Mart | 2019 | Didim Özgürses

Bookmarks

Aylık arşiv: Mart 2019

Değerli  okuyucular ;

AKP Gaziantep  milletvekili  Ahmet Uzer , kendilerine bakan  Gaziantep  halkı  için şeyin trene  baktığı  gibi  bakıyorlar demiş . Bu söz öküzün trene baktığı  gibi   sözünü  hatırlatıyor. İnşallah kastedilen  o değildir.

Ahmet Uzer  ,Gaziantep’teki   gaziray sisteminin  açılışında  kendilerine bakan  Gaziantep  halkı  için  yukarıdaki  sözleri  söylemiş . Maşallah , ne  kibarlık  ne   nezaket  ne  saygı  vallahi  maşallah .Ahmet Uzer  bu sözü  söyleyince  , Gaziantep  milletvekili  Fatma şahin  de  kahkahalarla   gülmüş . Bir maşallah da  ona .

Yahu  anlayamıyorum, hadi  insanlara saygınız yok  insanlara  değer  vermiyorsunuz, vicdanınız yok  ,  insanları düşünmüyorsunuz , yahu kardeşim  kendinizi  düşünün . Bu davranış size  zarar verir . Akıllı  adam  kendisine kötülük yapar mı ?

Bir  örnek daha var

Bakan   Bekir  Pakdemirli  de  Amasya da yaptığı  konuşmasında  muhalefet  için ,adiler sözünü  kulanmış .Siyasi nezaketi görüyor musunuz  .  Ben Bekir beyin babası  Ekrem Pakdemirli ile çok sert  bir tartışma  yaptım. E ülkemizin başkanı  ve  bunların  siyasi  amiri   Erdoğan  Meral Akşener  hanm  için “ Mahalle köşelerinde sakız çiğnemeyi  beceremeyen  , kemal in eteklisi   ZİLLİ  meral “derse milletvekilleri de  böyle  konuşur  tabiî ki.

Gelelim  tekrar Gaziantep olayına. Sadece bu söz  bile  AKP  ye  oy vermemek  için yeterlidir. Eğer  bu  hakarete  rağmen  Gaziantepli   seçmenler  gene  bunlara  oy  verirse ,e  artık  yorum size ait

TEŞEKKÜRLER  ALBAYIM

Avcılar da düzenlenen  18 mart Çanakkale şehitleri  anma töreninde , Atatürk ün adı   anılmayınca orda bulunan  Albay Önder  Ürevül, tepki  göstermiş , duayı yapan öğretmene “Atatürk ün adını  duydun mu   hiç “demiş  ve  oturumu terk etmiş .  Önder  albayı  Atatürk  konusundaki  hassasiyetinden dolayı  tebrik ederim ve  şükranlarımı sunarım . Çok doğru bir davranış  sergilemiş .Aslında  sadece  askerler değil , bütün  insanlar , özellikle öğretmenler Atatürk  konusunda  hassas  olmalıdır.

İngiltere nin savunma bakanı, Churchill “Çanakkale’de her şeyi  hesap ettik   askerin durumunu  , cephaneyi , silahı   her şeyi  hesap ettik   sadece  Mustafa Kemal in dehasını  hesap edemedik “demiştir

RAGIP UĞUR UZ

 

O görüntü, 25 yıldır hiç aklımdan çıkmadı. 10-12 yaşlarındaki çocuğun Havana Karl Mark Tiyatrosunda binlerce kişinin karşısında konuşurken ağlaması ve Kastro’nun onun başını okşayarak sakinleştirmeye çalışması.

Küba ile Dayanışma Birinci Dünya Buluşması’na Türkiye’den giden 21 kişiydik. Ankradan giden yalnız ben vardım. Birkaçı bu yolculuğa Avrupa’dan katılmıştı, diğerleri İstanbul’dandı.

