aynı miktarda kredi kartı açtırarak mart başından beri olan zararımızı ve yeniden açılacak olan işyerlerimizin masraflarını çıkarttık.”

İnsanlar ekmek bulamıyor Fransız malını nasıl alsın

CHP Genel Bakanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Fransız mallarına boykot” çağrısını, “Fransız mallarını alacak hal mi kaldı vatandaşta. Fransız uçakları var, satsın hemen. Fransız Reno’yu kapat bakalım kapatabiliyorsan. Bu lafları diyorsun arkasında durmuyorsun” dedi.

AİHM Kılıçdaroğlu’nu haklı buldu

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’de aleyhine açtığı iki davada verilen para cezasına ilişkin yaptığı şikayeti haklı buldu.

  1. yıla giderken nasıl bir Cumhuriyet

    Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 37. Olağan Kurultay’da, ülkemizin geleceğine dair temel yaklaşımımızı ortaya koyan “İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesini” ilan etti. Bu beyannamedeki perspektif, birinci yüz yılını tamamlamak üzere olan Cumhuriyetimizin geçmişinden yola çıkarak bir gelecek vizyonu sunuyor.

Durmuş için TBMM’de tören

Eski Sağlık Bakanı Osman Durmuş (73), 21 Ekim’de beyin kanaması geçirmiş ve tedavi gördüğü hastanede önceki gün hayatını kaybetmişti. Evli ve 3 çocuk babası Osman Durmuş için dün TBMM önünde tören düzenlendi. Törene TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Lideri Devlet Bahçeli de katıldı. Osman Durmuş, cenaze namazı sonrası Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verildi.

İstanbul!un yeni metrosu bugün açılıyordu

İstanbul’da Avrupa Yakası’nın ilk sürücüsüz metrosu olan Kabataş – Mecidiyeköy Mahmutbey Metro Hattı’nın ilk etabı, bugünden itibaren İstanbulluların hizmetine açılıyor. CHP Genel Başkam Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılımıyla planlanan açılış töreni, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun koronavirüse yakalanması nedeniyle ertelendi.

Kılıçdaroğlu’ndan İstanbul Valisi’ne eleştiri

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Kovid-19 toplantısına davet edilmemesi nedeniyle İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’yı “İkiyüzlülükle valilik yapılmaz. Vali sağlam durur, onurlu durur. Koltuk için onurunu satan vali olmaz” diye eleştirdi.

Teröre karşı ortak duruş çağrısı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Terör nereden ve kimden gelirse gelsin, teröre karşı hep beraber ortak duruş sergilemek zorundayız. Terörün partisi, kimliği, yoktur.” dedi.

Linççilere bir şey yok koruyanaceza talebi

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu geçen yıl 21 Nisan’da Ankara Çubuk’ta düzenlenen cenaze töreninde linçten kurtaran koruma Koray Aslan hakkında ceza istendi. Bir asker cenazesinde uğradığı linç girişimine ilişkin CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na saldırganlar ceza almazken koruma memuru Koray Aslan’a koruma kursu almadığı nedeniyle ceza talep edildi.

Gelecek kuşakların ekosistem hakkı – CHP Genel Başkan Yardımcısı Ali Öztunç

Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu, 37. olağan kurultayda açıkladığı İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesi’nde gelecek nesillerin ekosistem hakkının korunacağını ifade etti. Bakın CHP lideri ne diyor: “Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya teslim etmek için üzerimize düşen sorumluluğun bilincindeyiz. Canlı ve cansız varlıklar olarak bir ekosistemin parçasıyız.

Keyif çayını kendisi içsin

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, “AKP’nin kendi mitinginde partili bir oda başkanının vermiş olduğu dosyaya cevabı çok ilginç, abartma diyor al bunun yerine keyif çayı iç diyor. Okullara servis yapan esnaf yaklaşık mart ayından beri işsiz durumda.” dedi.

Atalarımız kurarken izin almadı

Yerel yönetimlerden sorumlu CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, “Cumhuriyeti kuran partinin temsilcileri olarak Cumhuriyetimizin 97. yılını da coşkuyla kutlamak için tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz” dedi.

Döviz kuru el yakıyor

CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, “TL an be an eriyor. Sabah 8.08 olan dolar kuru şimdi 8.16. Günden güne riskimiz artıyor.” dedi.

İki kutuplu ittifak

CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı ülkenin yönetilememesi nedeniyle erken seçimin tartışıldığını söyledi. Salıcı, “Türkiye’nin istikrar sağlaması için erken seçim gündeme geliyor ve vatandaşta kabul görüyor” dedi.

‘Avrupalı siyasetçiler Türkiye düşmanı’

CHP Parti Sözcüsü Faik Öztrak. MYK toplantısının ardından yaptığı açıklamada “Avrupa’nın popülist siyasetçileri İslam’a ayar vermekten bahsediyor. Türkiye düşmanlığı, seçime giden ülkelerde popülist siyasetçilerin en önemli ekmeği oluyor” dedi

Hedefler şimdiden saptı

CHP Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, “Halkın en önemli ihtiyacı güven ve perspektif görmek. Önümüze getirilen program ve bütçe ise ‘İş olsun torba dolsun’ mantığıyla hazırlanıyor” dedi.

Hazırlanan yeni bütçe işsizliğe çare değil

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bütçe kanun teklifi, 2019 yılı kesin hesap kanun teklifi ve Sayıştay raporları üzerindeki görüşmeler tartışmaları da beraberinde getirdi. CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, 2021 yılı bütçesinin, “hiçbir açıklama yapılmadan, sahipsiz şekilde” Meclise sunulduğunu savunurken, CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu da milletvekili danışmanlarının komisyon salonuna alınmasının engellendiğini söyledi. İYİ Parti Ankara Milletvekili Durmuş Yılmaz, bütçe görüşmelerinin canlı yayınlanmamasını eleştirerek, “Atın sahibi değişti, şimdi atın sahibine göre kişnetiyorlar” ifadelerini kullandı.

Ermenek’in acısı 6 yıldır dinmedi

CHP Enerji ve Altyapıdan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın, “Aradan geçen zaman o gün yaşanan acılarımızı dindirmedi. Ermenek’te kaybettiğimiz 18 maden şehidimizle birlikte, tüm maden şehitlerimizi ve iş cinayetlerine kurban verdiğimiz emekçileri saygı ve rahmetle anıyorum” dedi.

Arşivler