Kasım | 2018 | Didim Özgürses

Bookmarks

Aylık arşiv: Kasım 2018

İnsanların hatalı bir davranışını ya da yanlış yaptığını düşündüğümüz zaman eleştiri hakkımızı kullandığımız gibi, doğru yaptığını gördüğümüzde de takdir etmesini ve teşekkür etmesini bilmeliyiz.

Ülkenin her yanında şiddetli yağmurlar hayatı felç etti. Her akşam televizyon kanallarında onlarca felaket olayını seyrediyoruz. Aynı havayı soluduğumuz, aynı denizi paylaştığımız, aynı yağmurun yağdığı Bodrum’un hali ortada. Bütün televizyon kanallarında kötü reklamı oldu.

Oysa Didim’de hiçbir felaket yaşanmadı. Küçük müdahaleler ile sorunlar çözülebiliyor. Çünkü başkan Deniz Atabay göreve başladığında ilk işlerinden biri Avcılar çukuru diye tabir edilen bölge başta olmak üzere bir çok kritik noktanın yağmur suyu kanalı  sorununu çözmek oldu. Avcılar çukuruna içinden araba geçecek kanallar açılarak, borular döşendi. Ayrıca çok kısa bir sürede Didim’in incisi diye baktığımız Akbük’ün kanalizasyon sorununun çözüldüğünü de unutmamak lazım.

Ben Bilal Kafadar olarak iyiye iyi, kötüye kötü derim kardeşim. Bu konuda Başkan Deniz Atabay’a teşekkür ediyorum.

Didim’de Efeler Mahallesi sınırları içerisinde, Kültür ve Turizm Koruma Gelişim Bölgesi içinde kalan 15687 parseldeki kaçak yapılar, Didim Kaymakamlığına bağlı Milli Emlak Müdürlüğünün olur ve talebi doğrultusunda belediye ekiplerince yıkıldı. Yıkım öncesinde belirlenen 36 kaçak yapıya tebligatlar yapılırken, İmbat Sitesi ile Aquasis Otel arasındaki kaçak yapılar iş makinelerince yerlerinden kaldırıldı. Yıkım esnasındaki çalışmaları Didim Belediye Başkanı A. Deniz Atabay, Başkan yardımcıları ve teknik ekipler birlikte takip etti.
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Başkan Atabay, “Burası imar barışından faydalanılmaya çalışılan yer olarak biliniyor ama bu yapılar imar barışından önce yapılan yapılar. Biz şikayetler üzerine bu yerlerle ilgili çalışmaları tamamladık. Belediyeler illegal yapıları ihmal etmez. Vatandaşın ortak yerlerini gözardı edemeyiz. Burası siteye ait değil, dışarıdan gelmişler. Yapan bizi ilgilendirmiyor, biz yıkım işlemini yapıyoruz. 36 kaçak yapı var, bu alanlarda tahsisi çıkan alanlar. Ruhsatsız yapılar ve bunları kaldırıyoruz” dedi.

 

Didim Belediyesindeki memurluk görevinden istifa eden Sanat Tarihçisi Başak Kamacı Budak, basınla bir araya geldiği toplantıda CHP’den Didim belediye başkan aday adayı olduğunu açıkladı. Budak, “Umudun, barışın, huzurun ve kardeşliğin Kenti Didim’in hikayesini birlikte yazacağız” dedi.  

CHP’den Didim Belediye Başkan Aday Adayı olan Başak Kamacı Budak, basın toplantısı düzenledi. Didim Belediyesinde 2008 yılından bu yana sürdürdüğü görevinden istifa ettiğini kaydeden Budak, “Topraklarında doğup büyüdüğüm, bugüne kadar hizmet etmekten büyük onur duyduğum memleketim Didim’e bundan sonra Belediye Başkanı olarak hizmet etmeye devam etmek istiyorum. Didim’in yetiştirdiği, ülkemizin iyi okullarında eğitim almış bir Cumhuriyet kadını olarak, ata-dede topraklarımın geleceği için çalışma azmi ve kararlılığındayım. Bu süreçte, Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun her fırsatta dile getirdiği gibi, nasıl ki Cumhuriyet bir kadın devrimi ise 2019’un da yerel yönetimlerde kadın devrimi olacağına inanıyorum. Yine Genel başkanımız sıkça dile getirdiği bir başka konu, liyakat. Yani talip olunan, görev yapılacak makamlara işinin ehli, kendini o konuda yetiştirmiş kişilerin getirilmesi. Ben bu anlamda talip olduğu makam için gerekli liyakata ve deneyime sahibim. Çünkü benim işim belediyecilik, yerel yönetim. Nasıl çalıştığını bilmediğiniz bir sistemi yönetemezsiniz” ifadelerini kullandı.

