Mayıs | 2020 | Didim Özgürses

Bookmarks

Aylık arşiv: Mayıs 2020

Kurumların 4 ayda bütçeden yaptıkları harcamalar netleşti. Diyanet İşleri Başkanlığı 4 ayda yaptığı 3.8 milyar liralık harcama ile 7 bakanlığı geride bıraktı. Cumhurbaşkanlığı’nın 4 aylık harcaması 875.1 milyon lira oldu. En fazla harcamayı ise bütçeden en fazla payı alan Hazine ve Maliye Bakanlığı yaptı.
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın verilerine göre, Cumhurbaşkanlığı’nın nisan ayı harcaması 120.9 milyon lira oldu. Cumhurbaşkanlığı’nın bütçe başlangıç ödeneği 3.1 milyar liraydı. Sonrasında aktarmalarla 3.5 milyar liraya çıkarıldı. Cumhurbaşkanlığı’nın 4 aylık harcama toplamı da 875.1 milyon lira oldu. Diyanet İşleri Başkanlığı nisan ayında 911.4 milyon lira harcama yaptı. 11.5 milyar lira olan ödenek toplamından 4 ayda 3.8 milyar lira kullanan Diyanet 4 aylık harcaması ile toplam 7 bakanlığı geçti. Diyanet’in harcaması ile geride bıraktığı bakanlıklar şöyle: İçişleri, Dışişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Kültür ve Turizm, Sanayi ve Teknoloji, Çevre ve Şehircilik ile Ticaret Bakanlığı.
Bütçeden her yıl en fazla pay Hazine ve Maliye Bakanlığı’na ayrılıyor. 4 ayda en fazla harcama da Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yapıldı. Bakanlığın nisan ayı harcaması 47.3 milyar liraya çıktı. Bütçeden 468.8 milyar lira ile en fazla payı alan Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 4 aylık harcamalarının toplamı 165 milyar lira oldu. Bakanlık bütçesinden ihtiyaç halinde diğer kurumlara aktarma yapabiliyor.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın 4 aylık harcama toplamı 42.6 milyar lira oldu. Sağlık Bakanlığı 60.3 milyar lira olan ödenek toplamından 4 ayda 19 milyar lira harcama yaptı. Adalet Bakanlığı 4 ayda 7.6 milyar lira, Milli Savunma Bakanlığı da 16.7 milyar lira harcama yaptı.

Koronavirüs döneminde kapanan işyeri sayısı açıklandı; 2 ay içinde 15 bin 948 işyeri kapandı
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in soru önergesine yanıt veren Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, 1 Mart- 30 Nisan 2020 tarihleri arasındaki 2 ay içinde 15 bin 948 işyerinin kapandığını açıkladı.
Cumhuriyet Halk Partisi Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, korona virüs salgının, ekonomik boyutları ve istihdama etkilerine dikkat çekmek amacıyla, Ticaret Bakanlığına yazılı soru önergesi verdi. Gürer, Bakan Ruhsar Pekcan tarafından yanıtlanması istemiyle verdiği soru önergesinde, “Corona virüs sebebiyle 1 Mart 2020 sonrası kapanan toplam işyeri sayısı ve üretime ara veren fabrika sayısı ayrı ayrı ne kadardır? Bu süreçte işini kaybeden kişi ve işsizlik fonundan yararlanan kişi sayısı ayrı ayrı ne kadardır?” şeklindeki sorularına yanıt istedi.
İşini Kaybeden Sayısını Açıklamadı
Gürer’in önergesini yanıtlayan Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, korona virüsle mücadele sürecinde işini kaybedenler ile İşsizlik Fonu’ndan yararlanan kişilerin sayısına ilişkin verileri paylaşmadı.
Bakan Pekcan, tescil edilen ve terkin edilen işyerleriyle ilgili verileri açıkladı. Merkezi Sicil Kayıt Sistemi (MERSİS) ile Esnaf ve Sanatkârlar Bilgi Sistemi (ESBİS) üzerinden elektronik ortamda yapılan sorgulama neticesinde alına verileri paylaşan Bakan Pekcan, 01.03.2020-30.04.2020 döneminde ülkemizde toplam 78 bin 954 adet işyeri tescil, 15bin 948 işyeri terkin edildiğini açıkladı.
Kapanan İşyeri Sayısı Artıyor
Önerge sahibi CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, korona virüs salgını başlamadan önce baş gösteren ekonomik krizin, pandemiyle birlikte net bir şekilde ortaya çıkmaya başladığını belirtti. Salgın öncesindeki krize direnen ancak salgınla birlikte direnç kaybına uğrayan binlerce işyerinin kepenk kapatmak zorunda kaldığını ifade eden Gürer, “Sadece 2 ay içinde terkin edilen yani kapanan işyeri sayısı 16 bine yaklaşmış durumdadır. Bu işyerlerindeki on binlerce işçi de ne yazık ki işinden olmuştur. Devam eden salgın süreci de göz önünde bulundurulduğunda, ne yazık ki önümüzdeki aylarda kapanacak işyeri sayısı artarak devam edecektir. Ülkemizin yaşadığı en önemli sorunlardan biri olan işsizlik sorunu, salgın sürecinin sona ermesinin ardından çok daha büyük bir sorun olarak karşımıza çıkacaktır” diye konuştu.
Hükümetin şapkasını önüne koyarak, çığ gibi çoğalan kapanan işyerleri ve işsizlik sorununa çare üretmesi gerektiğini belirten CHP Milletvekili Gürer, “Yetkililerin yapay gündemlerde sorunu geçiştirmeye çalışmak yerine, önümüzdeki aylarda daha artacak olan ekonomik kriz ve işsizlik sorununun çözümüne yönelik kafa yorması gerekir” dedi.
Açıklanan Rakamlar Yanlış Algıya Sebep Olabilir
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Bakan Ruhsar Pekcan’ın yaptığı açıklamada, tescil edildiği belirtilen 78 bin 954 işyerinin çoğunluğunun zaten var olan ancak Esnaf ve Sanatkârlar Bilgi Sistemine kaydolmamış işyerleri olduğuna da dikkat çekerek, “Açıklanan rakamlarda 16 bine yakın işyeri kapanırken, 79 bine yakın yeni işyeri açılmış gibi bir algı oluşabilir. Açıldığı belirtilen işyerlerinin büyük çoğunluğu zaten faaliyette olan ancak değişik nedenlerle Esnaf ve Sanatkârlar Bilgi Sistemine kaydedilmiş olan ve bu süreçte kayıtları yapılan işyerleridir. Yani bu süreçte 79 bin yeni işyeri açılmamıştır” ifadelerini kullandı.