Amerika Birleşik Devletleri, 1959 devriminden beri Küba’ya ekonomik ambargo uyguluyor, diğer ülkeler için örnek olur kaygısıyla Küba sosyalizmini çökertmeye çalışıyordu. Küba ekonomisi Sovyetler Birliği ile yaptığı alışveriş sayesinde ayakta durmaya başlamıştı. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Küba, büyük bir ekonomik bunalıma girmişti.  Şeker kamışını satamaz olmuş, fabrikaları durmuş, parasının değeri çok düşmüştü.Herkese günde 80 gram ekmek verilebiliyordu!

Küba Hükümeti emperyalizme teslim olarak sosyalizmden vazgeçmeyi elinin tersiyle itti. Bir yandan halkına direniş ve dayanma tavsiye ederken, diğer yandan ülkelere çağrı yaparak desteklerini istedi.

Öğretmen Dünyası olarak Küba elçisini bir konferansa davet ederek sorunu onun ağzından ve Küba’dan gelen bir yetkiliden dinledik.

Ünlü sözdür: Dünya milletleri bir bedenin organları gibidir. Organların birindeki rahatsızlık bütün bedeni hasta eder.

ANKARA’DA KÜBA’YA YARDIM KOMİTESİ

Gün bu gündü. Kolları sıvadık ve Ankara’daki kitle örgütleriyle birlikte “Küba’ya Yardım Komitesi” kurarak bu ülkeye nasıl yardım edebileceğimizi araştırmaya başladık.

Türkiye halkının yapacağı yardımları bir banka hesabında toplayarak Küba’ya gönderecektik. Fakat bu isteğimize hükümet izin vermedi. Bunun üzerine kitle örgütlerine çağrıda bulunarak Kübalı öğrencilere kırtasiye yardımı yapmalarını istedik. Parti, sendika, dernek gibi kuruluşlardan 17’si,  kalem, defter, silgi, iletki, suluboya gibi kırtasiye ve biri enjektör olmak üzere birer koli teslim ettiler. Bunları, İstanbul’da buluştuğumuz Küba’ya gidenlerin kargo hakkı olarak yanımızda götürdük ve Havana Havaalanı’nda Kübalı yetkililere teslim ettik.

Biliyorduk, bu armağanların yalnızca sembolik bir değeri vardı. İnsanlar böyle zamanlarında birbirlerine lazımdı. Kurtuluş Savaşımız sırasında Sovyetlerden, Hintlilerden, Amerikalı Müslümanlardan, hatta Arjantin’den Türkiye’ye gönderilen yardımları, onca milletin diplomatik ve moral desteğini nasıl unutabilirdik? Türkiye’yi yönetenler, bunu çoktan unutmuşlardı…

Havana’da konferansın açıldığı günün ertesinde, sahnede dünyanın çeşitli milletlerinden gelmiş, dayanışma ruhuyla dolu

3.500 kişinin karşısında, 10-12 yaşlarında bir oğlan çocuk konuşmaya başladı. Daha birkaç cümle söylemişti ki, ağlamaya başladı! Konferansın başkanlık divanı arasında boz giysileriyle oturmakta olan Fidel Kastro, başını okşayarak onu teskin etti.

Bu çocuğun neden ağladığını İspanyolca bilen arkadaşlardan öğrendim. Dünyanın öteki ucundan kendilerini düşünüp defter kalem getirenlere teşekkür ederken duygularına hâkim olamamıştı!

Geçen yıl, “Küba’da Eğitim” konulu bir konferansı dinleyince ben de bu anımı naklettim ve dinleyiciler de bundan duygulandılar ve bunu alkışlarla gösterdiler.