LİYAKAT SAHİBİ
“Ve çok açık söylüyorum ki, Didim’in kaybedecek zamanı yok. O nedenle liyakat sahibi, Didim’in dinamiklerini, sorunlarını ve çözüm yollarını avucunun içi gibi bilen biri olarak bu göreve gönül rahatlığı ve özgüven ile talip oldum” diyen Budak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ben Didim’in sorunlarını bilmenin ötesinde, kendi içinde bir yük gibi yaşayanlardanım. Benim memleketim ile ilgili her olumsuzluk, kötü söylem, çözümsüzlük durumunda, yüreği cız eden çok sayıda Didimliden biriyim. Çünkü Didim, benim bebekliğim, çocukluğum, gençliğim, yetişkinliğim, yuvam, ailemin ve çocuklarımın kaderi. Hepimizin çocuklarının geleceği Didim’in kaderine bağlı. Ülkemizin 81 ilinden göç ederek Didim’i yurt edinen tüm Didimli yurttaşlarımızın hikayeleri birbirinden farklı olabilir. Bugüne kadarki hikayelerimiz birbirinden farklı olsa da bundan sonra hep birlikte yaşayacağımız tek bir hikaye var: umudun, barışın, huzurun ve kardeşliğin Kenti Didim’in hikayesini birlikte yazacağız. İşte bizi bir arada tutan hamur da, hayal de ‘Mutlu, Modern Bir Kent’ olarak Didim… Ekonomik hedeflerimizle, çevresel hedeflerimizi uyumlu hale getirmek zorundayız. Didim’den aldıklarımızı, bize sağladığı olanakları fazlasıyla Didim’e geri vermek zorundayız. Bu anlayış ve perspektifle, üreten bir Didim için, her alanda yerel kalkınma stratejimiz ve projelerimiz hazır ve bunu hep birlikte başaracağız.”

 