Salgınla birlikte maliyetleri artan çiftçi acil destek beklerken, hükümet mayıs sonuna gelinmesine karşın 2020 yılı içinde destek verilecek tarımsal ürün, destek miktarları ve ödemelerin başlanacağı tarihi hâlâ açıklayamadı.
Bunun için önce kurul toplanacağı, sonrasında da Cumhurbaşkanlığı kararnamesi yayımlanacağı belirtildi.
2019 ödemeleri ise hâlâ tamamlanmadı. CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun’un soru önergesini yanıtlayan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, 22 Nisan’da üreticilere toplamda 10.75 milyar lira, 24 Nisan’da ise 12.4 milyar lira ödeme yapıldı.
Bu ödemelerin 2019’a ait ödemeler olduğuna dikkat çeken Aygun, “2020 desteklerine ilişkin kararname 5.5 aydır yayımlanmıyor. Çiftçi borçlarını da ertelemediler. Sadece nisan ve mayıs aylarındaki Hazine destekli kredi alacakları ötelendi. Çiftçinin esas ödemeleri sonbahardadır. Çiftçi 2020 ödemelerini almadan nasıl üretim yapsın ve kredisini ödesin” diye konuştu.

Hükümetin övündüğü destekler emekçinin düştüğü yoksulluğu ortaya koydu. Verilere göre, 3 milyon 50 bin kişi kısa çalışma ödeneğinden yararlandı ve maaşının çok daha azıyla geçinmeye zorlandı. 878 bin kişi ücretsiz izne çıkarıldı, ayda 1168 liraya mahkûm edildi. 591 bin 894 kişi işsizlik ödeneği aldı.
Hükümetin açıkladığı kısa çalışma ödeneği, nakdi ücret desteği ve işsizlik ödeneği verileri, emekçinin halini ortaya koydu. Verilere göre, milyonlarca işçi asgari ücretin de altındaki düşük ücretlerle ayın sonunu getirmeye çalışıyor.
Tablo şöyle:
– Kısa çalışma ödeneği kapsamında 3 milyon 50 bin 854 kişiye, 4.8 milyar lira ödeme yapıldı. Bu veri aynı zamanda 3 milyonun üzerinde işçinin mevcut ücretlerinden çok daha düşük bir ücretle geçinmek zorunda kaldıklarını ortaya koyuyor. Çünkü günlük kısa çalışma ödeneği, işçinin son 12 aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının yüzde 60’ı. Hükümet kısa çalışma ödeneği kapsamında işçilere 1750 lira ile 4 bin 381 lira arasında ücret verildiğini belirtiyor. Ancak işçinin tavan olan 4 bin 381 lirayı alabilmesi için son 12 aylık prime esas aylık ortalama kazancının 9 bin lira olması gerekiyor. 6 milyon işçinin asgari ücretle geçinmeye çalıştığı Türkiye’de bu miktarda ücret alabilen işçi sayısı çok az. Asgari ücretli bir işçi kısa çalışma ödeneği olarak en fazla 1750 lira alabiliyor. Kısa çalışma ödeneğinde emeklilik prim ödemeleri de duruyor. İşsiz kaldığında ise kısa çalışma ödenekleri işsizlik maaşı süresinden düşülüyor.
– Bakanlık verilerine göre, 878 bin 614 işçiye 441.1 milyon lira nakdi ücret desteği verildi. Bu işçiler günlük 39, aylık da bin 168 lira geçinmeye çalışıyor.
– Sosyal destek programları kapsamında geliri olmayan hanelere biner lira ödeme yapılıyor. Bugünkü salgın koşullarında bin lira ile geçinebilmek de olanaksız.


