Ekim | 2019 | Didim Özgürses

Bookmarks

Aylık arşiv: Ekim 2019

AKP VE MHP REDDETTİ

CHP Genel Başkan Yardımcısı Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca TBMM Genel Kurulunda Acıpayam depremi için toplanan yardımların araştırılması amacıyla CHP’nin verdiği önerge üzerine konuştu.  CHP ve İYİ Parti ‘Acıpayam depremzedeleri için toplanan para araştırılsın, gerçek sahiplerine dağıtılsın.’ dedi, AKP ve MHP reddetti

DERMAN BELEDİYECİLİĞİ İLE SARAY BELEDİYECİLİĞİ ARASINDAKİ FARKI DENİZLİ’DE GÖRDÜK!

Denizli’nin deprem gerçeğiyle bu yıl iki kez yüz yüze kaldığına dikkat çeken CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca  bu depremlerin 20 Mart 2019 tarihinde Acıpayam ve Serinhisar ilçelerini etkileyen 5,5 şiddetindeki deprem ve  8 Ağustos 2019’da Bozkurt ve Çardak ilçelerini etkileyen 6 şiddetindeki yıkıcı depremler olduğunu belirtti. Denizli’de yaşanan depremler sonrasında derman belediyeciliği ile saray belediyeciliği arasındaki farkı belirten Gülizar Biçer Karaca ‘Bozkurt depreminin ardından Bozkurt Belediye Başkanımızın derman belediyecilik anlayışıyla 2,5 ayda depremin açtığı yaralar dayanışma ruhu ile giderilirken Bozkurt ile aynı anda depremi yaşayan Çardak ilçemizde depremin açtığı hiçbir yaraya dokunulmamıştır. Acıpayam depreminden bu yana 7 ay geçmesine rağmen hala depremzedelerin sorunları çözülmemiştir.’ Dedi.

VERİLEN SÖZLER YEREL SEÇİMLER SONRASINDA UNUTULDU

Acıpayam depreminin 31 Mart Yerel Seçimlerinin hemen öncesinde meydana geldiğine dikkat çeken Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca ’Yerel seçimler öncesi İçişleri Bakanı ve Aile, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Acıpayam’a gelmiş ve tutamayacakları sözleri vermişlerdir. Denizli Valiliğinin açıkladığı rapora göre Acıpayam depremi için 3 milyon 800 bin TL yardım aktarılmış fakat bu paraların nereye harcandığını bilmiyoruz. Acıpayam’da hala 270 aile konteynerlarda yaşıyor. Kış geliyor, soba yakmadan koyternerlarda elektrik ile ısınmak zorundalar. Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir devlettir. Fakat Acıpayam’da yedi aydan beri sosyal devlet olmanın gereği yerine getirilmemiştir.’ Dedi. Gülizar Biçer Karaca Acıpayam depremi sonrası yaşananların araştırılmasının Türkiye’nin afet yönetiminde ne kadar başarısız olduğunun, vatandaşlarımızın nasıl da mağdur edildiğinin anlaşılması açısından önemini belirtti. TBMM Genel Kurulunda Acıpayam için verilen araştırma önergesi AKP ve MHP’nin oylarıyla reddedildi.

 

Türkiye İstatistik Kurumu 2019 yılı, Eylül ayı Dış Ticaret İstatistiklerini yayımladı. Bu kapsamda TÜİK Denizli Bölge Müdürü Ali İhsan YÜCEDAĞ tarafından verilen bilgiye göre Aydın ilinde;

İhracat %19,5 arttı, ithalat %20,6 azaldı

Türkiye İstatistik Kurumu ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle oluşturulan geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2019 yılı Eylül ayında, 2018 yılının aynı ayına göre %19,5 artarak 70 milyon 276 bin dolar, ithalat ise %20,6 azalarak 15 milyon 335 bin dolar olarak gerçekleşti.

Eylül ayında Aydın bu değerlerle Türkiye genelinde en fazla ihracatın gerçekleştiği 22. il olurken ithalatta ise 31. sırada yer aldı.

En fazla ihracat yapılan ülke İtalya oldu

Aydın’dan, 2019 yılı Eylül ayında en fazla ihracat yapılan ülke İtalya oldu. Bu ülkeye yapılan ihracat 6 milyon 968 bin dolar olarak gerçekleşti. İtalya’yı 6 milyon 352 bin dolar ile İspanya ve 6 milyon 100 bin dolar ile Almanya izledi.