BU OLAYI BİR KİTAP HALİNE GETİRMELİYDİM

O gün bu Küba’ya Kırtasiye yardımı olayını bir kitapta anlatmanın iyi olacağını düşündüm ve onu ancak bir yıl sonra yazdım. Olayın can alıcı sahnesi, çocuğun sahnedeki ağlaması ve Castro’nun onu teselli etmesiydi. 25 yıl önce tuttuğumuz ve komitemizin çalışmalarının toplandığı “Küba” dosyasını önüme alıp gözden geçirince beklemediğim bir fotoğrafla karşılaştım. Bu sahneyi AP Ajansı belgelemiş ve bütün dünyaya servis etmiş. O zamanki gazetelerden Özgür Ülke de bunu basmış. Fakat gazetenin fotokopisi çok kötü çıkmıştı. Gene de bunu ressam akrabam Hakan Sarıhan’a göndererek bundan bir çalışma yapmasını rica ettim. O kadar işi gücü arasında yaptığı resmi gönderdi. Onu kitabın kapağına koyuyorum.

Bu çalışma 25 yıl önce Türkiye öğretmenlerinin halklar arasındaki dayanışma konusundaki duyarlılığını gösteriyor, aynı zamanda aralarındaki politik çekişmelere rağmen Türkiye devrimcilerinin böyle bir konuda nasıl birlik olabildiğine de olumlu bir örnek olduğunu düşünüyorum.

Kübalı çocuk Eduardo Lorenza, şimdi 38-40 yaşlarında olmalı. Kim bilir ne iş yapıyordur? Onun da bu olayı unutmadığını sanırım. Unutma Lorenza. Küba direndi ve kazandı. Ama dünya halklarının baş düşmanı, gene oralarda ve dünyanın her yerinde dişlerini gösteriyor.

Dün bana, bugün sana, yarın ötekine Lorenza! Mücadelemiz ve kurtuluşumuz ortaktır! (28 Mart 2019)

 

zekisarihan.com

 

CHP Didim ilçe seçim bürosunda yağmurlu havaya rağmen sahne alan Necati ve Saykolar grubu söylediği parçalarla alandakileri ısıttı.

Yerel seçime sayılı günler kala CHP Didim ilçe seçim ofisindeki konserlerde “Necati ve Saykolar” grubu sahne aldı. İlçede akşam saatlerinde etkili olan sağanak yağışa rağmen konseri dinlemeye gelen vatandaşlar şemsiyeler altında parçalara eşlik etti. Didim belediye başkanı ve Millet ittifakının CHP’li belediye başkan adayı A. Deniz Atabay, CHP İlçe başkanı Nurettin Koçak ve meclis üyesi adayları konseri dinleyenler arasında yerini aldı.

Konser öncesinde konuşan Başkan Atabay “Hava şartlarının olumsuz olmasına rağmen seçim ofisimize olan ilgi bizleri memnun etti. Seçim ofisimizin içinde ve dışındaki coşku bizlerin yüzünü güldürdü. Bu noktada bizleri yalnız bırakmayan vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum.”dedi.

Ardından konsere geçilirken, konserde platformun üstü çadırla kapatılırken, 1 saatten fazla sahnede kalan Necati ve Saykolar grubu söylediği parçalarla alandakileri ısıttı.

 

1924 yılı mübadelesi sonucu Didim’e(eski adıyla Yoran) gelerek bu ilçeyi kuran Selanik göçmenleri 2019 yılı yerel seçimlerinde Millet ittifakı adayı Ahmet Deniz Atabay’ı destekleme kararı aldı. Göçmenlerin % 90’ı Atabay diyor. Her gün her gece seçim bürosuna gelen mübadil torunları Atatürk’ün yolundan ayrılmıyor ve önce cumhuriyet diyor.

Görüştüğümüz mübadil torunlarından Bilal”ben önce Türkiye, önce Cumhuriyet dediğim için oyumu CHP’ye vereceğim. Bizim için önce Vatan gelir. Ülkesini seven, Cumhuriyete bağlı tüm dostlarımın da CHP’ye oy vermesini istiyorum” dedi.

Bir başka mübadil torunu Hasan” Onur engebeli, kıyısı olmayan bir ada gibidir. Bir kere terk ettiniz mi asla geri dönemezsiniz. Hiçbir onursuzla işimiz olmaz. Biz onurlu bir şekilde yolumuza DEVAM EDİYORUZ. Bu yüzden oyum CHP’ye “dedi.