Zeki Sarıhan

9 NİSAN 20020 Perşembe: Sokağa gelen bir sebzeciden sebze alırken ilk kez maske taktım. Maskeyi Şenal’ın eczacısı dün kurye ile adresimize göndermişti. Korgan’da bizim köylerde de hissedilen 4.1 şiddetinde deprem olmuş. İndependent Türkçe’de, “Millî Mücadele’de İstanbul’da Açılan Dayanışma Kampanyaları” başlıklı araştırmam yayımlandı. Gazete, kitap okudum, bir süredir alışkanlık haline getirdiğim bulmaca çözdüm. Maalesef bilgisayarda epey oyalandım.

10 NİSAN 2020 Cuma: 31 Büyük kentte 10 Nisan saat 24.00’ten 12 Nisan saat 24’e kadar 48 saat sokağa çıkma yasağı getirildi. Bu kentlerde paniğe kapılanlar marketlere hücum etti. Böylece sokağa çıkma yasağından elde edilecek temassızlık faydası bir gecede heba edildi. Bütün Dünya’nın Nisan sayısı gelmedi. Ufuk Akyol’a dün derginin basılıp basılmadığını, mayıs sayısı için yazı isteyip istemediklerini sormuştum. Verdiği yanıtta kitabevleri kapandığı için dergiyi abone sayısı kadar bastıklarını bildirdi. Mayıs sayısı için yazı göndermem konusunda bir not yok. Ben de yazmamaya karar verdim. Bugün yedi sigara içtim. Bahçede “tarım işleriyle” uğraştım. Sebzeliğin toprağını inceltmeye çalıştım ve iki uzun saksıya geçen yıllardan kalmış sebze tohumları ektim. Ankara İncesu Lisesinde aynı yıllarda birlikte çalıştığımız emekli Türkçe öğretmeni Tezer Ergezer ölmüş!

11 NİSAN 2020 Cumartesi: İki günlük sokağa çıkma yasağının ilk günü. Ortalık sakin ve ılık bir hava var. Gazete ve ekmek gelmedi. Bahçede kitap okudum. Çiçek açmış armut ağacının dibinde kitap okurken çektirdiğim fotoğrafı “Kitap okumak da yasak değil ya!” notuyla paylaştım. Facebook arkadaşları pek ilgilendiler. İndependent Türkçe’de bu kez de Millî Mücadele Yıllarında Anadolu’da Açılan Yardım Kampanyaları” yazım yayımlandı.

12 NİSAN 2020 Pazar: Önceki gün aniden sokağa çıkma yasağını ilan eden Süleyman soylu, milletin panik halinde marketlere koşmasındaki sorumluluğu üzerine alarak istifa ettiğini açıkladı ise de istifası Erdoğan tarafından kabul edilmedi. Gazeteler bugün de getirilmedi. Akşam, “Korona Salgınının Öğrettikleri” başlıklı 12 maddelik bir yazımı paylaştım. Karapınar’da Naim Aydınbelge, Eskişehir’de Aydın Nefesoğlu ve İstanbul’da Ender Helvacıoğlu ile haberleştirdim. Ender abonesi olduğum Bilim ve Gelecek dergisinin bu ay kâğıt baskısını yapmadıklarını bildirdi. Kiraz ağacım da çiçeklenmeye başladı.

13 NİSAN 2020 pazartesi: Bugün 34.456 test daha yapmışlar. 4.093 “vaka” saptamışlar. 98 kişi ölmüş. Ölü sayısı 1.296’ya çıkmış! Sokaktan geçen bir kamyonetten sebzeliğe ve güllerin dibine çuvalı 20 liradan üç çuval koyun gübresi döktürdüm. Ayhan’la uzun bir telefon görüşmesi yaptım. Siyasi durum ve Erdoğan’ı hararetle desteklemekte olan parti hakkında görüşlerimi anlattım. Dinledi.

14 NİSAN 2020 Salı: İki gündür, 1992’de Azerbaycan’a yaptığımız bir eğitim gezisinin izlenimlerini Öğretmen Dünyası’nın Ocak 1993 tarihli sayısından bilgisayara geçtim. Bir yazıyı yeniden yazmak can sıkıcı ise de onun “Gezen Tilki Yatan Aslan” adını verdiğim gezi yazıları dosyamda bulunmasında yarar görüyorum. Dersim’in Kayıp Kızlarını okumaya devam ediyorum. Kiraz ağacımız beyazlara büründü. Bitkilerin üzerinde doğanın harikalarını düşünüp derin hikmetlere dalıyorum. Bugün Koronadan 107 kişi daha ölmüş! Yeni olarak 4.062 olay saptanmış!