EMEKLİ ÖĞRETMENLER CEMAL ERGENEKON ORTAOKULU’NDA BULUŞTU
24 Kasım Öğretmenler günü dolayısıyla Cemal Ergenekon Ortaokulu öğretmenleri ve öğrencileri Akbük’te yaşayan emekli öğretmenleri bir araya getirmek amacıyla program düzenledi.
Programa Didim Belediye Başkan Yardımcısı Salih Bankoğlu, Akbük Karakol Komutanı Cenk AÇIKGÖZ, Akbük Mahalle Muhtarı Mehmet Çamlı, Nurullah Kocabıyık Ortaokulu müdürlerinden emekli öğretmen M. Cahit KAYA, Akbük Nurullah Kocabıyık ilkokulu müdürü İbrahim KARAMANLIOĞLU, Akbük Nurullah Kocabıyık İlkokulu müdür yardımcısı Murat ÖZPINAR ve çok sayıda emekli öğretmen katıldı.
AKBÜK KÖYÜ’NÜN İLK ÖĞRETMENLERİNDEN
EMEKLİ ÖĞRETMEN HALİL ANADOLLU KONUŞMA YAPTI
1960’lı yıllarda Akbük İlkokulu’nda görev yapmaya başlayan emekli öğretmen Halil ANADOLLU konuşmasında Akbük köyünün yolu, elektriği olmayan kırkbeş haneli bir köy olduğunu, sularını kuyulardan çekerek kullandıklarını , köyde  yer alan iki tane kıraathanede toplanıp sohbet edip radyo dinlediklerinden bahsetti. Doğasıyla, deniziyle, havasıyla cennetten bir köşe olan Akbük köyünü kalkındırma ve geliştirme adı altında bir  dernek kurarak vatandaşlara öncülük yaptığını belirten ANADOLLU en azından traktörlerin gelebileceği bir ulaşımı sağlamak adına köylülerle birlikte  kazmalar, kürekler kullanarak yol açmaya çalıştığını anlattı. Ege’de kuş uçmaz kervan geçmez bir yer olan Akbük köyüne ilk araçlar gelmeye başladığında ilk defa araç gören öğrencilerinin hayretler içinde kaldığını dile getiren ANADOLLU her türlü imkanları olan okullarda eğitim-öğretim gören öğrencilere şu anda sahip oldukları imkanların kıymetini bilmeleri konusunda öğütler verdi.
AKBÜK’ÜN İLK BAYAN ÖĞRETMENİ DE UNUTULMADI
Akbük’ün ilk bayan öğretmeni olan Vasfiye ANADOLLU ’ya  Okul Müdürü Kamil GÜVEN tarafından hediye takdim edildi.  Akbük’te 1980’li yıllarda görev yapmaya başlayan Nurullah Kocabıyık İlkokulu müdürlüğünden emekli olan M. Cahit KAYA’ya ve emekli öğretmen Halil ANADOLLU’ya Türk milli eğitimine olan katkıları ve Akbük’te uzun yıllar verdikleri hizmetlerinden dolayı plaket, desteklerinden dolayı Belediye Başkan YARDIMCISI Salih BANKOĞLU’na ve Okul aile birliği Başkanı Varol YILMAZ’a Okul Müdürü Kamil GÜVEN tarafından çiçek takdim etti.
7. SINIF ÖĞRENCİSİ ZEYNEP ŞİRAN
DİDİM’DE DÜZENLENEN ÖĞRETMENLER GÜNÜ KONULU ŞİİR YARIŞMASINDA İLÇE 3. SÜ OLDU
Okulda düzenlenen şiir yarışmasında 1. Olan 6. Sınıf öğrencilerinden Ayşenur AVCI’ya ödülünü Belediye Başkan Yardımcısı Salih BANKOĞLU verdi. BANKOĞLU öğretmenler günü dolayısyla hazırlanmış programda emeği geçen tüm öğretmen ve öğrencileri tebrik etti. Didim’de okullararası düzenlenen şiir yarışmasında ilçe 3. sü olan 7. Sınıf öğrencilerinden  Zeynep ŞİRAN’a hediyesi Karakol Komutanı CENK AÇIKGÖZ tarafından verildi. Zeynep ŞİRAN’ın şiiri çok beğenildi.
EMEKLİ ÖĞRETMENLER CEMAL ERGENEKON ORTAOKULU YÖNETİMİNE ÇOK TEŞEKKÜR ETTİ
Didim Belediyesi’nin hazırlatmış olduğu Öğretmenler günü pastası büyük bir coşkuyla söylenen Öğretmen Marşı eşliğinde kesildi. Programın ardından tüm misafirler Didim Belediyesinin hazırlattığı ikramlarla birlikte çay içip sohbet ettiler. Cemal Ergenekon Ortaokulu Okul Aile Birliği  Başkanı Varol YILMAZ ve yönetimi gelen emekli öğretmenlere çiçek hediye etti. Uzun yıllardır okullara gitmediklerini, öğrencileri görmediklerini dile getiren emekli öğretmenler böylesine özenle hazırlanmış bir programa davet edildikleri için çok duygulandıklarını ve mutlu olduklarını belirttiler. Akbük’te ilk defa emekli öğretmenleri hatırlayıp biraraya getirdiği için Cemal Ergenekon Ortaokulu öğretmenlerine çok teşekkür ettiler.

Cumhuriyet Gazetesi Sayın Yönetenlerine

Duru bir Türkçe kullanma konusunda yeterince özen gösterilmediği, köşe yazılarının çok uzatıldığı ve yazarların aynı alanda yoğunlaştıkları konusunda bir eleştiri göndermeye hazırlanıyordum ki “Bartu Soral vakası” ortaya çıktı. Onu sanık sandalyesine oturtanlar Cumhuriyet Vakfı senedini okudular mı bilmiyorum. Bartu Soral ne diyor:

“Hak ihlalleri, soruşturma aşamasının ağır aksak işletilmesinden ve delillerin eksik ve taraflı toplanmasından kaynaklanıyor. Tutuklamanın ölçüsüz uygulanmasıyla şüpheliler hüküm giymeden cezalandırılıyor. Bu kesinlikle kabul edemeyeceğimiz bir uygulama. Hukukun üstünlüğünü savunmak ve mağduriyetleri herkes için dile getirmek başka, Osman Kavala gibi bir profili yargı hatasından ötürü sürekli gündeme taşıyarak masum göstermek başka!..”