Bir başka mübadil torunu Ali ”Biz kendisini hem paraya hem de saraya satan fırıldaklar ile aynı yolda yürüyemeyiz. Bazıları hırsı ve ihtirası yüzünden siyaseten imamın kayığına binebilir. Biz doğruluk ve dürüstlük ile Bandırma vapuruna binenler ile yürümeyi tercih edenlerdeniz. Bu nedenle oyum CHP’ye” Dedi.

Yine bir başka mübadil torunu Mustafa “Unutmamak gerekir ki; HIRS’IN SONU HIRS-IZLIKTIR. Haklıdan yana değil, güçlüden yana olanlar korkak ve kaypak olurlarmış. Güç merkezi değiştikçe dönerler; fırıldak olurlarmış. Bugün 40 yıllık davasını ve dava arkadaşlarını satanlar yarın nelerini satmazlar ki !.Biz yolumuza fırıldaklar ile değil, dürüst,doğru ve cesur yürekler ile DEVAM EDİYORUZ.Bu nedenle oyum CHP’ye” dedi.

Yine Kavalalı bir göçmen Süleman”Bazıları düşüncelerini ve onurunu pazarlayabilir. Kendilerini pazarladıkları gibi Didim’i de pazarlamanın derdine düşebilir. Ancak, biz Didim parsel parsel satılmasın diye çalışanlar ile yolumuza devam edeceğiz. Bizden 90 yıllık reklam arası diyenlere oy yok. Biz tam bağımsız Türkiye için çalışacağız. Bu nedenle oyum CHP’ye “ dedi.

Yine Praviştalı Osman”Biz iki ayyaş değil, gururla yaşa Mustafa Kemal paşa diyenlerdeniz. Biz kahkaha atan kadınlar fahişedir diyenlerden değil, kadınlar eşit ve özgür bireylerdir diyenlerdeniz. Bu nedenle bizden döneklere oy yok. Oyum CHP’ye “ dedi.

CHP Didim ilçe başkanı Nurettin Koçak düzenlediği basın toplantısında Cem evinin tapu sorunuyla ilgili dağıtılan broşürleri eleştirerek “Siyaset de ticareti de ahlaklı yapılmalı. Çirkin siyaset hortluyor. Algılarla insanları kandırmayın. Toplum duygularıyla oynamayın.” Sözleriyle eleştirdi.

Didim’de ilçe merkezindeki dağıtılan Didim cem evinin tapu sorunuyla ilgili dağıtılan broşür tarzı ilanlara CHP Didim ilçe başkanı Nurettin Koçak tepki gösterdi. Basın toplantısı düzenleyen Koçak “Her şeyde ahlak olmalı; Siyaseti de ticareti de ahlaklı yapılmalıyız. Biz biliyorduk ki son günlerde usulsüz bel altı vuruşlar olacak. Didim dışından getirdikleri gazetelerle adayımızı, Büyükşehir adayımızı ve bizleri mesnetsiz iddialarla haberler yapacaklar. Bunu yapıyorlar ama bilmiyorlar ki bize artı yazıyor. Biz gittiğimiz yerlerde bunu görüyoruz. Bunu yapmayın, seçim bitecek ve biz yine yüzyüze bakacağız. Ne yaparlarsa yapsınlar güneş balçıkla sıvanmaz. Oy farkı gittikçe açılıyor. Çirkin siyasetten üzüntülüyüz.  Karşı parti saygısızca yapılan haberlerle algılarla insanları kandırmaya çalışıyor. insanları kandırmayın. Olmayan tapuyu dağıtıyorlar. Ayıptır, Gerçek tapuyu göstersinler bende aleviyim bende alkışlayayım. Bu toplum duygularıyla oynamayın. Tapu varmış gibi dağıtmışlar ama sahte tapuda nitelik kısmında ibadethane bile yazmıyor. Zaten ibadethanelerin tapusu da olmaz; tahsisi olur.”dedi.