15 NİSAN 2020 Çarşamba: Hava gene soğudu. Yağmur çiseledi. Sebze tohumları için saksılarda yaptığım yastık dörde çıktı. Tohumların çimlenmesini dört gözle bekliyorum. Bugün de 115 kişi ölmüş. 4.281 yeni vaka saptanmış. Salgın nedeniyle 1930’lu yıllara dönmek gerektiğini önerenlere karşı (daha çok Cumhuriyet gazetesinde yazıyorlar), “Çözüm Halkçılıkta” başlıklı yazımı yazarak paylaştım. Beyceli’de dün ölen Ali Akyüz’ün cenazesini kaldırmışlar. İlkokul’dan aynı yıl mezun olduğumuz ağabeyi Osman Akyüz’ü arayarak başsağlığı diledim. Cenazeleri camiye de götürmeden alelacele defnettiklerini anlattı. Yakınlarından bazıları cenaze namazına katılmış. İnfaz Yasası’ndan yararlanan mahkûmlar salıverilmeye başlandı. Gazeteciler ise bırakılmıyor! Aslıhan Sarıhan Özakay’la ve eşi Ali ile görüşerek hatırlarını sordum. Bursa’dan arkadaşım Necati Yentürk arayarak Şenal’a oğlunun cumhurbaşkanına hakaretten aldığı cezanın infaz yasasına girip girmediğini öğrendi.

16 NİSAN 2020 Perşembe: Bugün de 125 kişi ölmüş! Yeni 4.801 “vaka” saptanmış. Diğer devletler arasında kötü durumdayız. Çalışırken dayanamayıp sigara orucumu bozmak zorunda kaldım.

17 NİSAN 2020 Cuma: “17 Nisan Duyguları” yazımı paylaştım. Bugünkü Cumhuriyet ve Birgün gazetelerinde Enstitülerle ilgili yazılar, sosyal medyada paylaşımlar okudum. Enstitülerin yeniden açılmasını ciddi ciddi isteyenler var! Bu tartışmanın yıllar önce bittiğini sanırdım, şaşkına uğradım. Gezi yazılarımı “Yurt içi” ve “yurt dışı” bölümlerine ayırıp sıraya koydum ve düzeltmeye başladım. Hem ayaklarım açılsın diye hem de saksıya ektiğim tohumların bitip bitmediğine bakmak için bahçeyi günde birkaç kez dolaşıyorum. Henüz hiç biri boynunu uzatmadı. Köyden getirtip geçen yıl diktiğim kokulu Karadeniz üzümün yaprakları da pembe tomurcuklarını göstermeye başladılar. Bugün de 126 kişinin öldüğü açıklandı.

18 NİSAN 2020 Cumartesi: Yeniden iki günlük sokağa çıkma yasağı başladı. Dün paylaştığım “17 Nisan Duyguları” yazımdan ötürü emekli rehber öğretmen Atanur Güneysu telefon etti.Hakkımdaki düşüncelerini bir kez daha anlattı. Ben bu topluma lazımmışım, bu nedenle sağlığıma dikkat etmeliymişim. Eski arkadaşlarımızdan yıllardır görüşmediğimiz Hatice Maviş’le telefon görüşmesi yaptık. Terme’den de yeğenim Ayla aradı. Cemal Türkmen Şeyh Sait İsyanı sırasında öldürülen Zeki Dündar’la ilgili bazı belgelere ulaşmış. Bu metinleri yeni yazıya çevirmemi istiyor ama zor! Yaklaşık bir saniye kadar süren bir baş dönmesine uğradım. Eskiden bununla daha sık karşılaşırdım. Akşamüstü de bana bir titreme geldi! Gece rüyamda rahmetli Erol ağabeyimi gördüm.

19 NİSAN 2020 Pazar: Evin çevresinde ve bahçede dolandım. Eskişehir yolundan çok seyrek araç geçiyor ve bunlar da durdurulup denetleniyor. Ayak parmaklarımdan birini arı soktu. Neyse ki parmağım şişmedi. İzmir’den Serkan Sarıhan, Ordu’dan sınıf arkadaşım Galip Şahin aradı. Galip balcılık yapıyor. Kargo ile iyisinden beş kilo bal göndermesinde anlaştık. Macaristan’dan küçük oğlumuz Işık telefon etti. Bizim ona ihtiyacımız olduğunu düşündüğünden gelmek istiyormuş. İhtiyaçlarımızı telefonla giderdiğimizi söyleyerek gelmemesini söyledik. Bugün biraz rahatsız gibiyim. (30 Mayıs 2020)

zekisarihan.com

Belediye Meclisi 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 20. maddesi gereğince Olağanüstü olarak 01/06/2020 günü saat 14:oo’de Belediye Başkanlığı Meclis Toplantı Salonunda aşağıda yazılı bulunan gündem dahilinde toplanacaktır.