En fazla ithalat yapılan ülke Çin oldu

Aydın’a, 2019 yılı Eylül ayında en fazla ithalat Çin’den yapıldı. Bu ülkeden yapılan ithalat
4 milyon 2 bin dolar olarak gerçekleşti. Çin’i sırasıyla 1 milyon 329 bin dolar ile Birleşik Krallık ve 927 bin dolar ile Almanya izledi.

En fazla ihracatı yapılan fasıl “Yenilen meyveler ve sert kabuklu meyveler” oldu

TÜİK Denizli Bölge Müdürü Ali İhsan YÜCEDAĞ tarafından verilen bilgiye göre Eylül ayında Aydın’da fasıllar düzeyinde en büyük ihracat kalemi, “Yenilen meyveler ve sert kabuklu meyveler’’ (20 milyon 586 bin dolar) oldu. Bu fasılı “Tuz, kükürt, topraklar ve taşlar, alçılar, kireçler ve çimento” (13 milyon 738 bin dolar) ve “Kazanlar, makinalar, mekanik cihazlar ve aletler, nükleer reaktörler, bunların aksam ve parçaları” (12 milyon 907 bin dolar) fasılları izledi.

En fazla ithalatı yapılan fasıl “Kazanlar, makinalar, mekanik cihazlar ve aletler, nükleer reaktörler, bunların aksam ve parçaları” oldu

Eylül ayında; Aydın’da ithalatı en yüksek fasıl, “Kazanlar, makinalar, mekanik cihazlar ve aletler, nükleer reaktörler, bunların aksam ve parçaları” (2 milyon 528 bin dolar) oldu. Bu fasılı; “Tuz, kükürt, topraklar ve taşlar, alçılar, kireçler ve çimento” (1 milyon 342 bin dolar) ve “Plastikler ve mamulleri” (1 milyon 170 bin dolar) fasılları izledi.

 

KARACASU GEYRE’DE BİTEN ALT YAPI ÇALIŞMALARININ ARDINDAN BAŞLATILAN ÜST YAPI ÇALIŞMALARI DA TAMAMLANDI

Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin bir süredir detaylı ve geniş ölçekli çalışma yürüttüğü Karacasu’ya bağlı Geyre Mahallesi’nde alt yapı ve üst yapı çalışmaları tamamlandı. Mahalle halkının talebi üzerine altyapı çalışması başlatan ve 9 kilometre uzunluğunda kanalizasyon hat yapımı gerçekleştirerek Geyre’yi altyapıyla buluşturan Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu üst yapıyı da yeniledi. ASKİ’ye bağlı ekipler mahallenin tüm yol ve sokaklarında parke taşı kaplama çalışması gerçekleştirdi. 20 bin metrekare miktarında parke taşı yapan ekipler çalışmalarını tamamladı.

 

Didim İlçemizde meydana gelen 7 ayrı işyerinden hırsızlık olayını gerçekleştirdiği tespit edilen M.A. isimli şahıs yapılan çalışmalar sonucu ikametinde yakalanarak gözaltına alınmış olup, işyerinden çalındığı tespit edilen malzemelerin bulunmasına yönelik yapılan çalışmada 14 adet küresel vana, 2 adet şarjlı matkap, 2 adet kaynak makinesi, 1 adet oksijen şalamosu, 18 litre zeytinyağı, 7 adet pense, 4 adet keski, 30 adet musluk, 80 adet krom uzatma borusu, 2 adet akü, 1 adet tamir çantası ve içerisinde anahtar setleri bulunarak, bulunduğu hali ile müştekilere teslim edilmiştir.

Kamuoyuna duyurulur

Zeki Sarıhan

29 Ekim 1923’te ilan edilen Türkiye Cumhuriyeti’nin 96. yılı, her yıl olduğu gibi çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Bir süredir cumhuriyeti anma ve onu yüceltme çabası, AKP iktidarından sosyal demokrat belediyelere ve sivil kuruluşlara geçti. Hükümetin zoraki kutlamaları ise protokol kabilinden soğuk bir anmadan ibarettir.

Türkiye’de “Cumhuriyet” kavramı ve onun somut ifadesi olan 29 Ekim 1923 cumhuriyeti etrafındaki saflaşmanın tarihsel, sınıfsal ve kültürel nedenleri var.