Neresini beğenmediniz, diye sormak gerekiyor.

Zorunlu iki ara dışında 60 yıla yaklaşan Cumhuriyet okurluğumla üzülüyorum. Demek ki Cumhuriyet Gazetesi hâla davetsiz misafirlerin vesayetinden kurtulamadı. Ali Sirmen bile Soral’ı hedef aldığına göre vakıf senedi CHP’nin Altıoku gibi yargılanmakta. Vakıf Senedi ortada dururken tiraj için ikinci Cumhuriyetçisiyle, liberaliyle, federasyoncusuyla sağ ve sol sapmalara şirin gözükmeye çalıştığını da aklıma bile getirmek istemiyorum.

Üçüncü kez ara vermeye kalkışırsam bir daha Cumhuriyet okuru olabilecek miyim bilemem. Bildiğim şu ki; Cumhuriyet Gazetesinde “maymunun eline ustura” vermeyenlerden ve “öğürenlerden” önce ben vardım.

KAYA ÇETİN

Soğanın fiyatı yüzde 100 arttı! Yılbaşına kadar bakın ne kadar olacak

Kuru soğan doları 5’e katladı

TL’nin dolar karşısında erimesi yüksek enflasyonun nedeni olarak gösterilse de gıda ürünlerindeki fiyat artışı döviz kurlarını katladı. 15 yılda fiyatı yüzde 2.376 artan limon zam şampiyonu oldu.

Kuru soğanın kilogram fiyatının 5 liraya ulaşmasıyla birlikte 24 Haziran seçimlerine damga vuran “patates, soğan kuru” tartışması yeniden alevlendi. Türkiye’nin izlediği yanlış tarım politikalarının sonucu olarak temel gıda ürünlerinde yaşanan fiyat artışı önümüzdeki dönemde de tartışma konusu olacak. AKP’nin iktidara geldiği tarihten bu yana dolar, Türk Lirası karşısında yüzde 228.6 değer kazandı. Ancak aynı dönemde gıda fiyatlarında yaşanan artış tüm para birimlerini katladı. Üreticilerin tarımdan çekilmeye başlaması, ürünün tarlada kalması, artan girdi maliyetleri dolayısıyla çiftçi zarar ediyor. Plansız üretim her yıl bazı temel gıda fiyatlarının kontrolden çıkmasına neden oluyor. Dar gelirlilerin temel gıdaları arasında yer alan soğanın, patatesin ve domatesin el yakan fiyatları ile sık sık gündeme geliyor.

Şampiyon Limon

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) enflasyon sepetinde yer alan fiyatlara göre 2003 yılının Ocak ayında fiyatı 0.38 lira olan kuru soğanın kilogramı geçtiğimiz ekim ayında yüzde 543.2’lik artışla 2.38 liradan satılıyordu. Ancak sezonun kötü geçmesi ve rekolte kaybının da etkisiyle soğanın kilogram fiyatı bu hafta 5 lirayı buldu.

Böylece geçen sürede kuru soğanın fiyatı son 15 yılda yüzde 1.251 artmış oldu. Soğan tartışmalarının gölgesinde kalan limon ise zam şampiyonu oldu. 2003’ün Ocak ayında 0.17 lira olan limonun fiyatı yüzde 2.376’lık artışla 4.21 liraya yükseldi. Enflasyon üzerindeki etkisi dolayısıyla sık sık gündeme gelen domates ise TÜİK’in gıda sepetine göre geçen sürede yüzde 513.4 zamlandı. Ocak 2003’te 0.89 lira olan domates yüzde 513.4 zamlanmış oldu. 2003’te 1.03 lira olan 1 kilogram ekmeğin fiyatı ise yüzde 377.6 artışla 4.92 liraya çıktı. Türk mutfağının vazgeçilmezi olan kuru fasulye yüzde 375.8’lik artışla 2.03 liradan, 9.66 liraya yükseldi.