GÜNDEM :

1) Mali Hizmetler Müdürlüğü’nün 28.05.2020 tarih ve 1470 sayılı “Pazar Yeri İşgal Harçları Ödeme Vadeleri” konulu yazısının görüşülmesi.

2) Mali Hizmetler Müdürlüğü’nün 22.05.2020 tarih ve 1469 sayılı “Borçlanma Yetkisi Verilmesi” konulu yazısının görüşülmesi.

3) Destek Hizmetleri Müdürlüğü’nün 18.03.2020 tarih ve 159 sayılı “Hibe Araç” konulu yazısının görüşülmesi.

4) Destek Hizmetleri Müdürlüğü’nün 30.03.2020 tarih ve 184 sayılı “Hibe Araç / 1 Adet İki Tekerlekli Motosiklet ve 1 Adet İki Tekerlekli Motorlu Bisiklet” konulu yazısının görüşülmesi.

5) Destek Hizmetleri Müdürlüğü’nün 20.05.2020 tarih ve 256 sayılı “Hibe Araç / 2 Adet İki Tekerlekli Motosiklet” konulu yazısının görüşülmesi.

İBB İstatistik Ofisi, geliri 2 bin 500 liranın altında olan hanelerin durumunu araştırdı. Araştırmaya göre her 100 hanenin 49’unda internet, 40’ında bulaşık makinesi yok. Yüzde 91’i haftada en az iki kere et, balık veya tavuk içeren bir yemek tüketemiyor
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) İstatistik Ofisi, megakentte sosyal yardım başvurusu yapan ve hane geliri 2 bin 500 liranın altında olan aileler arasında kent yoksulluğu araştırması yaptı. 15-30 Nisan arasında 195 mahalledeki toplam 1228 haneyle yapılan araştırma sonuçları dün yayımlandı. Çalışma bu ailelerin nelerden yoksun olduğunu da ölçüyor.
Sağlıklı Beslenmek Dahi Lüks
Katılımcılara ekonomik koşullarını göz önüne aldıklarında bazı temel ihtiyaçlara ne düzeyde erişebildikleri soruldu. Haneniz ekonomik olarak; “haftada en az iki kere et, tavuk ya da balık içeren yemeği karşılayabilecek durumda mı” sorusuna yüzde 91,8’i; “eskimiş mobilyalarınızı değiştirebiliyor musunuz” sorusuna yüzde 94,3’ü; “ihtiyaç olduğunda her zaman yeni kıyafetler alabiliyor musunuz” sorusuna yüzde 92,6’sı, “evinizi istediğiniz kadar ısıtabiliyor/soğutabiliyor musunuz” sorusuna ise yüzde 89,6’sı hayır cevabı verdi.
Yarısında İnternet Aboneliği Yok
Buna göre hanelerin çoğunluğu en az 4 kişiden oluşuyor. Her 100 haneden 30,3’ü 4 kişiden, 28,1’i 5 ve daha fazla kişiden oluşuyor. Araştırmaya göre haneler için internet kullanımı lüks. Sabit hat aboneliğinin yüzde 35,8’de kaldığı gözlemlenirken, hanelerin yüzde 49,3’ünde herhangi bir şekilde internet aboneliği bulunmuyor.
Kent yoksulluğunu ölçen çalışmada göze çarpan bir diğer veri ise hanelerin yüzde 89,3’ünde tek kişinin gelir sahibi olması oldu. Yüzde 9,8’inde 2 kişi çalışmasına rağmen hane geliri 2 bin 500 liranın altında kalması ise bir diğer çekici verilerden. Hanelerin yüzde 92,6’sı ise 1000 liralık beklenmeyen bir harcamayı kendi tasarrufuyla finanse edemiyor, bu tutar için borçlanmak zorunda kalıyor.
Tek Çare Borçlanmak
Hanelerin çoğunluğu zorunlu tüketimlerini karşılamak için borçlanmak zorunda kalıyor. Geliri 2 bin 500 liranın altında olan hanelerin yüzde 57’sinin biriken borcu olduğu kaydedildi. Üstelik bu hanelerin yüzde 33,7’si birden fazla yere borçlu olduğunu ifade ediyor. En büyük alacaklı ise bankalar. Bu hanelerin yüzde 45,6’sının bankalara kredi borcu bulunurken yüzde 39,2’sinin ise kredi kartı borcu var.
Yüzde 40’ın Bulaşık Makinesi Yok
Çalışmada bir başka çarpıcı sonuç ise temel dayanıklı tüketim mallarından yoksun kalan ailelerin oranı. Geliri 2 bin 500 lira ve altında olan her 100 hanenin 11,6’sında çamaşır makinesi 29’unda ise LCD televizyon bulunmuyor. Öte yandan bulaşık makinesi bulunmayan evlerin yüzde 40,1’le her ikisinden de yüksek olması dikkat çekiyor. Klima ise tam anlamıyla lüks. Çalışmaya göre hanelerin yüzde 98,9’unda klima bulunmuyor.
Halkın Yarısı Bu Durumda
→SGK verilerine göre çalışanların yüzde 50’si asgari ücret ve civarında gelir sahibi. İBB’nin 2 bin 500 lira ve altında geliri olan haneler arasındaki yaptığı çalışma ise çarpıcı sonuçlar içeriyor.
→Haftada iki kez et, balık veya tavuk içeren bir yemek tüketemiyorum: yüzde 91,8
→Mobilyam eskidiği zama değiştiremiyorum: yüzde 94,3
→İhtiyaç olduğunda her zaman yeni kıyafetler alamıyorum: yüzde 92,6
→Evimi yeterince ısıtamıyorum: yüzde 89,6
→Evde mobil veya sabil hatlı bir internet bulunmuyor: yüzde49,3
→Birikmiş borçlarım var: yüzde 57
→Bankaya kredi borcum var: yüzde 45,6
→Çamaşır makinemiz yok: yüzde 11,6
→Bulaşık makinemiz yok: yüzde 40,1