Didim Belediye Başkanı A. Deniz Atabay zamanında Türkiye’de cem evlerinin ibadethanedir diye karar alan 2. belediye olduğunu hatırlatan Koçak “Söz verdiyseniz yapın, ben bir siyasetçi olarak değil, alevi olarak sizleri alkışlayayım ama olmayan şeylerle halkı kandırmayın.”dedi.

İlçe başkanı Koçak Nisan ayında yapılması planlanan ve hazırlıkları süren Vegan festivalinin iptal edileceğine yönelik iddiaların da asılsız olduğunu belirterek, Festivalin yapılacağını söyledi.

“İDDİALARI SORU İŞARETİ BIRAKIYOR”

Koçak ayrıca seçim gününün yaklaşmasından dolayı özellikle oy pusulalarıyla ilgili bir çok dedikodunun ayyuka çıktığını belirterek “Bilindiği gibi YSK fazla oy pusulası bastırdı. Gereğinden fazla var. Didim’de seçmen sayısı belli. Vatandaşın bu konudaki iddiaları var ama elimizde kanıt yok ama insanın aklına soru işaretleri geliyor. Sandıklarda herkes önlemini alacak; bizde ona göre takibini yapacağız. Bu konuda da hem sandık görevlilerimiz hemde müşahitlerimizi bilgilendirdik.”dedi.

Didim Alevi Bektaşi Kültür merkezi ve cem evi derneği başkanı Hüseyin İlhan düzenlediği basın toplantısında, ilçede broşür gibi dağıtılan cem eviyle ilgili tapuların gerçeği yansıtmadığını belirterek, yapılan bu çalışmanın Alevi toplumunu incittiğini söyledi.

Didim’de bugün şehrin bazı yerlerinde broşür gibi dağıtılan ve üzerinden “Cem evinin tapusunun” olduğu ileri sürülen kağıt parçasıyla ilgili olarak Didim Alevi Bektaşi Kültür merkezi ve cem evi derneği başkanı Hüseyin İlhan dernek yönetimiyle birlikte basın toplantısı düzenledi. Cem evi derneğinde düzenlenen toplantıda konuşan İlhan “Seçimlere iki gün kaldı; siyasette herkes kendi argümanlarını sumaya başladı Cem evi 1994 yılında kuruldu. 2004’de mevcut yere temel attık. O zamanki belediye başkanı Ünal Boztürk ve dönemin ANAP Genel başkanı Nesrin Nas ile temel atıldı. Belediyeye ait olan arsanın üzerinden anlaşma yapılarak bu binaya ruhsat alındı. Bina bitince belediye tapuyu almak için başvurulduğunda 18. maddeye başvurularak belediyeye olan arsa takasa verildi ve Milli emlak’ın yerine burası milli emlak’a verildi. Bundan sonuç alamadık. Haliyle bir cem evi olarak arsamız milli emlaka geçti ve biz işgalci duruma geçtik.”dedi.

“TAPU ORTADA YOK YER MİLLİ EMLAKIN”

İlhan süreçle ilgili bilgilendirmelerde bulunarak “2004’deki yönetim girişimlerde bulundu. Yerel kurumlara ve devletin kurumlarına müracaat ettik. Bizler 3 yıldır görevdeyiz, görüşmelerimiz ve taleplerimiz odlu. En son 2 ay önce Aydın valisiyle görüştük. Vali bey’den sonra şu an Ak Parti Aydın milletvekili Metin Yavuz’a müracaatımız yaptık. Kendileri 1,5 ay önce dosyamızı aldılar. İlgileneceklerini söylediler. Diğer girişimleri yaptık ama en son AK Parti Milletvekili ve MYK üyesi bize resmi olarak tahsis için dilekçe vermemizi söyledi. Bizde 20 Martta başvurduk; 22 Martta dilekçemizin karşılığı geldi ve işleme konulmuştur diye… Milli Emlak’ta bunu Aydın Çevre müdürlüğüne gönderildi. Bize gelen talep yok ama biz vekille görüştüğümüzde süreci izlediğini ve bir ay içerisinde tapuyu vereceklerini söyledi. Meclisin kapalı olduğunu ve açıldığında gündeme getireceklerini söyledi. Sonuçta beyan eden hükümet muhatap devlettir. Biz kendisine teşekkür ettik. Taleplerimizi daha önce de dile getirmiştik ve sonuç alamamıştık. İlk kez bu aşamaya kadar geldi. Bizde önemsiyoruz ama bize yalnız söz verildi. Resmi yazı yok ama ne yazık ki bugün cem evine de bırakılmış ve tapu denen yazılar bırakılmış. Bu geçersizdir. Tapu halen milli emlaktadır. Biz bekliyoruz. Bu yanlışı düzeltmek için buradayız. Bunu 2 gün kala Cem evini malzeme yapması üyelerimizi incitmiştir. Verilirse kendilerine teşekkür ederiz.”dedi.