TÜİK’in gıda sepetinde yer olan ortalama fiyatlar ile bugün market raflarında yer alan ürünlerin fiyatları arasında da büyük bir uçurum var. Ekim ayında TÜİK’in 2.38 lira olarak hesapladığı kuru soğan tarlada 1,5 liraya, markette ise 5 liraya satılıyor. TÜİK’in 2.43 lira olarak belirlediği patates ise dün itibarıyla markette 3.95 liradan satılıyordu. AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılının Kasım ayında 1.6360 lira olan dolar dün 5.3760 liradan işlem gördü. 16 yıllık dönemde dolardaki artış yüzde 228.6 seviyesinde kaldı. Böylece AKP döneminde kuru soğanın fiyatı dolara göre yaklaşık 5 katından fazla değer kazandı.

Fiyat Artışı Devam Edebilir

Bir süredir fiyat artışlarına karşı fiyat kontrolü başlatan Ticaret Bakanlığı ise kuru soğan fiyatının zirveye çıkmasından sonra toptancıların depolarında inceleme yaptı. Toptancılar yeni ürün çıkana kadar fiyat artışının devam edeceğini ileri sürerken, pazarcı esnafı soğan fiyatının yılbaşına kadar 10 lirayı bulacağını savundu. Ülkenin soğan üretiminin yüzde 60’ını Polatlı’daki depoları inceleyen bakanlık ekipleri 24 depodan sadece üçünün satış yaptığını tespit etti. Gıda ürünlerindeki artışın enflasyon üzerindeki etkisine dikkat çeken uzmanlar ise fiyat kontrollerinin etkisinin sınırlı olduğunu vurguladı.

Toptancıların soğan fiyatlarındaki artış beklentisi, bu hafta pazar tezgahlarına yansırken, soğanın fiyatı, yüzde 100 artışla 2,5 liradan 5 liraya çıktı. Pazarcı esnafı, soğanın kilosunun yılbaşına kadar 10 lirayı bulacağını öne sürdü. Kilosu 2,5 lira olan soğan, 5 liradan satışa sunuldu. Toptancılar, ilkbahara yani yeni ürün çıkına kadar fiyat artışının devam edeceğini ileri sürerken, pazarcı esnafı da yılbaşına kadar soğanın fiyatının 10 lirayı bulacağını savundu. Geçen haftaya göre, soğanın fiyatının 2 katına çıktığını belirten Muhammed Cullas, bu artışın gelecek hafta da devam edeceğini öne sürdü. Cullas, “Haftaya soğanın fiyatı 7 lirayı bulur. Ben hem üretiyorum hem satıyorum. Yağışlardaki düzensizliğe bağlı olarak üretici şebeke suyuyla tarlasını sulamak zorunda kaldı. Sular asitli olduğu için ürünlere zarar verdi. Bu yüzden soğanlar çürüdü. Ankara Polatlı’da yetiştirip burada satıyorum. Kış boyu Ankara’dan gelecek soğanlarda aynı sıkıntı yaşanır” dedi. Zam uyarılarına karşı soğanları stoklamayı düşündüğünü anlatan Muhammed Cullas, soğanların ömrünün kısıtlı olduğunu hatırlatıp, bekletilen ürünlerin çürüyeceğini dile getirdi.

‘İthalat Kararı Alınabilir’

Türkiye’de soğanın yüzde 60’ının Ankara Polatlı’dan karşılandığını belirten Fesih Kubay ise bu yıl aynı yerden aldıkları soğanın yarısının çürük çıktığını belirtti. Yılbaşına kalmadan soğanların tükenebileceğini savunan Kubay, kalan üründe de fiyat artışının kaçınılmaz olduğunu söyledi. Kubay, “Benim tahminlerime göre soğanın kilosu yılbaşına kadar 10 lirayı bulacak. Çünkü taze soğan en erken mayısta çıkıyor. Kalan 5 aylık sürede devlet bir tedbir almazsa soğanın durumu çok sıkıntılı. Devlet ithalat kararı alıp dışarıdan soğan getirebilir. Ankara, Eskişehir ve Sivrihisar’da yetişen soğanlar hastalık çıktığı için çöpe gidiyor. Ben haftalık alıp halden getiriyorum. Haftada 2 ton alıyorum. Geçen sene de aynı miktarı çok daha ucuza alıyordum” dedi.