CUMHURİYETE GİDEN ADIMLAR

29 Ekim 1923’te rejimin adı Cumhuriyet konulmuş olsa da, cumhuriyet için atılmış ilk ve en güçlü adım, 1876’da ilan edilen ve ömrü çok kısa süren, önemli bir miras da bırakamamış olan Birinci Meşrutiyet’i saymazsak, 24 Temmuz 1908 İkinci Meşrutiyet Devrimi’ydi. Osmanlı’da yaşayan milliyetler tarafından coşkuyla karşılanan, geleceğe dair büyük umutlar yaratan Bu “Hürriyet Devrimi”yle başta bir padişah bırakılmış olsa bile yetki, artık milletin meşru temsilcilerinin eline geçmiş bulunuyordu. İttihat ve Terakki Partisi bu hürriyet umutlarını kısa zamanda söndürdü.  Ülkede bir parti, dahası bu partinin “Merkezi Umumi” diktası kuruldu. Milletin karar alma süreçlerinden uzaklaştırılması, ülkenin Birinci Dünya Savaşı’na sokulması, insan kaynaklarının tüketilmesi gibi bir felaketle sonuçlandı. Ama savaş zenginleri de türedi.

Savaşın sona erdiği 1918’de Meclis ve siyasi partiler yeniden canlandı ise de emperyalist işgal altında milletin sözünün geçmeyeceği, Son Mebuslar Meclisinin 16 Mart 1920’de kapatılması ve mebuslardan bir kısmının tutuklanmasıyla anlaşılmış oldu.

Cumhuriyet yolunda atılmış ikinci büyük adım, 23 Nisan 1920’de Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıdır. Milletin kaderine artık Saray’ı da dışlayarak millet, temsilcileri aracılığıyla doğrudan el koymuş, 1921’deki Anayasası ile bunun idari ve hukuki çerçevesini de çizmiştir.

Üçüncü adım, 1 Kasım 1922’de, Meclis kararıyla, artık İstanbul’da tamamen etkisizleşmiş olan Padişahlığın kaldırılarak ikili iktidara son verilmesiydi.

CUMHURİYETİN VAKTİ GELMİŞTİ

Osmanlılıktan gelen aydınlar, Türkiye’de cumhuriyet ilanının vakti gelmiş olduğunun çoktan farkındaydılar. Genel Savaş sonunda Avusturya-Macaristan, Alman İmparatorluğu, Rus çarlığı yıkılmış, yerlerine Cumhuriyetler ilan edilmişti. 1917-1918’de bütün Kafkas milletleri cumhuriyete geçmişken Türkiye’de başka türlü olamazdı. Bazı nedenlerle cumhuriyet ilanında geç bile kalındığını söylemek mümkünse de 1920’dan başlayarak Türkiye artık zaten bir padişahlıkla yönetilmiyordu. Belki İngiltere ve diğer bazı Avrupa devletleri gibi başta sembolik bir padişahın bulunduğu parlamenter bir sistem ihtimaline ise Osmanlı Hanedanının ihaneti nedeniyle imkân yoktu. Bu hanedandan Abdülmecit Halife seçilerek feodal kurumların temsilcileri bir süre tatmin edilmeye çalışıldıysa da 3 Mart 1924’de bu kurum da kaldırıldı.

1923 CUMHURİYETİNİN MİSYONU

Meşruiyetini Kurtuluş Savaşı’nın zaferle bitmesinden alan Genç Cumhuriyet, Tanzimat’la başlanan Batılılaşma hareketini tamamlamak için radikal uygulamalara girişti. Milli Mücadelenin muzaffer komutanı Mustafa Kemal Paşa ile bütünleşen Cumhuriyet, onun rehberliğinde feodal üst yapı kurumlarına darbeler indirdi. Türkiye tarihini nerdeyse yeniden başlattı. Bunun için Atatürk’ün Samsun’a çıkış tarihini, devletin kuruluşu olarak da 29 Ekim 1923’ü esas aldı.

Bu cumhuriyet, demokrasi temelleri üzerinde kurulmadı. Bunun nedeni, bazılarının iddia ettiği gibi dünyada zaten demokratik rejimlerin bulunmayışı değildir. Savaş içinde ve savaşın sonunda var olan sınıflarl arasındaki güç dengesizliğidir. İşçi sınıfı Batı’daki gibi güçlü değildi. Köylüler ve küçük burjuvazi örgütsüzdü. Daha çok bürokraside örgütlü olan ve ticaret burjuvazisini de yanına alan bir sınıf, ülkeyi yönetmeye hazırdı. Ülkede millî bir burjuvazi de teşekkül edememişti. Bunun hızla var edilebilmesi için sürece ayak bağı olacak bütün muhalefet yasaklandı. 1923 İzmir İktisat kongresiyle liberal ekonomi, 1929 Dünya ekonomik buhranıyla da devletçilik uygulandı. Bunların her ikisinin de amacı, hızla zengin bir sınıf yaratmaktı. Ekonomiye artık özel bir kuruluş olan İş Bankası yön veriyordu!