Makina Mühendisleri Odası’nın hazırladığı Sanayinin Sorunları bülteninin 59’uncu sayısında 16 milyona ulaşan işsizler ordusu olduğu belirtildi
TMMOB Makina Mühendisleri Odası (MMO), her ay iktisatçı-yazar Mustafa Sönmez’in katkısıyla hazırladığı Sanayinin Sorunları bülteninin 59’uncusunu, Covid-19’un etkisiyle ekonomide büyüyen tahribata, bütçe ve ödemeler dengesinde artan açığa, hizmetler ile sanayide yaşanan büyük düşüş konularına ayırdı.
IMF, OECD, TÜİK, Merkez Bankası, Hazine ve Maliye Bakanlığı, DHMİ, Kültür ve Turizm Bakanlığı verileri kullanılarak yapılan analizde, 2020’nin ilk çeyrek verileri kullanılarak krizin ilk elde ortaya çıkardığı tahribat sergilendi ve eğilimler belirlendi.
Hizmetlerde sert bir daralmayı getiren krizin sanayi alanına da sıçrayarak büyüdüğü, bunun en ürkütücü sonucunun ise sayıları 16 milyona ulaşan işsizler ordusu olduğu belirtildi. Krizin kamu maliyesinde yaratmakta olduğu büyük açığın yanı sıra döviz kazandıran sektörlerde yarattığı kayıplara da değinildi. Analizde Merkez Bankası rezervlerindeki erimeye ve kamu borçlanmasındaki tırmanışa da dikkat çekildi.
MMO analizinde şu noktalar öne çıktı:
►Sağlık Bakanlığı’nın 17 Mayıs verilerine göre, Türkiye’de vaka sayısı 149 bine ulaşırken hayatını kaybedenler 4 bini geçti. Hastalıktan iyileşenler ise yine Bakanlık verilerine göre 110 bini buldu.
►Hükümet, salgının kontrol altına alınmaya başlandığı iddiasıyla 11 Mayıs’ta başlatılan bir “Yeni Normal” takvimi açıkladı. Konuyla ilgili çoğu bilim çevreleri, açıklanan takvimin erken olduğunu belirtirken, iktidar yanlıları “Ekonomi”nin daha fazla bekleyemeyeceği argümanını öne çıkardılar. Hem dünyanın birçok ülkesinde hem Türkiye’de pusuda yatan pandeminin ikinci dalga riski içermesi, yeniden kısmi karantinaları gerektirebilir ve bunun ekonomiye yükü daha da ağır olabilir.
►Pandemiye karşı, bilinen en etkili yöntem olarak “sosyal mesafeleşme” yani eve kapanma, toplu üretimden tüketimden ve bunların gerçekleştiği mekanlardan uzaklaşma önlemleri, yeniden ve yeniden uygulanıyor. Bu da hem üretimin hem tüketimin azalması, firmaların ayakta kalmalarının zorlaşması, hükümetlerin yeni destek paketleri açıklamaya mecbur kalmaları demek aynı zamanda. Ancak bu destekler ülkelerin mali gücüne göre belirlenirken Türkiye gibi ülkelerde destekler yetersiz düzeydedir. Ekonomiyi sadece 2020’de değil, 2021’de de aşağı çekecek sektör hizmetler olacak. Türkiye, GSYH’sinin yüzde 54’ünü oluşturan hizmetler sektörü, ağır darbeler alan perakende ticaret sektörü ile turizmdeki kayıplardan çok etkileniyor.
►Hizmetlerin yanında imalat sanayiinde de hızlı gerilemeler başladı. Sanayi üretimi, pandeminin başladığı Mart’ta, Şubat’a göre yüzde 7 azaldı. İmalatta ortalama düşüş yüzde 7,5 iken, bazı alt dallarda daha derin düşüşler görüldü. Örneğin ihracatın birincisi otomotivde yüzde 23, bilgisayar-elektronikte yüzde 23, ihracatın ikincisi giyimde yüzde 20 aylık daralmalar görüldü. Tekstildeki daralma yüzde 14’e yaklaşırken, makine üretiminde de ona yakın daralma yaşandı. Dayanıklı tüketim mallarından mobilyada, elektrikli cihaz üretiminde yüzde 8-9 arası aylık düşüşler yaşandı.
►Ekonomik daralmanın ürkütücü boyutları, sonuçlarını artan işsizlik ve iş kayıplarına da yansıtıyor. Kısa çalışma, işsizlik ve ücretsiz izin ödeneklerine başvuranlar ile istihdamda olup sokağa çıkması yasaklanan 65+ ile 15-17 yaş çalışanlar, kendi hesabına çalışanlar ile kentsel kayıt dışı istihdamdan işsiz kalanlar dikkate alındığında, işsiz sayısının 16 milyonu bulduğu söylenebilir. Bu işsiz kitlenin ancak dörtte birine asgari ücret dolayında ve 3 aylık destek sağlanabiliyor, geri kalan dörtte üçlük kesim herhangi bir sosyal korumadan yoksun durumda.
►Henüz kontrol altına alınamayan pandemiye ve beraberinde büyüttüğü krize karşı AKP hükümetinin müdahaleleri yetersiz kalırken, bütçe açıkları da her ay biraz daha büyüyor. Merkezi yönetim bütçe açığı 2020 yılının ilk çeyreğinde 29,6 milyar TL’yi buldu. Bütçe açığı ilk 3 ayda net dış borçlanmanın yanı sıra, büyük ölçüde iç borçlanmayla finanse edildi. 2020 ilk çeyreğinde gerçekleştirilen kamu borçlanmaları ile Merkezi Bütçe’nin borç stoku Mart sonunda 1 trilyon 462 milyar TL’ye ulaştı. Borç stokunda iç borçlar yüzde 55’lik pay alırken dış borçlar yüzde 45’e ulaştı. Borç stokunun önümüzdeki çeyrek yıllarda daha da hızlı artması beklenmelidir.
►Pandeminin başladığı Mart’ta ihracat, turizm ve öteki hizmetlerden gelen döviz girişinin azalmasıyla, ilk 3 ayın cari açığı 7,7 milyar doları buldu. Cari açığa ek olarak ilk çeyrekte yabancılar, 6 milyar dolar da sermaye çıkardılar. Ayrıca ilk çeyreğin net hata noksanı da 3 milyar dolar yük oluşturdu. Böylece toplamda 16,5 milyar dolar finansman gerekti ve TCMB rezervleri bu miktarda azalarak iyice zayıfladı.