CHP Basınla İlişkiler ve Kurumsal İletişim Genel Başkan Yardımcılığı

Yüksek kredi faizleri, artan maliyetler ve talebin yavaşlaması inşaat sektörünü olumsuz etkiliyor. Belediyeler tarafından yapı ruhsatı verilen bina sayısı, bu yılın üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 41.4 azaldı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ocak-eylül dönemine ilişkin yapı izin istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, bu yılın 9 ayında geçen yıla göre belediyeler tarafından yapı ruhsatı verilen yapıların bina sayısı yüzde 41,4, bunların yüz ölçümü yüzde 55,1, değeri yüzde 44,7, daire sayısı yüzde 58,6 azaldı.

 

Mavi Bayrak, gerekli standartları taşıyan nitelikli plaj, marina ve yatlara verilen uluslararası bir çevre ödülüdür. Temiz, bakımlı donanımlı güvenli ve dolayısıyla uygar bir çevrenin sembolüdür. Plajlar için özünde temiz deniz suyu sonrasında da çevre eğitimi ve bilgilendirmeye önem veren, gerekli donanıma sahip iyi bir çevre yönetimini temsil etmektedir.

İlçemizde çevrenin korunmasında gösterilen önemin yanı sıra uluslara tanıtım ve turizm avantajı elde edebilmesi açısından Mavi Bayrak ayrı bir önem taşımaktadır. Çünkü tatil yapmak için bilmediği, yeni tanıyacağı bir yere giderken insanların uluslararası  garanti içeren ve özelliklerini bildiği bir plaja gitmek için plan yapması kolay olmaktadır. ‘Mavi Bayrak’ bu nedenle güçlü bir turizm tanıtım ve iletişim aracıdır.

2019 sezonu Mavi Bayrak başvuruları başlamış olup, başvuru yapacak kişi ve işletmelerin belediyemiz yerel sorumluluğunda gerekli bilgi, belge ve destek için iletişime geçmesi gerekmektedir.

DİDİM TURİZM ALTYAPI HİZMET BİRLİĞİ

 

Kızılay Aydın Kan Merkezi Müdürlüğü Kan Bağışı Kazanım Uzmanı Cemile Harman, Dr. Rıdvan Şenol ile İncirliova Zübeyde Hanım Anaokulu Müdürü Funda Orhan, İncirliova Belediye Başkanı Gürşat Kale’yi makamında ziyaret etti.

Başkan Kale’nin Kızılay’ın gönüllü kan bağışçısı olmanın yanı sıra organ bağışında da bulunduğunu dile getiren Kızılay Kan Bağışı Kazanım Uzmanı Harman; “Düzenlediğimiz kan, organ ve kök hücre kampanyalarını her zaman desteklediniz. Yanımızda yer aldınız. Birçok yerleşim biriminde çeşitli sorunlarla karşılaşırken İncirliova’da hiçbir problemle yüzleşmedik. Kişisel ve Kurumsal olarak her zaman destek verdiniz. Bu desteklerinizin yanı sıra gönüllü kan ve organ bağışçısı da olmanız bizleri onurlandırmaktadır. Kızılay olarak size ve tüm belediye çalışanlarına teşekkür ediyorum” dedi.

HER ZAMAN YANINIZDAYIZ

Yapılan ziyaretten dolayı büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade eden Başkan Kale,”Temel belediyecilik hizmetlerinin yanı sıra toplumsal dayanışmaya büyük önem vermekteyiz. Kızılay vatandaşlarımızın kan, organ ve kök hücre ihtiyacının büyük bir bölümünü temin etmektedir. Dolayısıyla toplumsal yapımız için bu kadar önemli ve kutsal bir görevi yürüten Kızılay’a her zaman destek vermeye, yanında yer almaya ve birlikte projeler geliştirmeye büyük önem vermekteyiz. İncirliova Belediyesi her zaman yanınızda olacaktır. Yapmış olduğunuz ziyaret ve takdim ettiğiniz hediyeden dolayı sizlere teşekkür ediyorum” dedi.

 

Aydın İl Emniyet Müdürlüğü, Didim İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince; “Hırsızlık, Bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık ve Nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etmek” suçlarından aranması bulunan S.D. isimli şahıs ekiplerimizce yakalanarak, sevk edildiği adli mercilerce tutuklanmıştır. Kamuoyuna duyurulur.

İl Emniyet Müdürlüğü

Arşivler