KÖYLÜLERİN İHMAL EDİLMESİ

Kent küçük burjuvazisi ekonomik sıkıntılar içindeyseler de burjuvaziyi siyasi ve kültürel olarak destekledi. Rejimin dayanağı askerler, memurlar ve cumhuriyetin emanet edildiği gençlerdi. Ancak köylü kitlelerinin ekonomik bakımdan kendilerini gözetmeyen hatta ağır vergilerle bunaltan iktidardan memnun olduğu söylenemez. Dönemin “en büyük düşmanı” komünizmdi. Nerede görüldüyse ezildi! Bunun ekonomik anlamı, emekçi sınıfları millî gelirin bölüşümünden uzak tutmaktı. Ülke yoksuldu ama yoksulluk bölüşülmüyordu!   Köylüler tek parti dönemini jandarma ve tahsildarla eşleştirdiler. Devlet kendilerine toprak verseydi, onunla hatırlayacaklardı.

Günümüzde ülkeyi yöneten tek adam rejiminin Cumhuriyete muhalefeti, onda demokrasi olgusunun eksikliğinden değildir. Hatta kendisi şimdi bunu model almaktadır. Onun muhalefeti, feodal üst yapı kurumlarına indirilmiş olan darbelerden ötürüdür. Bu dönemi bir “parantez”in içine alarak Osmanlılığı diriltme sevdası tabii ki sonuçsuz kalacaktır.

Tek Parti Dönemi’nin partisi CHP, hâlâ “bagajında” bu dönemin olumsuzluklarını taşıyor ve bunun bedelini tek başına iktidara gelemeyerek ödüyor. Bu saptama halkçılığın gereğidir ve bu gerçek teslim edilmedikçe siyasette sağlıklı bir yol almak mümkün değildir.

HALKÇILIĞA SARILMAK

AKP’ye muhalefet ederken Tek Parti Dönemi’nin siyasi ve ekonomik uygulamalarını kutsamak, mücadeleyi feodal ve burjuva sınıfların çekişmesine hapsetmekten başka bir şey değildir. 1920 Meclisinin üyelerini de kuvvetle etkilemiş olan, hiçbir dönemde tam yok edilememiş ve 1960’tan sonra küllerinden fışkıran halkçılığa sarılmaktan başka çare yoktur.

Devrimciler ve demokratlar için bugünkü görev, savaşa karşı barışı, demokrasi temelinde halkların birliğini savunmak, laik cumhuriyeti halkçılıkla taçlandırmaktır. Bu iş, en alt birimlerden başlayarak halkı, kendi yönetimini kurmak için örgütlemek, kendi talepleri için mücadeleye sevk etmekle gerçekleştirilebilir. 31 Mart-23 Haziran yerel seçimlerinde yapılan ittifak başarı için önemli bir deneyimdir. (BirGün, 29 Ekim 2019)

 

Diğer yazılar için: zekisarihan.com

 

Cumhuriyetimizin ilanının 96. Yılı Didim’de büyük bir coşku ile kutlandı. Kutlamalar Didim Belediyesi çeşitli organizasyonları ile gerçekleşti.

Kutlamalar kapsamından, Didim Belediyesi tarafından düzenlenen Hamza Saykan’ın eserlerinin sergilendiği Geldikleri Gibi Giderler Yağlı boya resim sergisinin açılışı gerçekleşti. Didim Belediyesi Altınkum ek hizmet binasında düzenlenen, serginin açılışına Didim Belediye Başkanı A.Deniz Atabay, Belediye Başkan Yardımcıları Yusuf Deveci, E. Öznur Gündoğdu, Belediye Meclis üyeleri, Esnaf Kefalet Kooperatifi Başkanı Ali İhsan Kubaliç ve Didimli vatandaşlar katıldı. Coşku ile açılan yağlı boya sergisini, Belediye Başkanı A.Deniz Atabay ve Hamza Saylan birlikte gezdiler.

29 EKİM MARŞLARLA KUTLANDI.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda Didim Belediyesi tarafından yeni bir uygulama başlatıldı. Gün boyunca belirli aralıklarla, ilçemizin çeşitli yerlerinde bulunan anonslardan, İzmir Marşı ve Onuncu yıl marşı çalındı.  Beğeni ile karşılanan uygulama, Didimlilerin takdirini toplandı.