Turizm derneği başkanı Cengiz muhtarlığa talip…

Didim turizm derneği başkanı Tayyar Cengiz, yerel seçimlerinde Altınkum mahallesinde muhtar adayı oldu.

Didim Altınkum mahallesindeki muhtarlık seçimlerinde Tayyar Cengiz, muhtar adayı oldu. Hali hazırda Didim Turizm derneği başkanlığı görevini yürüten Cengiz mahallesinin sorunlarının çözümü için aday olduğunu söyledi. Mevcut muhtar Hülya Sümer’in aday olmamasından dolayı bir çok muhtar adayı seçilmek için aday olurken Cengiz ise mahallesinin sorunlarını bildiğini ve bu sorunları azalarıyla çözmek için göreve talip olduğunu dile getirdi.

Didim Belediyespor kulüp başkanı Bedri Altıntaş düzenlediği basın toplantısında sosyal medya üzerinden kulüp üzerine suçlamaların yapılmasını isyan ederek “Çamur atmakla olmaz elinde belge bilgi ne varsa çıkıp yayınlasınlar.” sözleriyle meydan okudu.

Didim Belediyespor kulüp başkanı Bedri Altıntaş sosyal medya üzerinde yapılan kulübe yönelik olarak yapılan suçlamaların asılsız olduğunu belirtti. Kulüp binasında kulüp yöneticileriyle birlikte basın toplantısı düzenlenen Altıntaş “Denizlide oynadığımız Kale maçı öncesi Belediyeden otobüs talep ettiğimiz, ancak Belediyenin bu talebe olumsuz cevap verdiği şeklinde sosyal medyada yayınlanan asılsız haberlerden dolayı böyle bir açıklamada bulunmak ihtiyacı duyduk. Bu karalamalar sosyal medyada birçok kişi tarafından ve AK Parti İlçe Başkanı tarafından da paylaşılmıştır. Biz belediyeden böyle bir talepte bulunmadık ve bu konuyla ilgili başkanın da bilgisi olmadığını sanıyorum. Kaldı ki maçlara giderken araç ihtiyaçlarımızı bizler kulüpten talep ederiz ve duruma göre bazen arkadaşlarımız bazen de belediye tarafından karşılanır, örneğin Burdur Maçına gidildiğinde araç talebimiz Necdet yapı tarafından karşılanmıştır, daha sonraki deplasman maçlarımızda ve Kuşadası maçında araç talebimiz Didim Belediyesi tarafından karşılanmıştır. Bizler bu konuda bir açıklama yaptık aslında, şayet bize sorulsaydı biz onları seve seve bilgilendirirdik.”dedi.