İstanbul Üniversitesi’nden Koronavirüs Araştırması: Çalışanı İşsizlik Korkusu Sardı, Huzursuzluk Arttı
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nin hazırladığı “Covid-19 Salgınının Ekonomik, Sosyal ve Siyasal Etkileri ve Türkiye’ye Yönelik Öneriler” çalışmasından çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı. Özel sektörde çalışanların yüzde 51.32’si, kendi işini yapanların yüzde 32.8’i işini kaybetme kaygısı yaşıyor. Yüzde 39.2’si ise aç kalma ya da ihtiyaçlarını karşılayamama korkusuna kapıldı.
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Covid-19 küresel salgını ile ilgili geniş kapsamlı bir çalışmaya imza attı. İktisat Fakültesi’nin farklı alanlarda bilimsel çalışma yapan 24 hocasının kaleme aldığı 21 özel başlıktan oluşan “Covid-19 Salgınının Ekonomik, Sosyal ve Siyasal Etkileri ve Türkiye’ye Yönelik Öneriler” başlıklı raporda, Covid-19’un ekonomik, sosyal, siyasal, teknolojik boyutları ve demokrasiye etkileri derinlemesine irdelenerek çözüm önerileri sunuldu.
Çalışanlar İşini Kaybetmekten Korkuyor
Araştırmaya göre, özel sektörde çalışanların yüzde 51.32’si, kendi işini yapanların da yüzde 32.8’i işini kaybetme kaygısı yaşıyor. İnsanların yüzde 39.2’si ise gelecek 2 ayda aç kalma ya da ihtiyaçlarını karşılayamama korkusuna kapıldı.
Huzursuzluk Arttı
Üniversitenin ağırlıklı olarak kentli, eğitimli, orta ve üst orta sınıfları temsil eden kesim üzerinde yaptırdığı araştırma sonuçlarına göre, koronavirüs salgını yüzünden halkın yüzde 42’si gündelik işlerini yapamaz hale geldi, yüzde 65’inin huzursuzluğu arttı, yüzde 53’ünün uyku kalitesi bozuldu, yüzde 31’i hayatına yönelik kontrol duygusunu kaybetti, yüzde 39’u ise sürekli yorgunluk ve bitkinlik hissetmeye başladı.
Evden Çalışma Devam Edebilir
Üniversitede farklı alanlarda bilimsel çalışma yapan 24 akademisyenin katkılarıyla gerçekleştirilen ve editörlüğü Prof. Dilek Demirbaş, Prof. Veysel Bozkurt ve Prof. Sayım Yorğun tarafından gerçekleştirilen araştırmada, salgın öncesi fiilen çalışan nüfusun yer aldığı hanelerin (emekli, işsiz vb. hariç) yaklaşık yüzde 72’sinde tam, kısmi ya da dönüşümlü olarak hane dışına çıkarak çalışmaya devam edildiği tespit edildi.
Ayrıca bu hanelerin ortalama yüzde 56’sından her gün asgari bir bireyin ev dışına çıkış yaptığı belirlendi. Öğrenciler dahil katılımcıların yüzde 57’si işlerinin evden çalışmaya uygun olduğunu söylerken, yüzde 72’si çevrimiçi çalışmanın teşvik edilmesini istedi.
50 Milyar Dolar Kayıp
Raporda, ekim ayına kadar etkisi sürmesi beklenen Covid-19 krizinin Türkiye’de turizmde en az 25 milyar dolar doğrudan ve çarpan etkileriyle birlikte 50 milyar dolarlık gelir kaybına neden olacağı tespiti yapıldı.
Raporda, salgından en çok zarar görecek sektörlerin başında konaklama ve yiyecek hizmetleri, seyahat acentesi, tur operatörlüğü ve diğer rezervasyon hizmetleri ve ilgili hizmetlerin geleceği, bu sektörleri ise yaratıcı sanatlar, gösteri sanatları ve eğlence hizmetleri, kütüphane, arşiv, müze ve diğer kültürel hizmetler, müşterek bahis hizmetleri, spor hizmetleri ile eğlence ve dinlence hizmetleri ve havayolu taşımacılığı hizmetlerinin izleyeceği belirtildi.
Çalışan Kadının Yükü Arttı
Rapor, karantina nedeniyle özellikle evden çalışan kadınların iş yükünün olağanüstü arttığı ve çocuk bakımı, temizlik ve yemek konusunda dışarıdan hizmet alma imkânını ortadan kaldırdığını da ortaya koydu. Kadınların normal koşullarda yaptıkları işlere çocukların uzaktan eğitim süreçlerinin takibi, teşviki, kontrolü ve geri bildirimi, sokağa çıkma yasağı getirilen (20 yaş altı, 65 yaş üstü ya da kronik hastalığı olan) aile efradının ve yakınların bakımı, alışveriş işleri, hijyen koşullarının yönetim ve organizasyonu, tedbir amaçlı yemek yapımı, hijyen ve sterilizasyon işlerinin de eklendiği tespiti yapıldı.