Cumhuriyet Bayramı etkinleri tüm gün devam etti. Didim Belediyesi önünde başlayan Fener Alayına on binlerce vatandaş katıldı. Coşkulu kalabalık marşlar eşliğinde Belediye önünden Cumhuriyet Meydanına kadar yürüdü.

Cumhuriyet Meydanında konuşma yapan Didim Belediye Başkanı A.Deniz Atabay, “Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün geldikleri gibi giderler dediğinin 96. Yılı, Efendiler yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz diyen bir çift mavi göz ışığında Cumhuriyet’in eşitlikçi adil birleştirici ve laik düzeni altında yaşadığımız 96.yıl kutlu olsun. Kutlu olsun Türkiye’me, Kutlu olsun bütün Cihana. Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir, diyen Yüce Atatürk’ümüzü bu toprakları bizlere vatan yapmak için çekinmeden toprağa düşen şehitlerimizi ve gazilerimizi şükranla anıyorum. Tarihten ders almasını bilmeliyiz bilmeyenler geldikleri gibi giderler, Yaşasın Cumhuriyet Yaşasın Mustafa Kemal Atatürk” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından düzenlenen Necati ve Saykolar ile Cumhuriyetin 96.yılını büyük bir coşku ile kutlandı.

 

Hakkında “Bina İçinde Muhafaza Altına Alınmış Eşya Hakkında Hırsızlık, Mala Zarar Verme, Nitelikli Olarak Konut Dokunulmazlığını İhlal Etme, Az Sayıda Mermi Bulundurma” suçlarından 6 Yıl 7 Ay 22 gün hapis cezası ve aranması bulunan cezaevi firarisi Y.B. isimli şahıs Didim emniyet müdürlüğü ekipleri tarafından  yapılan çalışmalar neticesi yakalanmış olup, sevk edildiği adli mercilerce tutuklanarak cezaevine teslim edilmiştir.

Kamuoyuna duyurulur

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, Didim Belediyesi Deniz Yıldızları Gündüz Bakım Evi öğrencileri tarafından etkinliklerle kutlandı.

Nurullah Kocabıyık Kültür Merkezinden gerçekleşen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlama törenine, Didim Belediye Başkanı A.Deniz Atabay, Belediye Başkan Yardımcıları Yusuf Deveci, E. Öznur Gündoğdu, Belediye Meclis Üyeleri, Didim Turizm Altyapı Hizmet Birliği Başkanı Sevinç Karataş, öğrenciler ve velileri katıldı.

Deniz Yıldızları Gündüz Bakım Evi öğrencileri ve eğitimcileri tarafından hazırlanan Cumhuriyet Bayramı kutlama gösterisi büyük bir beğeni alarak herkesin takdirini topladı. Kutlama gösterisinde çocukların yoğun ilgisi ile karşılaşan Belediye Başkanı A.Deniz Atabay “Çocuklarımızın eğitimi için tüm imkanlarımızı seferber edeceğiz, Cumhuriyet sevdalısı bir nesil ile muasır medeniyetler seviyesine ulaşacağız” ifadelerini kullandı.

 

 

Atatürk  ilkokulu ana sınıfının minikleri, öğretmenleri Aygün Aşık ve tüm sınıf velileri ile biraraya gelerek Cumhuriyet bayramını coşkuyla kutladılar.

Minikler şarkılar söyledi, şiirler okudu. Cumhuriyet coşkusunu hep birlikte yaşadı. Geleceğimizin ve Cumhuriyetimizin güvencesi çocuklarımız, Atamıza “emanetin emin ellerde” dediler…

 

 

 

Beklenen oldu ve Didim Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekibi Çamlık’ta kuru ağaçları kesmeye başladı. Yaklaşık iki yıl önce çam kurdu zararlısı ile başlayan kurumalar geniş bir alana yayılmış, yüzlerce ağacı etkilemiş durumda. Kesim çalışmaları bittikten sonra alana belediye tarafından fıstık çamı fideleri dikilecek. Yağmur mevsimi öncesi başlayan bu çalışma, çamlıkta sabah sporu yapan vatandaşlar ve çevre güvenliği açısından çok önemli.
Belediye ekipleri, her şubat ayında uyanmaya başlayan ve biraz geç kalınan “çamkese” zararlısı ilaçlamalarını bu yıl zamanında yaparsa çamlıktaki ağaçlar daha sağlıklı olacak.

Mehmet Tevlim

Arşivler