“DENİZ BAŞKAN ŞAHSİ KREDİ ÇEKEREK KULÜBE DESTEK OLDU”

Yerel seçim süreci nedeniyle Didim belediyesine yönelik olarak kulüp üzerine yapılan suçlamalara isyan eden Altıntaş “ Sosyal medyadaki açıklamalarımızın hemen arkasından yine ‘Belediye üzerinden dönen dolaplar, Usulsüz yapılan harcamalar’ vs. şeklinde yeni bir karalama kampanyasıyla karşı karşıya geldik, ilgili kişiye ulaşarak arkadaş şu dönen dolaplar, usulsüz harcamalar neyse söyle bizde bilelim, ya da çık kamuoyuna açıkla bizde öğrenelim dedik. Bunun dışında Belediyenin sadece Didim belediye spor’a para yardımı yaptığı diğer takımlara bakılmadığı şeklinde açıklamalara yer verdiler, oysa biz takım olarak bu sene Belediyeden tek kuruş yardım almadık, giderlerimiz ve borçlarımız için toplamda 185 bin TL olan ihtiyacımızı Didim Belediye Başkanı A.Deniz Atabay kendi şahsına kredi kullanarak Kulüp’e verdi. Elbette bu olayın Belediye ile bir alakası söz konusu değildir Deniz Bey bu parayı kendi cebinden vermiştir.

“ÇAMUR AT İZİ KALSIN MANTIĞI”

Altıntaş”Bunun dışında tüm harcamalarımızı bizler arkadaşlarımızla bir araya gelerek kendi cebimizden yapmaktayız. Siyaset bizim işimiz değildir bizleri siyasete bulaştırarak seçim malzemesi yapmanın, mantığını anlamak mümkün değil, Çamur at izi kalsın şeklindeki karalama kampanyalarını da şiddetle kınıyoruz. İlgili şahıslara da bir çift sözümüz var ellerinde belge bilgi ne varsa çıkıp açıklasınlar Bizim anlımız açıktır.” dedi.

Didim’de 7 dönemdir muhtarlık görevini yürüten 72 yaşındaki Bahri Aşık, ilerleyen yaşına rağmen 8. dönem muhtarlık görevi için yeniden aday… Muhtarlık seçimine tek başına girecek olan Aşık’ın seçilmesine garanti gözüyle bakılırken Aşık “Mahalleme hizmet sevdamdan asala vazgeçmedim.”dedi.

Didim’in Hisar Mahallesi’nde 35 yıldır muhtarlık koltuğunu kimseye kaptırmayan Bahri Aşık, 8 dönem için yeniden aday…Daha önce dönemlerde karşısına rakip çıkmasına rağmen seçimi açık farkla kazanan Muhtar Bahri aşık bu seçimlerde karşısına rakip dahi çıkmadı. Seçimlere sayılı günler kala karşısına rakip çıkmamasının da kendisini mutlu ettiğini kaydeden Aşık “35 yıldır mahallemde muhtarlık yapıyorum. Arta kalan zamanlarda Gazetecilik ile eski radyon ve plakları tamir ediyorum. Görev sürem içerisinde vatandaşa yaptığım hiçbir hizmette ücret talep etmedim. Onlarda bu hizmetlerimi görerek her dönem destek veriyorlar. Bu dönemde de desteklerini dile getirdiler. Ben mahallem için sürekli koşturan bir yapım var; En çokta çocuklarını sevindirmeyi seviyorum. Didim’e ve mahalleme yaptığım hizmetler o kadar büyük ki adımı mahallemde parka verildi. Ben görev süremde herkese eşit davrandım. O nedenle bazı arkadaşlar bana “Efsane muhtar” lakabını taktılar. Yeni dönemde de herkese adil şekilde yaklaşıp mahallem hizmet etmek istiyorum.”dedi.

 

 

Aydın İl Emniyet Müdürlüğü, Didim İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı KOM Grup Amirliğince yapılan yol uygulamalarında şüphe üzerine durdurulan  09  YP …   plaka sayılı araç içerisinde H.A. ve K.Ö. isimli şahısların olduğu görülmüş, K.Ö. isimli şahsın yapılan üst aramasında daralı ağırlığı 17.05 gr. metamfetamin maddesi ele geçirilmiş, M.A. ve K.Ö. isimli şahıslar hakkında TCK 191 (Uyuşturucu Madde Kullanmak) suçundan tahkikata başlanılmıştır. Kamuoyuna duyurulur.

AYDIN VALİLİĞİ

 

Arşivler