Turizmciler yaralarını yerli turistle sarmaya hazırlanıyor. Talepteki ufak bir canlanmayla fiyatların zıplamasına ilişkin ise savunmaları hazır: “Herkes can derdinde.”
Pandemiden ciddi yaralar alan turizm sektörü, mart ayından bu yana en az yüzde 20 oranında istihdam kaybı yaşadı.
İptal ve iadesi yapılan rezervasyonların büyüklüğünün 600-700 milyon TL civarında olduğu tahmin ediliyor. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği Başkanı Firuz Bağlıkaya, yurtiçindeki turizm hareketliliğinin hazirandan itibaren başlamasını öngördüklerini söyledi.
Ancak, alınacak önlemler tatmin edici seviyede olsa dahi iç pazarın yıl sonunda yüzde 30-40 oranında küçülmesi bekleniyor.
Bağlıkaya, yerli turist talebinde yavaş yavaş da olsa başlayan hareketliliğin fiyatlarda fırsatçılık yapacak olması ihtimaline karşın şunları söyledi: “Bu kadar büyük yıkımdan çıkmış müesseselerin 100 TL’lik ürünlerini 150 TL’ye satmalarını fırsatçılık olarak değerlendiremeyiz, herkes can derdinde. İnsanlar kısa çalışma ödeneği, devlet yardımları ile geçiniyorlar. Turizm sektörünün önemli kısmı şu an devlet desteği ile dönüyor. Kamu desteği olmadan yürüyebilecek halde bile değil sektör.” Öte yandan Bağlıkaya, İsrail, Almanya, Polonya, Ukrayna, Azerbaycan, Özbekistan’dan ciddi talepler aldıklarını kaydetti.

Arşivler